1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2025/1132 E., 2025/1179 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 14.07.2025 Sayı: 2025/1132 E. - 2025/1179 K. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

T.C. ... BAM 5. HUKUK DAİRESİ

T.C.

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : .../1132

KARAR NO : .../1179

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)

ÜYE : ... (...)

ÜYE : ... (...)

KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... ... TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : .../...

NUMARASI : .../... D.İş - .../... K.

TALEP EDEN : ... - ... - ...

VEKİLİ : Av. ... -

KARŞI TARAF : ... - ...

TALEP : Tevdi Mahalinin Belirlenmesi (TBK M.107)

TALEP TARİHİ : .../...

KARAR TARİHİ : .../...

KARAR YAZIM TARİHİ : .../...

... ... Ticaret Mahkemesinin .../... tarih, .../... D.İş, .../... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Talep eden vekili dava dilekçesi ile; karşı taraf ... tarafından müvekkiline .... Noterliğinden aidat alacağının tahsili amacıyla .../... tarih, ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, müvekkili ... (Meydan) tarafından bu ihtarnamede belirtilen alacağa karşı açılan menfi tespit davasının ... ... Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar .../... tarih sayılı dosyası ile birleştirildiğini, bu dosyada yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin bu ihtarnamede belirtilen borcun ... TL'lik kısmından borçlu olmadığı yani ihtarnamede belirtilen borcun ... TL'lik kısmı kadar borçlu olduğuna dair hüküm kurulduğunu, söz konusu karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğunu, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, ekteki ihtarname ile cevabı ve taraflar arasındaki diğer yargılamaların duruşma zabıtlarından da görüleceği üzere ihtara cevapla talep edilmesine rağmen karşı tarafça IBAN numarası veya başkaca bir ödeme yeri bildirilmediğini, müvekkilinin kötü niyetli olarak borçlu halde bırakılarak kooperatif üyeliğinden ihraç edilerek dairenin daha yüksek bir fiyatla 3. kişiye satılması suretiyle haksız kazanç elde edilmesinin amaçlandığını, müvekkilinin üyeliğine karşılık gelen daire kooperatif yönetimince satıldığını, kooperatifçe birden fazla kez ihraç kararı alındığını, alınan tüm ihraç kararlarının taraflarınca açılan davaların kabulü sonucu iptal edildiğini, müvekkilinin halen kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif tarafından üyeliğe karşılık gelen dairenin tapusunun müvekkiline devredilmemesi nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasının da kabulle sonuçlandığını henüz kesinleşmediğini, bunun yanı sıra icra takiplerindeki haciz müzekkerelerine göre karşı tarafın borçlu olduğu çok sayıda icra dosyası mevcut olduğunu, karşı tarafça alacaklı oldukları icra dosyalarına ve banka hesaplarına borçlu oldukları dosyalardan haciz konulmaması için ödeme yeri bildirilmediğini, müvekkilinin yapacağı ödeme kooperatife ulaşmadan kooperatiften alacaklı olan kişilere gideceğini, kooperatif yönetimi bir yandan müvekkili borçlu konumda saklamaya, bir yandan da diğer alacaklıların alacaklarını tahsil etmesini engellemekte olduğunu, mahkemece yapılacak UYAP sorgusu ile kooperatifin borçlu olduğu dosyaların görülebileceğini, itirazın iptali davasına konu ... ... İcra Dairesinin .../... Esas (Eski esas no: ... ... Müdürlüğünün ...) sayılı icra takibi bile kararın üzerinden 1 yıl geçmiş olmasına rağmen karşı taraf/alacaklı tarafından yenilenmediğini, dosyada ödeme emri gönderilmesi talebi tapu iptal ve tescil davasının karar duruşmasında bu konunun yeniden gündeme getirilmesinden sonra, .../... tarihinde karşı tarafça yapıldığını, söz konusu icra dosyasına kapak hesabı uyarınca gerekli ödemenin tamamının ödenmiş ise de, ihtarnameye konu alacak icra dosyasına konu olmadığından bu kısımla ilgili olarak ödeme yapılamadığını, kooperatif yöneticilerinin de telefonla arandığını ve kendilerinden ödeme yerinin bildirilmesi ve IBAN verilmesi istenilmişse de, yönetimce istinaf yoluna başvurulmuş olması nedeniyle IBAN verilmeyeceği bilgisinin alındığını, müvekkilinin mahkeme kararı uyarınca ödeme yapma çabası karşı taraf kooperatif tarafından müvekkilinin ihraç edip halihazırda müvekkiline ait olan taşınmazı 3. kişiye yüksek meblağlara satabilmek ve kooperatiften alacaklı olan kişilerin alacaklarına kavuşmasını engellemek amacıyla kötü niyetli bir şekilde engellenmekte, kooperatif mahkeme kararına rağmen ödemeyi almaktan kaçınmakta olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin mahkeme kararı ile muaccel hale gelen .... Noterliğinin .../... tarih ... yevmiye sayılı ihtarname ile talep edilen aidat alacağı ve ferilerini yatırabileceği bir ödeme yerinin tespitine, karşı taraf kötü niyetli olarak ödeme almaktan kaçındığından yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, karşı taraf ... tarafından ...'a tarafa .... Noterliğinden aidat alacağının tahsili amacıyla .../... tarih, ... yevmiye nolu ihtarname gönderilmiş, ... tarafından bu ihtarnamede belirtilen alacağa karşı açılan menfi tesbit davası ... ... Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... karar, .../... tarih sayılı dosyası ile birleştirildiği, bu dosyada yapılan yargılama sonucunda ihtarnamede belirtilen borcun ... TL'lik kısmından borçlu olmadığı yani ihtarnamede belirtilen borcun ... TL'lik kısmı kadar borçlu olduğuna dair hüküm kurulduğu, söz konusu karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğundan dosyanın istinaf aşamasında olduğu belirtilmekle, talebe konu aidat alacağı ve ferileri yargılamanın konusu olup, TBK 107. maddesi gereğince koşulları oluşmadığından tevdi tayini talebinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı talep eden vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Talep eden vekili istinaf dilekçesi ile; alacaklı olduğunu iddia eden bir kişinin borcun ödenmesi için ödeme yerini bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararları varken aidat borcu olduğunu iddia eden kooperatifin ısrarla ödeme yerini bildirmediğini, kötü niyetli bir şekilde tekrar ihraç kararı almaya zemin hazırlayan kooperatifin bu kötü niyetli yaklaşımını engellemek adına mahkemeye müracaat ederek ödeme yeri belirtilmesini talep etmiş olmalarına rağmen bu talep aidat alacağı ve ferilerin yargılama konusu olup verilen kararın henüz istinaf aşamasında olması nedeniyle ve TBK m.107'deki şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, her ne kadar TBK m.107'deki şartların oluşmadığı iddia edilmişse de, ihtarname gönderip bir miktar belirleyen ve bu miktarın ödenmesini isteyen kooperatif kendilerine verilen cevapta hesap numarası, IBAN numarası veya ödeme yeri bildirilmesi istenmesine rağmen ... yılından işbu dilekçenin yazıldığı tarihe kadar ödeme yerini bildirmediğini, bu durumun açıkça alacaklının temerrüde düşmesi hali olduğunu, TBK m.107'deki şartların oluşmadığı gerekçesiyle ödeme yerinin belirlenmesine yönelik talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu, ... ... Ticaret Mahkemesinin .../... D. İş sayılı kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak müvekkilin .... Noterliğinin .../... tarih ... yevmiye sayılı ihtarname ile talep edilen aidat alacağı ve ferilerini yatırabileceği bir ödeme yerinin tespitini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:

