T.C. ... BAM ... DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - .../...
T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... DAİRESİ
DOSYA NO : .../...
KARAR NO : .../...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ... TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : .../... Esas (Ara Karar)
ARA KARAR TARİHİ : .../...
DAVACI : ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1 -) ... İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ :
: 2-) ... ... ...
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : .../...
KARAR YAZIM TARİHİ : .../...
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, dava dışı ....Ltd.Şti. ile arasındaki ticari alışverişler kapsamında ürün bedellerinden kaynaklı olarak ... uhdesinde işlemiş ve işleyecek faizler hariç ... TL tutarında bakiye muaccel alacağının bulunduğunu, müvekkilinin bahse konu alacağının ... TL'lik kısmının ...'nın keşidecisi olduğu çeklere mündemiç olup geriye kalan kısmının ise herhangi bir kambiyo senedine bağlı olmadığını, müvekkilinin alacağının tamamının müvekkili ve ...'nın ticari defter ve kayıtları, faturalar, sevk irsaliyeleri, çekler, ... kayıtları, vergi dairesi kayıtları ile sabit olduğunu ancak .../... tarihinde baştan aşağı kötüniyetli bir konkordato başvurusu yapan ... lehine .../... tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiğini, bunun devamında yapılan yargılama ve geçici mühlet süresinin sonunda ise ...'nın konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verildiğini, bu süreç esnasında müvekkilinin elinde bulunan her biri ... TL bedelli on adet çekten bir tanesinin karşılıksız olması, sekiz tanesinin konkordato dosyası kapsamındaki tedbir kararları, son bir tanesi ise ...'nın iflas etmiş olması nedeniyle ödenmediğini, müvekkilinin alacağının herhangi bir kambiyo senedine mündemiç olmayan ... TL'lik kısmının da ödenmediğini, netice olarak müvekkilin alacağının ...’dan tahsilinin neredeyse imkansız hale geldiğini, davalı ... Aslanın dava dışı ... ... şirketinin tek hissedarı olduğunu ancak fiilen ... Ailesine ait olan ve bu aile tarafından hep birlikte, tek elden kontrol edilen ve yönetilen bir şirket olduğunu, ... ile ...’nın merkezlerinin aynı olup şirket sahipleri ve yetkililerinin ilk etapta baba-oğul, sonrasında yapılan muvazaalı devir sonucunda enişte-kayınbirader olduğunu, ...’nın kaynaklarının kimi zaman ... ... lehine çekler keşide edilmek kimi zaman ise mülkiyeti ...’ya ait gözüken fabrikanın yapımına ödemeler yapılmak suretiyle şirket dışına çıkarıldığını, ...
...’nın içinin boşaltıldığı ancak bu esnada malvarlığı unsurlarının ... ve/veya diğer şahıslar üzerinde bırakıldığını, tüm bunların konkordato dosyası kapsamında gerek komiserler gerekse mahkeme tarafından tespit edildiğini, ... borçlarını ödeyemez hale gelip alacaklılar işyerine hacze geldiğinde ise ... lehine istihkak iddiaları öne sürüldüğünü, ortada iç içe geçmiş, malvarlığı birbirine karışmış, yönetsel anlamda özdeş ve derin bir organik bağ içerisinde bulunan şirket ve şahıslardan oluşan bir yapının olduğu, ...
Ailesi’nin bu yapıyı dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde borç ve sorumluluklardan kurtulmak amacıyla kurduğunu ve kullandığını, bu sebeple somut olayda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile organik bağ teorilerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin dava dışı müflis ... ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi uhdesindeki toplam alacağının -şimdilik- ... TL’lik kısmının, temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve bu tarihten sonra işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden ... ile aralarındaki organik bağın tespiti ve bunun sonucunda müvekkil alacağından ... ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu kılınmak suretiyle tahsiline, davalı ... ...'dan tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve bunun sonucunda müvekkilinin alacağından ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu kılınmak suretiyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15/04/... tarihli dilekçesi ile de müvekkilinin alacağı karşılığında davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ... TL miktarınca ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece .../... tarihli ara karar ile; davacının ticari alım satımdan dolayı alacaklı olduğunu iddia ettiği dava dışı ... ... Ltd.Şti.nin borçlarını ödemediğini, davalı şirket ve davalı gerçek kişi ... ... ile dava dışı borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu, şirketler arasında iktisadi ve ticari bütünlük bulunduğu, tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle dava dışı şirketin davacıya olan borcundan davalıların sorumlu tutulması istemiyle açılan işbu davada, tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının varlığı ve ispatı hususunda dosyadaki mevcut deliller kapsamı itibariyle yaklaşık ispat olgusu gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler uyarınca ihtiyati haciz talebine konu müvekkilinin alacağının varlığı, muacceliyeti, rehinle temin edilmemiş olduğu ve ayrıca somut olayda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve organik bağ teorilerinin uygulanması gerektiği hususunda yaklaşık ispat şartının sağlandığını, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinafa cevap dilekçesinde, mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, somut hiçbir delil sunulmadığını beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Talep, tüzel kişilik perdesinin aralanması kapsamında tespit ve alacak isteminden kaynaklanan davada, ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması ile organik bağ teorilerinin uygulanması suretiyle davacı alacağından davalıların sorumlu olduğunun tespiti ile tahsili istemli davada, bu aşamada İİK'nın 258. maddesinde aranan yaklaşık ispatın sağlanamadığı, alacaklı tarafından sunulan belgelerin yaklaşık ispata yeterli olmadığı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi dair ara kararında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-) Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
4-) Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü uyarınca kesin olmak üzere, oy çokluğu ile karar verildi.
.../...
...
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)