TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALILAR:1-
2-
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 13/07/2020
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... ve diğer davalı ... Tekstil Turizm İnşaat Gıda Peyzaj Uygulamaları ve Fidancılık İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için üzerlerine karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasını ve Davalı ...'nın diğer davalı ... Tekstil Turizm İnşaat Gıda Peyzaj Uygulamaları ve Fidancılık İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin gizli ortağı olduğunun tespitine karar verilmesi talep ettiği , ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Tekstil Turizm İnşaat Gıda Peyzaj Uygulamaları ve Fidancılık İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin — 2017 yılı hesaplarının Vergi Müfettişi ... tarafından incelenmesi sonucunda 21/02/2020 tarih ve 2020-... sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlendiği, söz konusu raporda mükellef kurumun 2017 yılında bilerek ve isteyerek sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunduğunu muhasebe hilesi yaptığını ve mükellef kurumun ortaklık Yapısının gerçeği yansıtmadığı, kurumu 2016-2019 yılları arasında gerçekte sevk ve idare eden şahsın davalı ... isimli şahıs olduğu, anılan şahsın diğer davalı şirketin gizli ortağı olduğu kanaatine varıldığı hususlarının tespit edildiği, ayrıca söz konusu Vergi Teknik Raporunun sonuç kısmında 2016-2019 hesap dönemlerinde sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı VUK 359, maddesinde açıklanan hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması için Vergi Suçu Raporu düzenlenmesi gerektiği; sahtecilik suçundan dava açılmasının ihtimal dahilinde olduğu; Vergi Müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Raporda yer alan tüm ifadeler ve raporda alınan diğer tespitler dikkate alındığında tespit davası açmak idarenin menfaatinin bulunduğu, Öncelikle davalıların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından üzerlerine karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulması ; ayrıca Davalı ...'nın ve diğer davalı ... Tekstil Turizm İnşaat Gıda Peyzaj Uygulamaları ve Fidancılık İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin gizli ortağı olduğunun tespiti edilmesini ve davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce 17/07/2020 tarihli kararıyla '' O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalılar ...' ın diğer davalı ... Tekstil Turizm İnşaat Gıda Peyzaj Uygulamaları ve Fidancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş gizli ortağı olduğunun tespiti talep edilmiş ise de şirket işlemleri ve bu arada VUK ve 6183 sayılı yasalar çerçevesinde muhatap olunacak kişiler şirketin kayıtlı ortaklarıdır. Davalıların davacıya zarar vermeleri muvazalı işlem yapılmaları için eda istemli dava açılması muhtemel olduğu, tespit davasının açılmasında güncel hukuki yararın olmadığı kanaatine varılarak hukuki yara dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.( ... BAM 5 HD 2018/ Esas ve 2018/ Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, idarenin yapması gereken açık ve emredici bir hüküm olduğu, tespit hükmü ile idari işlemlerden dolayı gidilecek kanun yollarında sorunlara neden olabileceği, ihtiyati tedbir istemi için de hukuki yararın olmadığı, ayrıca idarenin tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiğinden, eldeki davanın konusunu teşkil eden tespit ve tedbir talepleri yönünden hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmaktadır "... 11 HD 17/06/2016 tarih 2016/ Esas 2016/ sayılı Kararı")'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz işbu kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... BAM 5. HD'nin 2022/ Esas 2025/ Karar sayılı ilamıyla'' Mahkemenin, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğini öngören HMK'nın 138. maddesi hükmü, dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu hüküm, hakime, belirtilen hususlar hakkında gerekmiyorsa ön inceleme duruşması yapmaksızın karar verebilme yetkisi tanır. Ön inceleme duruşması yapmaksızın dosya üzerinden karar verilebilmesi için de, davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması gereklidir. Yasa'nın 137'nci maddesinin (1.) fıkrasında, ön inceleme dilekçelerinin karşılıklı verilmesinden sonra yapılacağının açıkça öngörülmüş olması karşısında, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında hakim tarafından kendiliğinden gözetileceğine ilişkin 115/1. madde hükmü de, bu hususlarda, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilebileceğine izin verir tarzda bir yoruma elverişli değildir. Hukuki dinlenilme hakkı yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu nedenle mahkemece, davalı tarafa dava dilekçesi tebliğe çıkarılarak, cevap dilekçesi verildiği takdirde de dilekçe teatileri bitirilerek ondan sonra dava şartı eksikliği hususunda değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından Kanun'da belirtilen bu düzenlemeye uyulmadan, tensip ile karar verilmesi yerinde değildir ''gerekçesiyle kaldırılmıştır.Mahkememizce işbu dava dosyası yeniden esasa kaydedilmiş ve ilgili ... ilamı doğrultusunda davalılara dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ve dilekçeler aşaması tamamlanmıştır.HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davaları, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır ve eda davasının öncüsü durumundadır. Henüz koşulları tamam olmadığı için açılamayan eda davası için ilerdeki hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması bakımından, kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit davası güncel bir yarar var ise açılabilir. Tespit davasının konusu maddi vakıalar değil, yalnız hukuki ilişkiler olabilir ve hukuki ilişkinin var olup olmadığının hemen tespitinde davacının güncel bir yararı bulunmalıdır. Hukuki yararın varlığı, dava koşulu niteliğinde olup; mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulur. Dava, hakkın ihlali nedeniyle mahkemeden hukuki korunma istemidir. Dava hakkı da, hukuki yarar ile sınırlıdır. Davacı, ihlal edildiğini ileri sürdüğü hakkını elde edebilmek için mahkeme kararına muhtaç bulunmalıdır. Bu bağlamda, hukuki korunmada (davada), zorunluluk olmalıdır. Tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse o zaman davacının ayrı bir tespit davası açmasında hukuki yararı yoktur. Îdeal veya geleceğe dönük bir yarar yeterli değildir. Kural olarak, eda davalarında hukuki yararın varlığı asıldır ve ayrıca bu yönde bir ispat yükümlülüğü yoktur. Eda davası ile aynı zamanda davanın dayandığı hakkın veya hukuki ilişkinin var olduğunun tespiti de hüküm altına alınır ve buna bağlı olarak eda emrini kapsar. O halde eda davası açmak mümkün ise tespit davası açılamaz. Tespit davalarında ise; hukuki ilişkinin varlığının, hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerekir. Bu da, üç şartın birlikte varlığına bağlıdır.a)Davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı, b)Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı,
c)Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır.Somut olayda her ne kadar davacı tarafça davalıların gizli ortak olduğundan bahisle tespit kararı verilmesi talep edilmiş ise de yukarıda da belirtildiği üzere davacının işbu davada hukuki yararının olmadığı, davacının talebinin açılacak ayrı bir davada(örneğin alacak vs) değerlendirilebileceği ve davacının iddialarının ancak eda davasında ileri sürülmesi gerektiğinden, davacının korunmaya değer güncel bir yararının bulunmadığı gözetilerek, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.(Emsal mahiyette ... 23. HD'nin 2016/654 Esas 2018/326 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın hukuki yarar dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine,
2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/06/2026
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.