T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :.
NUMARASI : .
DAVACI :..
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Yönetim Kurulu Kararının İptali)
KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
Davacı taraf Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesine bir dava açarak anonim şirketin yönetim kurulunda aldığı kararın iptalini istemiştir. Dava dilekçesinde davacının yönetim kurulu başkanı iken iptali istenen kararla yönetim kurulu üyesi sıfatına sahip olduğunu, aynı zamanda şirketin %97,79 pay oranına sahip ....Belediyesi'nin de başkanı olduğunu, ... tarihlerinde herhangi bir usule uygun çağrı yapılmaksızın ve yönetim kurulu başkanının katılımı olmaksızın yapılan toplantıda aşağıda alınan kararların iptalini, yeni yönetimin, yetkisiz işlem yapmaması, karar almaması gerektiğini, alınan kararların uygulanması halinde şirket yönetimi ve ticari işlemleri üzerinde telafisi imkansız zararların doğacağını ileri sürerek kararların uygulanmaması için ihtiyati tedbir verilmesini, mezkur yönetim kurulu kararlarının TTK Md. 391 uyarınca batıl olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiş, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için somut sebep gösterilmesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunulması gerektiğini, bu aşamada davacının davada haklılığı yönünde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiğini gerekçe göstererek reddetmiştir.
Bu karara karşı davacı taraf istinaf yoluna başvurmuş, önceki taleplerini ve dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar etmiş, kararların usulüne uygun bir toplantı çağrısı olmaksızın ve kanuna, esas sözleşme hükümlerine aykırı olarak alındığını, bu haliyle, şirket yönetiminin meşruiyeti tartışmalı hale geldiğini, telafisi güç zararların oluşması ihtimali hasıl olduğunu iddia etmiştir.
Dava; davalı şirketin, ... tarihli yönetim kurulu kararlarının TTK Md. 391 uyarınca batıl olduğunun tespitine, aksi halde aynı kararların iptali istemine;
Talep ise; derdest davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbirin reddi kararının kaldırılması ve talep gibi ihtiyati tedbirin kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 uncu maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Aynı Kanun'un 390/3 maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ve dosya kapsamın hep birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararda da isabetli olarak tespit edildiği ve Dairemizce de itibar edildiği üzere; davacı yanca, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için somut sebep gösterilmesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunulması gerekmekte olup bu aşamada davacının davada haklılığı yönünde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla da yerel mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı yanın istinaf talepleri yerinde görülmemiş ve oybirliği ile reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-)İstinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/11/2025
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)