T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/09/2025
NUMARASI :...Esas ... Karar
DAVACI : ...
...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle: Söz konusu Genel Kurulun 9. Maddesinde birleşme yoluyla site işletme kooperatifi kurulacağını, öncelikle kurulmayan bir şirketle birleşme yapmak, kanunlara göre yok hükmünde olduğunu, çünkü Şirketin nerede kurulacağı, faaliyet alanın ne olduğu hangi ticareti yapacağı, bunun üyelere maliyetinin ne olduğu, şirketin üyelere nasıl bir yükümlülük getireceği ve bu şirketin tüzel kişiliğinin ne olacağı muğlak olduğunu, bu haliyle açıklık, hesap verilebilirlik, denetlenebilirlik ve eşitlik, şeffaflık ve hakkaniyetlik kurallarından uzak bir biçimde alınan genel kurul kararı sakat olup ayrıca da hukuksuz olduğunu, hiç bir hakkın sonsuza kadar devam edemeyeceği ve hiç bir kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hakkı devşiremeyeceği bu nedenle de her yönüyle hukuka, adalete, dürüstlük ilkesine ve iyi niyet kurallarına aykırı olan bu gündem maddesi kötü niyetle ikame ettiğini, 2023 iş yılı Olağan Genel Kurulu 181 kişiyle toplandığını, Genel kurulun 9. Maddesi oylanırken 98 üye evet 62 üye Hayır 21 kişi de çekimser olarak oy kullandıklarını, karar içeriği incelendiğinde bu maddenin üyelere ek ödeme yükümlülüğü getirecek nitelikte ve hacimde olduğu görüleceğini, böyle bir kararın üyelere getirecek ek yükümlülük ve miktarı, yönetime verilecek yetkinin sınır ve kapsamı net olması gerekirken ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 31 maddesi ve 52/1 maddesinde belirtilen ek ödeme ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4 rızasının gerektiği ancak genel kurul 9.maddesinde 181 ortaktan sadece 98 kabul oyu ile kararın alındığı ve kanunen aranan yasal çoğunluğun oluşmadığı ve kararın yok hükmünde olduğunu, bunun için ek yükümlülüklerin ne olacağı açık bir biçimde ortaya konulmamış üyelere karşı iyi niyet ve dürüstlük ilkeleri ihlal edildiğini, Kurulacak İşletme Kooperatifi ek yükümlülük getirmeyecek bile olsa 1163 sayılı kooperatifler kanunun 51. maddesinde kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve ana sözleşmesinin değiştirilmesi kararlarında fiileri kullanılan oyların 2/3 çoğunluğu gerektiğini, yine kooperatifin ana sözleşmesinin 33/3maddesinde kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve ana sözleşmesinin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 çoğunluğu gerekmektedir hükmü yer aldığını, 1163 sayılı kooperatifler kanunun 51/2 maddesi ve ana sözleşmenin 33/3 maddesinde bütün ortakların 2/3 nün olumlu oyunun gerekli olduğu düşünüldüğünde Genel kurul hazirun cetvelinde bulunan 181 kişinin 98'inin olumlu oy kullandığı, 62 kişinin olumsuz oy kullandığı, 20 kişinin de çekimser oy kullandığı bu durumda gerekli olan nisap'ın göz ardı edilerek alınan bu karar ile kanunen aranan yasal çoğunluğun oluşmadığı ve kararın yok hükmünde olduğu görüleceğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2024 tarih, ... esas ve ...nolu kararında; hükmün 4.maddesinin b fırkasında tür değişikliği ya da kurulacak site işletme kooperatifiyle birleşerek tavsiye konusunda üyelerin ve yönetim kurulunun yaptığı çalışmaların görüşülmesi, gerekli kararların alınması, yönetim kuruluna yetki verilmesi kararının kararın yok hükmünde kararı verildiğini, ... Ticaret Mahkemesinin 01.02.2024 tarih ve ...esas sayılı ara kararında Kooperatifler Kanunun 53/1 ve 98. maddesi delaleti ile TTK'nin 49. maddesi gereğince ve 6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi gereğince meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ve tamamen imkânsız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunduğu yönünde ispat koşulları gerçekleşmediği için, 08.07.2023 tarihli 2022 hesap yılı olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 8 nolu gündem maddesi iptal edilerek kararın yürütmesi geriye bırakıldığını, taktiren teminatsız olarak 9.madde üzerinde ihtiyati tedbir kararı verdiğini, bu karara kooperatif vekilince itiraz talebinde bulunulduğunu, mahkemenin verdiği ara karar gereğince teminatsız ihtiyadi tedbir kararının itirazının reddine karar verildiğini, bu karar davalı kooperatif vekilince İzmir Bölge Adliye mahkemesine istinaf yapıldığını, dava ve ihtiyati tedbir kararı halen devam ettiğini, tüm bu hususlar dâhil birleşme yoluyla işletme kooperatifinin kurulması yönünde yetki verilmesi işletme kooperatifinin yönetim kurulunun sınırsız yetkisi olup bu husus açıkça ortakların haklarını zedeleyecek telafi edilemez zararlara duçar olacak nitelikte olduğunu, belirtilen nedenlerle Genel Kurul Toplantı Tutanağının 9. Gündem maddesi ile alınan kararların yönetim kuruluna geniş yetkiler verdiği içeriklerin muğlâk olduğu bu tutanağın doğru olduğu kabul edilse bile gerekli oy nisapları sağlanmadan karar alınmış olduğu, tutanağın gerçeğe uygun olarak tanzim edilmediğini, zaten kurulmamış bir işletme kooperatifi şirketi ile istenilen birleşme yetkisinin yoklukla malul olması bir tarafa, kurulmamış işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin tasfiye halindeki yapı kooperatifi genel kurulunda görüşmeye açılması yok hükmünde olduğunu, işletme kooperatifi konusunda bilgilendirilmeyen üyeler kargo yolu ile kooperatif yöneticiliğinden birtakım bilgiler istediklerini, cevap tatminkâr bulunmadığı için Üyeler işletme kooperatifi esasları hakkındaki bilgilendirmeyi .... Noterliğini 08.07.2024 tarih ve ... sayılı ihtarname ile ... yapı kooperatifi yöneticiliğinden talep ettiklerini, hali hazırda talep eden üyelere herhangi bir cevap verilmediğini, bu durum iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davanın kabulü ile; ... Yapı Kooperatifinin 13.07.20024 Olağan Genel Kurul Toplantısının 9. Maddesinin reddine ve 9. Maddenin yok hükmünde sayılması; bu madde üzerinde İhtiyati tedbir kararı verilmesi, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin kooperatife bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olmasının yanında ilk itirazlar kapsamında öncelikle, davanın hak düşümü, zaman aşımı hususlarında hak düşümü süresi geçmiş ise bu yönden, davanın mahkemenizin görev alanına girmemesi durumunda göreve, davanın mahkemenizin yetkisine girmemesi halinde yetkiye, davacıların davaya ehliyetlerinin bulunmaması halinde ehliyete itiraz ettiklerini, dosya kapsamında davacılardan .... ve ... vekaleten oy kullanmış olup Kooperatif ortağı yani pay sahibi olmadıklarını, dolayısıyla dava takip yetkilerinin de bulunmadığını, ... ve ... yönünden husumet yokluğu yönünden davanın reddinin gerektiğini, ...yapı Kooperatifi 1976 tarihinde kurulmuş olup inşaatlarını 25.08.1995 Tarihinde tamamlandığını, süreli olan iş bu yapı kooperatifinin 2006 Tarihinde süresi sona ermiş olup, alınan onay ile süresi 10 yıl daha uzatıldığını, bu sürenin de dolması nedeniyle tekrar 10 yıl daha uzatılmış ve alınan süre 2027 yılında sona ereceğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereği süresi dolan kooperatiflerin ne şekilde mükellefiyetlerinin sona ereceğinin belirlendiğini, ilgi yasa uyarınca; 2010 yılı olağan genel kurulunda alınan karar gereği Yapı Kooperatifimiz tasfiye haline girdiğini, tasfiyenin gerçekleşmesi; borç ve alacakların ve mevcut kooperatifin derdest davalarının olması, kooperatif mülkiyetinde arsa ve konut bulunması nedeniyle tasfiye işlemlerinin tamamlanması mümkün olmadığını, bu hususta yapılan araştırmalar neticesinde; kuruluş amacını tamamlamış olan yapı kooperatifinin tasfiyesinin ancak; Kooperatifler Kanunu m.81/5 bendi: “Diğer bir kooperatifle birleşmesi veya devralınması suretiyle” kooperatif dağılır şeklinde yapılan düzenleme ile gerçekleştirilebileceği kanaatine varılmıştır. Zira yapılan ön araştırma hususunda üyelere genel kurul öncesi bilgi verilerek, iptali istenen madde ile amaçlanan; işletme kooperatifinin sağlayacağı faydalar ile varsa çekinceleri hususunda gerekli araştırma yapmak üzere yetki talep edildiğini, öncelikle iptali istenen gündem maddesi “25.06.2022 tarihli Genel Kurulda alınan yetki doğrultusunda hazırlanan site işletme kooperatifi ana sözleşmesinin görüşülmesi ve kurulacak bu kooperatifle birleşme konusunda gerekli kararların alınması yönetim kuruluna yetki verilmesi” şeklinde sunulduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu Madde 51 “Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunduğunu, kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve ana sözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 ü çoğunluğu gereklidir” şeklinde olduğunu, kooperatifin Birleşme kararı alınması için Genel Kurulda fiilen kullanılan oyların 2/3 ü çoğunluğu gerekli olduğunu, ancak tasfiye halinde kooperatiflerde ana sözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranamayacağını, kararların oy çokluğu ile verileceğini, ancak burada birleşme kararı oylamaya sunulmadığını, henüz kurulmuş bir işletme kooperatifi dahi bulunmadığını, maddenin lafzı, özü ve gündem maddesinin görüşülme amacı göz önüne alındığında, ilgili maddenin amacı işletme kooperatifi hakkında bilgi toplamak, kurulması için gerekli ön işlemlerin ve bilgilerin toplanabilmesi amacıyla yetki aldığını, zira hem kanunun aradığı şartlar hem de yapılan genel kurul toplantısında yapılan görüşmelerde iptale konu maddenin tartışılmış, yapılacak ön işlemler ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmiş ve maddenin amacı açıklanarak önümüzdeki dönem de yapılacak Genel Kurula sunulmak üzere bir çalışma başlatılması hususunda yetki istenildiğini, kaldı ki 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereği birleşme yolu ile tasfiye işlemi yapılabilmesi için tüzelkişiliği olan iki kooperatifin var olması gerekir ki genel kurulun yapıldığı ve ya iş bu tarihte ikinci bir kooperatifin varlığı bulunmadığını, dolayısıyla davacıların iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korumaya değer bir yararı olması gerektiğini, davacıların hukuki yararının bulunmadığının ortada olduğunu, iş bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kanuna aykırı olmayan konularda araştırma yapmak, bilgi almak ve üyeleri bilgilendirmek yasal bir hak olup bunun engellenmeye çalışılması hukuka aykırı olduğunu, davacıların hali hazırda ortada olmayan ana sözleşmeye dayanarak, farazi bir şekilde olmayan, iş bu maddeyle olmasının da mümkün olmadığı bir kooperatif kurulmasının engellenmesi amacıyla dava açıldığı iddiası abesle iştigal olduğunu, hukuki yarar dava açıldığı anda var olması gerektiğini, ilerideki bir yararın yeterli olamayacağını, mevcut yönetimin hemen hemen tüm icraatlarına otomatikman karşı durmayı kendilerine düstur edinmiş bir grup ortağın adeta kooperatifin menfaatine olan her işe istemezuk anlayışıyla karşı gelip her fırsatta yönetim ve kooperatife karşı dava açmayı tehdit unsuru olarak kullanmakta ve bu sayede kooperatifin modernize olmasının önünü almaya çalışmakta olduklarını, mevcut kooperatifin yukarıda ifade edildiği üzere ekonomik ve hukuki ömrünün kısıtlı olduğunu, bununla birlikte tasfiye halinde olmasından mütevellit hukuki ve ticari haklarını da tam olarak kullanamamakta olduğunu, bu durumda kooperatifin er ya da geç bir başka kooperatifle birleşerek lağvedilmesi sonucu kaçınılmaz olduğunu, yönetim ve denetim kurulunun asıl amacı bu kaçınılmaz sonuca tüm üyelerin bilinçli olarak hazırlanmalarının sağlamak olduğunu, bu sebeple tür değişikliği veya birleşme ile işletme kooperatifi hususlarında her aşamada sohbet ve bilgilendirme toplantılarıyla kooperatifin sosyal medya hesaplarında çeşitli tartışmaları açtığını, dolayısıyla davacıların yönetime izafe etmeye çalıştıkları kooperatifin zararlandırılmaya çalışıldığı yönündeki iddia ve savunmalarının samimiyetsiz olduğunu, davacıların sadece bu hususta samimiyetsiz değil, nitekim aynı kişiler hiç bir gerekçe göstermeksizin yönetim ve denetim üyelerini ibra etmemişler lakin takip eden gündem maddelerinde ise aynı kişileri tekrar göreve seçtiklerini, bu durumun davacıların dava ve iddialarındaki samimiyetsizliklerinin açık bir göstergesi olduğunu beyanla, yönetim kuruluna geçilmesi düşünülen bir kooperatifle ilgili çalışma ve araştırma yapma konusunda yetki veren gündem maddesinin sanki nihai ve icrai bir gündem maddesiymiş gibi yansıtılıp davaya konu edilmesi hüsnüniyetten uzak olduğunu, anılan sebeplerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, yok hükmünde olduğu talep edilen kararın niteliği gereği Kooperatif Ana Sözleşmesinin 33/3 maddesinde belirtildiği üzere ortaklar cetvelinde imzası bulunan kişi sayısının 2/3 olumlu oyunu gerektirdiği, davaya konu genel kurul toplantısı kararına katılan kişi sayısının 160 olduğu, aranan 2/3 nisap gereği 106 olumlu oyun gerektiği fakat davaya konu tutanak uyarınca 98 olumlu oyun mevcut olduğu ve bu nedenle kararın niteliği gereği nisabın sağlanmadığı gerekçesi ile; "13/07/2024 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının; 25/06/2022 tarihli genel kurulda alınan yetki doğrultusunda hazırlanan site işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin görüşülmesi ve kurulacak bu kooperatif ile birleşme konusunda gerekli kararların alınması için yönetim kuruluna yetki verilmesi kararına ilişkin 9. Maddesinin YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, genel kurulda görüşülen dava konusu ilgili madde ile; işletme kooperatifi hakkında bilgi toplamak, kurulması için gerekli ön işlemlerin ve bilgilerin toplanabilmesi, kurulacak işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin görüşülmesi amacıyla yetki almak olduğunu, nihai olarak önümüzdeki dönem de yapılacak Genel Kurula sunulmak üzere bir çalışma taslağının hazırlanması hedeflendiğini, ilgili yasal mevzuat kapsamında yapı kooperatifinin öncelikle tüm ortaklarından oluşacak yeni bir site işletme kooperatifi kurulması ve tasfiye halindeki yapı kooperatifinin bütün aktif ve pasifleriyle yeni kurulan site işletme kooperatifiyle birleşmesi ve dağılması mümkün olduğunu, henüz kurulmuş bir işletme kooperatifinin bulunmaması nedeniyle hukuken ve fiilen birleşme işleminin mümkün olmadığını, bu nedenlerle iptali talep edilen 9 numaralı gündem maddesi icra edilebilir olmadığını, dolayısıyla davacının 9 numaralı maddesini iptalini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama konusu gündem maddesi ile müvekkil kooperatifin hukuken varlığını sürdürebilmesinin hedeflendiğini, ayrıca ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin işbu dosyasına 20.02.2025 tarihinde vekaletname sunmalarına rağmen UYAP sistemine vekil kaydının 10/09/2025 tarihli 2.celse sonrasında UYAP kaydında sabit olduğu üzere 15.09.2025 tarihinde yapıldığını, davanın 1 ve 2. celsesi yokluklarında ve taraflarına hiçbir bildirim yapılmadan gerçekleştirildiğini, sadece tarafımıza 15.09.2025 tarihinde vekil kaydımızın yapılması ile gerekçeli karar tebliğ edilmiş diğer hiçbir bilgi ve belge tebliğ edilmeyerek usuli hata yapıldığını, savunma haklarının ihlal edildiğini, kooperatifin hukuken varlığını sürdürebilmesi için site işletme kooperatifin dönüşmesi veya kurulacak bir site işletme kooperatifi ile birleşmesinin zorunluluk arz ettiğini, müvekkil kooperatifin menfaati gözetilerek ön hazırlık çalışmalarının başlanmasına ilişkin yetkilerin çoğunluk oyuyla verildiği genel kurul kararının iptalinin kooperatif aleyhine sonuç doğuracağını, bu nedenlerle davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının hukuki yarar yokluğundan öncelikle usulden mümkün değilse esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle usule ilişkin itirzlarının kabulüne, aksi kanaat halinde ise ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar ve 10/09/2025 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın reddine ve yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, kooperatif genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin olup; davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı kooperatif vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesine konu iş bu dava dosyasının ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davacı ...'in davayı takip etmemesi nedeni ile 09/04/2025 tarihli celsede davacının davasının ilgili dosyadan tefriki ile ... esası numarasına kaydedilerek yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, davacı .... tarafından süresi içerisinde harcı yatırılarak dosyanın yeniden işleme konulduğu ve yukarıdaki esas numarası ile yargılamaya devam olunarak karar verildiği anlaşılmıştır.
