1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2024/219 E., 2026/695 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 13.07.2026 Sayı: 2024/219 E. - 2026/695 K. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/219-2026/695

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31.HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)

(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)

DOSYA NO : 2024/219 Esas

KARAR NO : 2026/695

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/10/2023

NUMARASI : 2023/250 Esas-2023/735 Karar

DAVACI :... -...- ...

VEKİLİ : Av. ...-

DAVALI : ...- ...

VEKİLİ : Av. ...-

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 13/07/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, tekstil işiyle uğraşmakta olduğunu, davalı şirket ile olan ticari ilişkisine istinaden davalıya yapmış olduğu işler ile ilgili olarak faturalar keşide ederek iş bedelini gelir olarak ticari defterlerine işlediğini, davalı şirketin de müvekkili tarafından kesilen ve kendisine verilen faturaları gider olarak ticari defterlerine işlediğini, davalının, müvekkili şirkete 71.680,00 TL bakiye borcu kaldığını, davalının söz konusu borcunu müvekkili şirkete ödemediğini, bu alacağın tahsili için Ankara 1. İcra Müdürlüğü’nün 2023/1904 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini belirterek davanın kabulü ile davalı şirketin, 13.02.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile duran takibin devamına ve itirazında haksız olan davalı-borçlu aleyhine, % 20’den aşağı olmamak üzere, inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıdan herhangi bir iş talebinin bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir alım-satım gerçekleşmediğini, müvekkilinin ticari defterinde de buna ilişkin bir kayıt bulunmadığını, takibin dayanağı faturayı müvekkilinin ilk kez ödeme emrinin tebliğiyle öğrendiğini, müvekkili şirkete fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmemiş olup, malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfetinin, faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, davacının bu takibi ikame etmede kötüniyetli olduğunu belirterek alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacının davasının reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2023 tarihli, 2023/250 Esas, 2023/735 Karar sayılı kararında özetle; davacı alacaklının, davalı borçludan "pantolon dikim işçiliği hizmeti" için 30/03/2022 tarihli toplam (%8 KDV VE TEVFİKATLAR HESAPLANDIĞINDA) 71.680,00 TL bedelli faturadan kaynaklı alacağının tahsili için iş bu huzurdaki itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalının ise taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar ettiği somut uyuşmazlıkta; bilirkişi incelemesi neticesinde davaya konu elektronik faturanın davacı defterlerinde kaydının bulunduğu ancak davalı defterlerinde kaydının olmadığı tespit edilmiş ise de, dosya içerisine kazandırılan Başkent Vergi dairelerinden getirtilen 2022 yılı BA formlarında davaya konu faturanın davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı ve hizmetin davalıya verildiğinin vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı, Başkent Vergi dairelerinden getirtilen 2022 yılı BA formlarından davalı şirketin fatura karşılığı davacıdan pantolon dikim işçiliği hizmeti satın aldığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş; asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren taraflar arasındaki ilişkinin TTK’ dan kaynaklanması nedeniyle avans oranında temerrüt faizi uygulanmasına ve alacağın baştan beri likit olduğu belirtilerek davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalı borçlunun Ankara 1. İcra müdürlüğünün 2023/1904 Esas sayılı dosyasında 71.680,00 TL asıl alacak ile ilgili itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yıllık avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, %20 oranında hesaplanan 14.336,00 TL icra inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde belirttikleri hususları tekrar ederek takip dayanağı faturanın müvekkili tarafından Vergi Dairesine bildirilmediğini, Başkent Vergi Dairesi'nden gelen 14.09.2023 tarihli müzekkere cevabında da "Uyarı: Form Ba Görüntüleme Ekranı; mükellefler tarafından gönderilen Form Ba Bildirimlerine, 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren bildirimlere konu edilmeyen elektronik belgeler dâhil edilerek hazırlanmıştır.

" şeklinde uyarı bulunduğunu, bu müzekkere cevabının, ilgili dönemlerde müvekkilinin BA bildirimi kapsamındaki faturaları değil müvekkiline e-arşiv sistemi üzerinden kesilen tüm faturaları içerdiğini, ilk derece mahkemesinin hatalı kabulüne dayanak yaptığı Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararlarının, bu tebliğden önceki uygulamaya ilişkin olduğunu, 523 sayılı Tebliğle değişik 396 sayılı Tebliğin yürürlükte olduğu dönemde bu kararların uygulanma olanağının bulunmadığını, söz konusu kararlar ve ilk derece mahkemesinin gerekçesinin, temelde faturanın alıcı tarafından bildirilmesi kabulüne dayandığını, ancak söz konusu faturanın müvekkili tarafından Vergi Dairesine bildirilmediğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili davalı vekilinin istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğini, her iki tarafın da düzenlenen faturayı ticari defterlerine işlediğini, ancak söz konusu fatura kaydının, davalı tarafça usul ve yasaya aykırı olarak ticari defterlerden çıkarıldığını, ancak incelendiği takdirde görüleceği üzere dava konusu faturada KDV tevkifatının yapıldığını, yani faturadan kaynaklı KDV'nin bir kısmının davacı taraf, bir kısmının da davalı tarafça ilgili vergi dairesine beyan ederek ödendiğini, yine davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılan müzekkere ile dosyaya giden BA formlarından, davalının davaya konu faturayı beyan ettiğinin anlaşıldığını, bu sebeple bu fatura bedelinin kesinleştiğini, ödeme hususunun davalı yanca ispatlanamadığını belirterek haksız istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE :

Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli iş bedeli karşılığı düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı yüklenici tarafından iş bedeli karşılığı olarak düzenlenen faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı değilse de vergi dairesine yazılan müzekkere cevabından davalı tarafça BA formları ile vergi dairesine bildirildiği bu sebeple fatura içeriğinin kesinleştiği, ve aksi durumun davalı yanca yasal delillerle ispatlanamadığı kabul edilerek davanın ve icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2023 tarihli 2023/250 ESas, 2023/735 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan bu karara karşı davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı yönünden alınması gereken 4.896,46 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.224,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.672,34 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran tarafa iadesine,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ...

✍e-imzalıdır

Üye ...

✍e-imzalıdır

Üye ...

✍e-imzalıdır

Katip ...

✍e-imzalıdır

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı