T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : .
NUMARASI : .
DAVACI : .
DAVANIN KONUSU : Tescile Davet
DAVA TARİHİ : .
KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas, .. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin ... sicil numarası ile davacı kuruma kayıtlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü...vergi Dairesi tarafından davacı kuruma gönderilen 25/06/2024 tarihli tescilsiz faaliyet tespiti konulu yazıyla; davalı şirketin 25/06/2024 tarihinde ... Osmangazi/BURSA adresinde şube olarak ticari faaliyet ile iştigal ettiği vergi dairesinde şube açılışı yaptığı ancak Ticaret Sicil Gazetesinde şube tescilinin bulunmadığının belirtildiğini, bildirim yazısı sonrasında davalının şube açılış bildirimi için başvuru yapmadığının anlaşıldığını, mevzuat hükümlerine göre şubenin faaliyete başladıktan 15 gün sonra tescili gerektiğini, tescil başvurusu için davalı şirket ve yetkilisinin tescile davet edildiğini, ancak verilen süre içerisinde başvuru yapılmadığını belirterek TTK'nın 33. maddesi gereği şube tescili ve şube adresi ile şube yetkilisinin atanması ve şubenin faaliyet konusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; ... Müdürlüğü tarafından davacıya gönderilen 25/06/2024 Tescilsiz Faaliyet Tespiti Hakkında konulu yazı ile davalı şirketin 25/06/2024 tarihinde ... Osmangazi/BURSA adresinde şube olarak ticari faaliyet ile iştigal ettiği, Vergi Dairesince şube açılışı yapıldığı ancak Ticaret Sicil Gazetesinde şube açılış tescilinin olmadığı bildirimi üzerine davalı şirket ve yetkilisine ayrı ayrı ihtarname göndererek 30 gün içerisinde şube açılışı bildiriminde bulunması istendiği, davalı tarafından herhangi bir cevap verilmeyince, işbu dava ile davalının yeni şube tescilinin emredilmesi istendiği;
Oysa, 6102 sayılı TTK.nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste şube açıp açmadığını araştırması, araştırma sonucunda şirketin şubesinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, ticaret mahkemesinin araştırması ve tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, aynı kanunun 115. maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve taraflarında her zaman ileri sürebileceği anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; şube tescil istemine yönelik olguları tekrarla mahkemece davaya dosya üzerinden tek hakimle bakılarak karar verildiğini oysa yargılamanın heyet halinde yapılması gerektiğini, mahkemece adrese ilişkin herhangi bir tespit işlemi yapılmaksızın davanın doğrudan reddine karar verilmesinin de eksik inceleme sonucunu doğurduğunu, davalı şirketin, vergi dairesi kayıtlarına göre yeni şube açılışı yaptığını, şubeyi tescil ettirmediğini ve şube yetkilisi atamadığını, kanun gereği kendisine yüklenen yükümlülüklere aykırı davranarak müvekkil kuruma bildirmediğini, mahkeme tarafından, vergi dairesince bildirilen adreste kolluk marifetiyle araştırma yaptırılarak adresin tesciline hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile davamızın reddine karar verilmesi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 33. maddesine dayalı şube tescili ve şube adresi ile şube yetkilisinin atanması ve şubenin faaliyet konusunun tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Ticaret şirketi, merkeze bağlı bulunduğu halde kendi müstakil sermayesi ve muhasebe sistemi bulunan yahut kendi başına ticari faaliyet ve muamele yapan yerler yahut satış mağazaları açtığı taktirde şube açmış sayılır. TTK'nın 40 ve 48. maddelerine göre, şubelerde merkezin ticaret ünvanını şube olduğunu belirterek kullanmak ve bulunduğu yerin sicil müdürlüğüne açıldığı günden itibaren 15 gün içerisinde tescil edilmek zorundadır. Tescilin yapılmaması halinde sicil müdürlüğünce TTK.’nın 33. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekir.
Öte yandan, Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 118 ve 121. maddelerinde şube tanımı, tesciin kapsamına yönelik açık düzenlemeler yer almaktadır. Yönetmeliğin 118. maddesi uyarınca; bir ticari işletmeye bağlı olup ister merkezinin bulunduğu sicil çevresi içerisinde isterse başka bir sicil çevresi içinde olsun, bağımsız sermayesi veya muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kendi başına sınai veya ticari faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şubedir.
Somut olayda; davacı, davalı şirketin 25/06/2024 tarihinde ...BURSA adresinde şube olarak ticari faaliyet ile iştigal ettiğine dair ilgili vergi dairesince yapılan bildirim sonrası şube tescili bulunmayan davalı şirket ve yetkilisine şubenin TTK'nın 33 ve 40. maddeleri ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 118. maddeleri gereği tescili gerektiğine dair bildirimin sonuçsuz kaldığını belirterek davalı şubesinin, adres ve faaliyet konusuyla birlikte tesciline karar verilmesini talep etmektedir.
Bu itibarla, mahkemece davaya konu faaliyet adresindeki davalı iş yerinin şube vasfında olup olmadığına dair deliller toplanarak az yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre yapılacak değerlendirme ile sonuca gidilmesi gerekirken yanılgıyı düşülerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir.
Bunun yanında; davanın Ticaret Sicil Müdürlüğünce açılmasına rağmen karar başlığında Ticaret ve Sanayi Odasının gösterilmesi de doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından uyuşmazlığa heyet tarafından bakılması gerektiği ileri sürülmüşse de; 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinde heyet halinde bakılacak dava türleri arasında eldeki dava yer almadığından tek hakimle uyuşmazlığın görülmesinde yasaya aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-Bursa ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, .... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,
5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
6-Harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 19/12/2025
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)