İş bu dava dosyasının tefrik edildiği ... Asliye Ticaret Mahkemesin'in ... Esas sayılı dava dosyasında ise yapılan yargılama sonucunda ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2025 tarih, ... Esas ...Karar sayılı kararı ile "Genel Kurul Toplantı Tutanağının; 25/06/2022 tarihli genel kurulda alınan yetki doğrultusunda hazırlanan site işletme kooperatifinin ana sözleşmesinin görüşülmesi ve kurulacak bu kooperatif ile birleşme konusunda gerekli kararların alınması için yönetim kuruluna yetki verilmesi kararına ilişkin 9. Maddesinin YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verildiği; verilen karara karşı davalı Kooperatif vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 11/12/2025 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; karara karı temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine dosyanın Yargıtay'da olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davalı vekili, dosyaya 20/02/2025 tarihinde vekaletname sunmasına rağmen UYAP üzerinden dosyaya vekil kaydının çok geç yapılması nedeni ile tefrikten sonra taraflarına tebligat yapılmayarak yargılamanın yokluklarında devam ederek sonuçlandırıldığını ve savunma haklarının kısıtlandığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
Dosyanın incelenmesinde, davacıya ait davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyasında davacı ...'in davayı takip etmemesi nedeni ile 09/04/2025 tarihli celsede davalı kooperatif vekilinin davayı davacı ... yönünden takip etmedikleri yönündeki beyanından sonra, ilgili dosyadan tefrik edilerek yukarıda yazılı esasa kaydedildiği, tefrik sonrası 15/04/2025 tarihli tensip zaptı düzenlenerek "Mahkememizin... Esas sayılı dosyasının 09/04/2025 tarihli duruşma ara kararı uyarınca " Davacı ... yönünden dosyanın işlemden kaldırdığı anlaşıldığından işlemden kaldırma kararının aynen devamına, yenileme tarihi son günü olan 09/07/2025 tarihinde dosyanın yeniden ele alınmasına, Dosyanın ele alınmak üzere duruşmasının 09/07/2025 günü saat 09:25 e bırakılmasına" karar verildiği, taraflara herhangi bir tebligat çıkarılmadığı; 09/07/2025 tarihli celseye davacı ....'in bizzat katıldığı, ilgili celsede davacıya dosya yenileme harcı olan 615,40 TL harcı yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği ve yenileme harcı yatırıldıktan sonra duruşma gün ve saatinin davalı tarafa tebliği ile tebliğ masrafı için 500,00 TL masrafı yatırması için 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça eksik harç ve giderin ikmali neticesinde davalı kooperatifin vekili yerine kooperatifin kendi adresine duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, kural olarak dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.
Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.
Vekâletname sunulduktan sonra tebligatların vekile yapılması gerekir. Vekil ile takip edilen davada, asil duruşmada bizzat bulunsa dahi tebliğin vekiline yapılması zorunludur. Vekile çıkarılan tebligat, kendisine veya kendisi yerine sekreteri veya kâtibine tebliğ edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta 09/04/2025 tarihinde davacı hakkındaki davanın tefrik edildiği, daha sonra ise yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalı kooperatifin adresine tebliğ edilerek esas hakkındaki hükmün verildiği, dosyanın incelenmesinde; davalı kooperatif vekilinin vekillikten çekilmesinin söz konusu olmadığı tespit edilmiş olup yukarıda açıklandığı üzere vekil ile temsil edilen davalıya yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve savunma hakkını kısıtlar mahiyette olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince yapılması gereken, tefrik kararı sonrasında tüm tebligatların davalı vekiline yapılarak sonuca gitmektir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi kararın kaldırılmasını gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, diğer istinaf sebepleri ve işin esası bu aşamada incelenmeksizin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak belirtilen hususlara ilişkin olarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.14/05/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.