Talep, tevdii mahalli tayini istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle tevdi mahali tayini talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı, talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Talepte bulunan vekili, karşı tarafça aidat alacağının tahsili amacıyla .../... tarihli ihtarnamenin gönderilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtara cevapla talep edilmesine rağmen karşı tarafça iban numarası veya başkaca bir ödeme yeri bildirilmediğini belirterek tevdi mahalli tayini istemiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesinde ''Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse, diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur." düzenlemesi, TBK'nın 107. maddesinde de, alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlunun ödeme - teslim borcunu ifa edebilmesi için gerekli olan tevdi mahalli tayini müessesesi düzenlenmiştir.

Tevdi mahalli tayinini istemek, temerrüde düşen alacaklıya karşı borçluyu koruyan ve onu borcundan kurtulmasını sağlayan bir haktır. Borçlunun hakimden tevdi mahalli tayini isteyebilmesinin ön koşulu alacaklının temerrüde düşmüş bulunmasıdır. Temerrüt şartları oluşmadığı takdirde borçlunun, TBK'nun 107. maddesine istinaden hakimden tevdi mahalli tayinini talep hakkı yoktur.

Tevdi mahalli tayini, özünde tedbir mahiyetinde bir işlem olup ifa yeri mahkemesince işin özü incelenmeksizin, bir hakkın doğumu veya bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurmayan, geçici bir hukuki koruma kararı verilecektir. Tevdi mahalli tayini kararı verilmiş olması ilgililer arasındaki uyuşmazlığın ilgili mahkemesinde görülmesine engel değildir. Tevdi mahali tayini talep edilen mahkeme, tevdi mahalli şartlarının bulunup bulunmadığını araştıracak, ancak çekişme konusu alacak hakkında bir karar vermeyecektir.

TBK'nın 107. maddesi gereği, tevdi mahalli tayin edilmesi için borçlu tarafça verme ediminin gereği gibi önerilmesi, kooperatifin aidat borcunu almaktan kaçınması ve bu suretle alacaklının temerrütünün gerçekleşmesi gereklidir. Somut olayda, her ne kadar tevdi yeri belirlenmesini talep eden, alacaklı tarafça gönderilen ihtarnamde iban numarası belirtilmediğini, cevabı ihtara rağmen de ödeme yapılabilmesi için herhangi bir banka hesabı bildirilmediğini beyanla alacaklının temerrüte düştüğü iddia edilmiş ise de, para borcu olan aidat borcu götürülecek borçlardan olup borçlunun aidat borcunun kooperatif merkezine giderek ödenme imkanı bulunmaktadır. Diğer yandan borçlu taraf, .../... tarihinde gönderilen ihtarnameden sonra işbu talep tarihi olan .../... tarihine kadar hareketsiz kalmış ve dava açarak alacağı çekişmeli hale getirmiş olup yeni bir ihtarname de göndermeden borçlunun .../... tarihli ihtarnameye istinaden alacaklıyı temerrüte düşürdüğünün kabulü mümkün değildir. Bu itibarla, somut olayda, temerrüt koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.

Açıklanan bu nedenlerle talep eden vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince tevdii mahalli tayini talebinin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1-Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince talep eden tarafından alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından, ayrıca alınmasına yer olmadığına,

3-Talep eden tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine,

4-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

HMK. 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

.../...

...

Başkan

...

e-imza

...

Üye

...

e-imza

...

Üye

...

e-imza

...

Katip

...

e-imza

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı