1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/99 E., 2018/1098 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 11.09.2018 Sayı: 2014/99 E. - 2018/1098 K. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2016/

KARAR NO : 2018/

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ : Av.

Av.

DAVALI :

VEKİLİ : Av.

DAVA : Menfi Tespit ve Adi Ortaklığın Feshi - Tasfiyesi

DAVA TARİHİ : 18/08/2016

KARAR TARİHİ : 18/07/2018

Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında,

DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf özet olarak, taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki sona ermeden ve adi ortaklık tasfiye edilmeden tarafların birbirlerinden alacak iddia edemeyeceklerini, ortaklık konusu makinaların dava dilekçesinde listelendiğini, bunların ihracat bedelleri toplamının 289.000 EURO olduğunu, davalı tarafın ortaklık tasfiye edilmeden alacak iddia ederek ... 15.İcra Dairesinin 2016/... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, bu takibin usulsüz biçimde kesinleştirildiğini ileri sürerek takibin tedbiren durdurulmasını ve adı geçen icra dosyasında ileri sürülen talepler yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, alacaklı tarafın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine, karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davanın reddini istemiş, davalı şirketin ... menşeli bir şirket olduğunu, taraflar arasında bir ticari işbirliği bulunduğunu, mülkiyeti davalıya ait olan makinaların davacı şirkete satıldığını, bu makinaların yarı bedelinin davalıdan geri alınarak makinaların üçüncü kişilere satılması halinde karın paylaşılması konusunda mutabakata varıldığını, makinalardan üçüncü satan davacı şirketin kendilerine bilgi vermediğini, kar payını da ödemediğini, takibin bu makinaların yarı hissesinin alınması için ödediği sermaye payına ve kar payına ilişkin olduğunu, yapılan haciz sırasında makinaların fabrikada bulunmadığının da tespit edildiğini ileri sürmüştür.

DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava öncelikle menfi tespit talebiyle açılmış olmakla birlikte adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi de talep edilmiş olmakla yığılmış dava tabir edilen türden, birden çok davanın tek dava dilekçesiyle açılması hali söz konusudur. Bu itibarla davacının ileri sürdüğü taleplerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Öncelikle davacı tarafın menfi tespit talebi ele alınmıştır. Davacı aleyhine davalı tarafça başlatılan icra takibi şeklen kesinleşmiştir. Davacı taraf 35. maddeye göre yapılan tebligata rağmen ilamsız icra takibine itiraz etmemiştir. Tebligatın usulsüzlüğü ileri sürülmüşse de bu hususun mahkememizce nazara alınması doğru değildir. Nitekim davacı taraf ... 4. Hukuk Mahkemesinin de 2016/... esas sayılı dosya ile tebligat usulsüzlüğü iddiasını ileri sürmüş bulunmaktadır. Takip kesinleşmiş olsa bile borçlunun takip sürdükçe menfi tespit talep etme imkanı mevcuttur. Dava bu yönüyle ele alınmış ve ispat külfetinin davacı taraf üzerinde bulunduğu da gözetilerek deliller toplanmıştır. Menfi tespit talebine konu alacağın hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Davacı tarafın iddiası hukuki ilişkinin adi ortaklık mahiyetinde olduğu yönündedir. Davalı taraf da cevap dilekçesinde açık bir biçimde buna karşı çıkmamış sadece davacının ortaklıktan kaynaklanan mükellefiyetlerini yerine getirmediğini ileri sürmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede de taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık biçiminde değerlendirilmesinde sakınca görülmemiştir. Taraflar arasındaki ilişkinin konsinye satış ilişkisine benzer yönleri olmakla birlikte hukuki ilişkinin nitelenmesi sonuca etkili değildir. Uyuşmazlığın ve ilişkinin niteliğini belirlemek için sürecin özetlenmesinde yarar vardır. Alışverişin başlangıcında satıcısının davalı taraf olduğu sekiz adet makina ithalat yoluyla ...'ye getirilmiş ve ithalat bedellerinin tamamı davacı şirket tarafından ödenmiştir. Bu aşamaya kadar bir satış sözleşmesi söz konusudur. Mal teslim edilip bedeli ödenmekle sözleşme tamamlanmıştır. Ancak bundan sonra satıcı taraf tahsil ettiği satış bedellerinin yarısını alıcıya iade etmiştir. Anlaşmaya göre davacı alıcı tarafından üçüncü kişilere satılması gereken makinaların satışından elde edilecek kâr taraflar arasında paylaşılacaktır. Bu aşamada taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi kurulduğu söylenebilir. Zira elde edilen kâr paylaşılmak üzere taraflar emek ve sermayelerini birleştirmiştir. Ancak sekiz ayrı makinanın tamamı üzerinde ve bir bütün halinde adi ortaklık kurulduğu söylenemez. Bu itibarla adi ortaklık sona ermeden ortaklık payının geri istenemeyeceği iddiası haklı görülmemiştir. Açıkça görülmektedir ki davalı taraf satış sonucunda elde edilecek kârın yarısına kavuşmak için satış bedelinin yarısını geri ödemiştir. Satış bedelinin yarısının geri ödenmesiyle her bir makina üzerinde ayrı ayrı paylı mülkiyet hakkı doğmuştur. Makinaların satışından elde edilecek karın paylaşılacağı noktasında hiçbir uyuşmazlık bulunmamasına rağmen sekiz ayrı makina için bir adi ortaklık kurulduğu iddiası ispata muhtaçtır. Ancak davacı taraf bu fiili adi ortaklık ilişkisini yazılı delillerle ispat edebilmiş değildir. Davacı taraf makina bedellerinin gerçek fiyattan daha yüksek gösterilerek zarara uğratıldığını ileri sürmüşse de bunu destekleyecek delili yoktur. Taraflar basiretli tacir ilkesine uygun biçimde hareket etmeli ve satın aldığı malın piyasa değerini gerçeğe uygun biçimde araştırıp tespit etmelidir. Bu aşamada malın yüksek değerle satıldığı iddialarına itibar edilmesi mümkün değildir. Mahkememizin kabulüne göre taraflar arasındaki anlaşma her bir makinanın satışından elde edilecek kârın eşit oranlarla paylaşılmasından ibaret bir ilişki söz konusudur. İlişki bu yönüyle kısmen konsinye satış ilişkisine de benzer. Yazılı delille ispat edilemeyen ve adi ortaklığın diğer hükümlerine ilişkin olan şartlar mahkememizce nazara alınmamıştır. Bu cümleden olmak üzere davacı tarafın makinaların muhafazası, depolanması, nakliyesi, teslimi gibi aşamalarda ortaya çıkan masrafların hesaba katılması mümkün değildir. Yine mahkememizin kabulüne göre davacı taraf her bir makinayı sattığında davalı tarafın kâr payı ile birlikte makinanın geri kalan yarı bedelini de ödemek zorundadır. Her bir makina satıldıkça onun üzerindeki ortaklık ilişkisi sona erer ve satış bedelini tahsil eden tarafa hesap verme yükümlülüğü doğar. Tüm makinalar üzerinde bir bütün halinde adi ortaklık bulunduğunu söylemek olağan işleyişe aykırıdır. Yazılı biçimde ispat edilememiştir. O halde davacı taraf sattığı makinalardan elde edilen geliri gecikmeksizin paylaştırmalıdır. Nitekim icra takibinin de satışlardan kaynaklanan paya ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf sekiz makinadan üçünün üçüncü kişilere satıldığını doğrulamış ancak elde edilen gelirin paylaştırılmadığını da ikrar etmiştir. Davalı tarafça takibe konulan miktarın gerçeğe uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, makinaların üçüncü kişilere satılıp satılmadığı, satış bedellerinin ne olduğu konusunda kayıtların araştırılması uygun görülmüştür. Bu amaçla davacı defterleri üzerinde inceleme yetkisi verilmiştir. Davacı defterlerinin usulüne uygun biçimde tutulduğunu belirten 05/01/2018 tarihli raporda davacı şirketin makinalara ilişkin masraf ve maliyetleri ayrı hesaplarda takip etmediği, kimi harcamalara ilişkin davalıyı borçlandırıcı kayıt tuttuğu ancak harcama tutarları ile hesapların birbiriyle örtüşmediği belirtilmiştir. Rapora göre sekiz adet makina satışı yapılmış olup satış bedelleri toplamı 317.850 Euro'dur. Bu bedel başlangıçta davacı tarafça tamamen ödenmiş olduğu da kayıtlardan anlaşılmaktadır. Ancak davalı tarafından yapılan ödemelerin ne kadarının bir ortaklık ilişkisine ilişkin olduğu kayıtlardan anlaşılamamaktadır. Ancak 2015 yılı sonu itibariyle davacı taraf davalıya kendi defterlerine dahi 559.169,74 TL borçlu durumdadır. Rapora göre makinaların hiç birisi davacı şirket envanterinde kayıtlı değildir.Makinaların tamamı üçüncü kişilere satılmıştır. Makinaların hangi tarihte kime satıldığı bilirkişi raporunda bir tablo halinde gösterilmiştir. Eldeki dava 18/08/2016 tarihinde açıldığına göre dava tarihi itibariyle tüm makinalar satılmış durumdadır. Bu olgu davacı tarafın tüm mallar satılmadan tasfiye payı istenemeyeceğine ilişkin iddiasıyla da çelişkilidir. Rapordaki eksik ve tartışmalı hususları gidermek için 23/05/2018 tarihinde ek rapor alınmıştır. Buna göre sekiz ayrı makinanın satış bedel 317.850 Euro'dur. Davalı tarafça 249.406,89 Euro geri ödeme yapılmış ve bu miktar davalı kayıtlarına 562.611,69 TL olarak yansımıştır. Makinalar toplam 448.300 Euro bedelle üçüncü kişilere satılmış durumdadır. Tüm bu izahat ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Rakamlar ve miktarlar farklı olsa bile makinalar üzerinde eşit paylı mülkiyet hakkı bulunduğu ve satışından elde edilecek kârın da paylaşılacağı nazara alındığında diğer tüm hususların esasa tesiri yoktur. Bu itibarla davacı tarafın kimi satışlarının danışıklı olduğu yolundaki iddialar da araştırılmamıştır. Davacı taraf her makina satıldıkça davalının payına düşen kârı ve mülkiyet payı ödemelidir. Dava tarihi itibariyle davacı tarafın borcunun takip miktarından fazla olduğu anlaşılmaktadır. Zira makinalar üçüncü kişilere toplam 448.300 Euro karşılığında satılmıştır. Davalının bundan kaynaklanan %50'lik payının halen ödenmediği de ortadadır.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın reddine,

Alınması gereken 35,90 TL harcın, peşin yatırılan 12.403,60-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 12.367,70-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Davacı tarafça yapılan muhakeme masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Davalı vekili lehine takdir edilen 43.002-TL ücreti-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, anlatıldı. 18/07/2018

Başkan e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip e-imzalı

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı