1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/1668 E., 2025/2245 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 20.11.2025 Sayı: 2024/1668 E. - 2025/2245 K. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.

BURSA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

..HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : .

KARAR NO : .

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KÂTİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BURSA... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : .

KARAR TARİHİ .

DAVACI : .

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

B.A.M. KARAR TARİHİ : 20/11/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2025

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu 16 Y 9989 plakalı aracın 04/08/2021 tarihinde davalı ... yönetiminde ve diğer davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile çarpışması şeklinde meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, davalı ... şirketinin davalıya ait aracın sigortacısı konumunda olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurudan netice alınamadığını, oluşan hasar ve değer kaybı nedeniyle, davaya konu araçtaki hasar ve değer kaybının belli olmaması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak, davalı ... yönünden poliçedeki limitlerle sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte 46.350,00 TL hasarın ve 8.000,00 TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Bursa...Sulh Hukuk Mahkemesi ....D. İş sayılı dosya ile yapılan giderler dahil olmak üzere davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davanın, iki yıllık zamanaşımı süresinin 04/08/2023 tarihinde dolması sebebiyle zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılmasının hatalı olduğunu ve menfaat yokluğu bulunduğunu, davaya konu kazada müvekkillerinin hiçbir kusurunun bulunmadığını ve kaza tespit tutanağındaki kusur tespitinin hangi gerekçeye dayandığının belirtilmediğini, kazanın oluş şekline bakıldığında geçiş hakkının müvekkillerinde olduğunu, kusur tespiti yapılmaksızın yapılan hasar tespitini kabul etmediklerini, sigorta şirketine davacı tarafından usule uygun başvuru yapılıp yapılmadığının ve bedelin talep ve tahsil edilip edilmediğinin tespitinin yapılması gerektiğini, davacının asli kusurlu olmasına rağmen maddi tazminat talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu ve dava tarihinden itibaren ticari faiz isteminin de hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı süresinin 04/08/2023 tarihinde dolduğunu, belirsiz alacak davası açılmasının hatalı olup davacının başka bir iş dosyasında bilirkişi raporu aldırdığından alacağın belirlenebilir olması sebebiyle menfaat yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, yetkili mahkemenin... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın kazaya karışan her iki aracın da ticari işletmeyle ilgisi olmayan haksız fiilden kaynaklandığı için görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, kusur tespiti yapılmaksızın bilirkişi incelemesi yapılmadan hasar ve tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, değer kaybı tazminatı talebinin Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda aracın marka-model ve hasar durumu göz önünde bulundurularak reel kayıp yöntemiyle hesaplanması ve aracın geriye dönük hasar kayıtlarının davacıdan celp edilmesi gerektiğini, hasar tazminatı için ZMMS Poliçesi Genel Şartları uyarınca anlaşmalı onarım merkezi parça-tedarik-işçilik ve yüzde 36 iskonto oranıyla belirlenen ücretlerin geçerli olması ve davacının aracının model-yaş ve kilometre durumu değerlendirildiğinde orijinal parça talebinin yerinde olmadığını, KDV'nin bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen sigorta tazminatlarının KDV'nin konusuna girmemesi ve fatura ibraz edilmeksizin KDV'den sorumlu tutulamayacağını, kazaya karışan aracın hususi kullanım nitelinde olup ticari niteliği bulunmadığından ve alacağın haksız fiilden doğması nedeniyle uygulanabilecek faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, müvekkili şirketin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzilinin gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, buna göre 3.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 04/08/2021 tarihinden itibaren, davalı ...Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 49.604,25 TL araç hasar bedelinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 04/08/2021 tarihinden itibaren, davalı ...Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Ş.'nin maddi tazminatlardan kaza tarihinde yürürlükte olan poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

Davalı ...Ş. vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, talebin zamanaşımına uğradığını, hasar tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, hak edilen yüzde 36 iskonto oranının uygulanmadığını, değer kaybı yönünden aracın geçmiş hasar kayıtlarının araştırılıp incelenmediğini ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2010/120 E. 2010/5116 K. sayılı kararına göre aracın önceki kaza nedeniyle meydana gelen hasar durumu ve bu hasar sebebiyle ikinci el piyasa değerinin yeterince irdelenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığı halde bu tutarın tazminat hesabına eklendiğini ve 3065 sayılı Kanun uyarınca KDV'nin doğması için malın veya hizmetin teslim edilmiş olması gerektiği ve dosyada 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre tanzim edilmiş irsaliye veya faturanın bulunmadığını, Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 08/08/2011 tarihli ve 60 nolu Katma Değer Vergisi Sirküleri'nde de belirtildiği üzere sigorta tazminatlarının KDV'nin konusuna girmediğini, davanın açılmasına müvekkili şirketin sebebiyet vermediği için yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yapılacak yargılama neticesinde itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, kusur tespiti yapılmaksızın yapılan hasar tespitini kabul etmediklerini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığının tespit edildiğini, değer kaybı yönünden aracın geçmiş hasar kayıtlarının araştırılıp incelenmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda davacının asli kusurlu olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :

Dava, haksız fiilden kaynaklanan (trafik kazası) maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davalı vekilleri zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Kaza tarihi 04/08/2021, dava tarihi ise 31/08/2023'dür. Davacı vekili, dava açmadan önce davalı ... şirketine başvuru yapmıştır. KTK m. 109/3 (ve ZMMS Genel Şartları) uyarınca, sigortacıya yapılan yazılı başvuru zamanaşımını kesen bir neden olup ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-15. bendinde "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." Düzenlemesi de dikkate alındığında, arabuluculukta geçen 25 günlük sürede de zamanaşımı işlemeyeceğinden, iki yıllık sürenin dolmadığından davalıların bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.

Davalı ... vekili, telefona SMS ile bildirimde bulunmasına rağmen araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde uygulanacak parça-tedarik-işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre sorumluluğunun bulunduğunu ve hak edilen yüzde 36 iskonto oranının uygulanmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.

Bilirkişi raporunda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin... E. sayılı kararına atıfta bulunularak, davalı ile yetkili servisler arasındaki iskonto anlaşmasının davacıyı bağlamayacağı ve davacının 'gerçek zararının' (iskontosuz bedel) tespiti gerektiği belirtilerek iskontosuz hesaplama yapılmıştır.

6762 sayılı TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı ... şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Kaldı ki, dosyaya sunulu sigorta poliçesinde, anlaşmalı servis dışında onarım halinde muafiyet uygulanacağına ilişkin hükme rastlanmamıştır. Yine 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1. maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Bu nedenle davacı lehine KDV dahil edilerek hasar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmamaktadır. ( Yargıtay 17.HD 04/04/2016 tarih 2015/14700 E 2016/4229 K).

Davalılar vekilleri ayrı ayrı değer kaybı hesabı yönünden kazaya karışan aracın önceki hasar kayıtlarının incelenmediğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuşlardır.

Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E-2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.

Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam).

Somut olayda yerel mahkemece davacı tarafa ait aracın tüm kayıtları celbedilmiş ve hesaplama yapılırken aracın tramer kayıtları da incelenmiş olup, davalıların bu yöne ilişkin istinaf nedenlere yerinde değildir.

Davalı ... yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.

Davalı ... poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olup harç, vekalet ücreti ve diğer tüm yargılama giderlerinden poliçe limitiyle orantılı olarak sorumluluğuna karar verilmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2019/6611 E-2020/4503 K sayılı ilam).

Somut olayda, davalı ... şirketinin, dava konusu maddi tazminat taleplerinden poliçe limiti ile sorumlu olduğu, manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığı, sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olan sigorta şirketi, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinden de ancak sorumlu olduğu limitin hükmedilen toplam tazminata oranı ölçüsünde sorumlu tutulabileceği, yerel mahkeme yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkralarında bu hususun dikkate alınmış olduğu görülmekle davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir.

Davalılar ... ve ... hükme esas alınan kusur oranları yönünden istinaf talebinde bulunmuşlardır.

Yerel mahkemenin 13/03/2024 tarihli, makine mühendisi ve trafik uzmanından oluşan bilirkişi heyeti raporunu hükme esas aldığı görülmektedir. Söz konusu raporda, olayın meydana geldiği Pazar Caddesi ile 637. Sokak kavşağının 'kontrolsüz kavşak' niteliğinde olduğu, bu tip kavşaklarda geçiş üstünlüğünün 2918 sayılı KTK 57/1-c maddesi uyarınca sağdan gelen araçta olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda, davalı sürücü ...'ın Pazar Caddesi üzerinden kavşağa 'soldaki araç' olarak girdiği, sağından (637. Sokak) gelen davacı aracına yol vermesi gerekirken vermediği, bu nedenle KTK 57/a ve 84/h maddelerini ihlal ederek %75 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı sürücüsü Mustafa Seyren'in ise, KTK 52/1-a maddesi uyarınca kontrolsüz kavşağa yaklaşırken hızını yeterince azaltmadığı, güvenli trafik ortamını oluşturmadan kavşağa giriş yaptığı anlaşıldığından %25 oranında tali kusurlu bulunduğu kanaatine varılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, olay yeri krokisi, kaza tespit tutanağı ve dosyadaki mevcut delillere uygun, Yargıtay denetimine elverişli ve yeterli niteliktedir. Davalıların kusura itirazları yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı ...Ş. Vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-a)İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar tarafından yatırılması gereken 3.593,39.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 898,35.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.695,04.-TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

b)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...Ş. tarafından yatırılması gereken 2.937,33.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.222,74.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.714,59.-TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

...

Başkan

...

...

Üye

...

...

Üye

...

...

Katip

...

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı