T.C. ... ... ... DAİRESİ
T.C.
... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO : .../...
KARAR NO : .../...
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ... TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .../...
NUMARASI : .../... Esas - .../... Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
MÜTEVEFFA : ... - ...
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilen dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi. Gereği görüşüldü:
DAVA DİLEKÇESİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin vefat etmiş olan ...'in kızı olduğunu ve yasal mirasçısı olduğunu. Müteveffanın müvekkili dışında mirasçısı olarak geride oğlu ... ve kızı ... ... kaldığını. Müvekkilinin babasının malvarlığı konusunda fazla bilgiye sahip olmadığını. Müteveffanın sağlığında ... ... Ticaret ve Sanayii A.Ş.'nin %50 hissedarı olduğunu ve müteveffanın ... Bankası ve başkaca çeşitli bankalarda malvarlığı olduğunu. Ancak, murisin sağlığında şirketteki bir kısım hisselerini muvazaalı olarak oğluna devrettiğini. Sonrasında, ... ... Hukuk Mahkemesi'nin .../... Tereke numaralı tereke tespiti davasında da murisin müvekkilini mirastan yoksun bırakmak amacıyla şirketteki hisselerinin bir kısmını hiçbir bedel almaksızın muvazaalı işlem yapmak suretiyle oğlu ...'e devrettiğini. Murisin yapılan bu hisse devir işleminden hiçbir bedel almadığını. ... ... Ticaret Ve Sanayii A.Ş.'de davalıya devrettiği hisselerin tamamen muvazaalı olarak mirastan mal kaçırmak amacıyla davalıya devredildiğini. Bu nedenle miras bırakanın davalıya devrettiği ... ... Ticaret ve Sanayii A.Ş.'deki hisselerinin müvekkilinin miras payı oranında iptali ile miras payı oranında iptali ile anonim şirket kayıtları ve ticaret sicil kayıtları nezdinde müvekkilinin ortaklığının tespitine ve tesciline, hisse devrinin iptali ile miras payı oranında ortaklığın tespiti ve tescili talebini kabul etmemesi halinde ise terditli olarak müvekkiline ait saklı payın tenkisine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN AÇILDIĞI MAHKEME TARAFINDAN YAPILAN İŞLEMLER:
Dava ... ... Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas sayısında açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada, dava konusunun anonim şirket hisselerinin devrinin ne şekilde yapıldığı ve yapılması gerektiği, muris ile diğer davalı arasında yapılan hisse devrinin geçerli olup olmadığı, muvazaa nedeniyle iptali gerekip gerekmediği hususlarında 6102 sayılı TTK'daki ilgili hükümler de gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden davanın mutlak ticari dava olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu görevsizlik kararı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş ve dava dosyası HMK 20/1 maddesi uyarınca ilgili mahkemeye gönderilmiştir.
DAVANIN GÖNDERİLDİĞİ MAHKEME TARAFINDAN YAPILAN İŞLEMLER:
Görevsizlik kararı üzerine dosya kendisine gönderilen ... ... Ticaret Mahkemesi'nce dava .../... Esas sırasına kaydedilmiş, mahkemece yapılan yargılamada, davanın konusunun anonim şirket payları değil murisin muvazaalı olarak anonim şirket paylarını devredip etmediği, anonim şirket paylarının devrinin mirasçının saklı paylarını ihlal edip etmediği ve neticeten tenkise konu edilip edilemeyeceği olduğu, ortada nisbi ticari dava ve de mutlak ticari dava söz konusu olmadığı gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu görevsizlik kararı da taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ:
Her iki mahkemenin karşılıklı görevsizlik kararı vermiş olmaları ve bu kararların istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi nedeniyle mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıktığı, 6100 sayılı HMK. 21/1-c maddesinde yargı yerinin belirlenmesini gerektiren sebep olarak gösterilmiş bulunan "İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse" sebebinin gerçekleştiği görülmektedir.
Karşı görevsizlik kararını veren mahkeme 6100 sayılı HMK. 22/1 maddesi uyarınca görev uyuşmazlığının çözümü ve görevli mahkemenin belirlenmesi için dava dosyasını re'sen dairemize göndermiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;
Dava, muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali ve miras payı nedeni ile davacı adına tesciline ilişkindir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6100 sayılı HMK nun Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi" başlıklı 2.maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
Genel açıklamalar karşısında somut dava bakımından; davacı mirasçı tarafından murise şirket hisselerinin miras payına dahil olduğu ve muvazaalı olarak devredildiği öne sürülerek eldeki ilgili şirkete değil diğer mirasçıya karşı dava ikame edilmiş olup; ticari şirket hisseleri 6102 sayılı TTK'da tanımlanmış olmasının, davayı ticari dava kılmayacağı, davanın temelinin muris muvazaası olduğu, genel bir ilke olarak görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muris muvazaasına konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği olmayıp, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemi olup olmadığı, bunu değerlendirme görevinin ise 6100 sayılı HMK. 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2022/6478 Es. - .../571 K. sayılı ilamı ile Yargıtay .... Hukuk Dairesinin .../... Es. - .../... K. sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Bu durumda davanın ... ... Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, bu mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı kabul edilmiş ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir.
K A R A R :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6100 Sayılı HMK’nin 21. ve 22. maddeleri gereğince ... ... Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, .../... tarihinde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU : 6100 sayılı H.M.K. 23/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : .../...
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır