T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/746 Esas
KARAR NO : 2024/888
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/08/2024
KARAR TARİHİ : 20/09/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı ile .... arasında 2009 tarihinde Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, İstanbul, ... ... ada, 2 parselde kayıtlı bulunan 1368 m2 arsa hissesine sahip 6 adet dükkan satın aldığını ve bedellerini ödediğini, ...'ın davacının satın aldığı taşınmaz için takas teklif ettiğini, .... ada, 2 parseldeki taşınmazlar yerine .... ada 2 parselde bulunan taşınmazları vakfa verdiğini, taşınmazın dini tesis alanına alınması sebebiyle tapuda takas gündeme geldiğini, ... adına kayıtlı .... ile yapılan ...., Arsa Satışı Karşılık Gelir Paylaşaımı Usulü ile yapılması işi ile ilgili İstanbul ili, .... ilçesi ... Mahallesi tapuda .... ada, 2 parselde kayıtlı taşınmazla ilgili inşaat yapılması için anlaşmaya varıldığını, söz konusu işin yapıldığı alan üzerinde davacıya ait taşınmaza karşılık teklif edilen takas işleminin davacı tarafından kabul edildiğinden Beyoğlu .... Noterliğinin 27/12/2016 tarih, .... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi tanzim edildiğini, .... ile ... arasında Paylaşım Protokolü yapıldığını, .... ile ... arasında takas gereğince devri gereken tapu hisselerinin bir kısmının davalı .... Holding adına kayıtlı olduğunu, ... ve .... aleyhine Bakırköy.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile davada ihtiyati tedbir kararı verilerek duruşmanın ileri tarihe ertelendiğini, iş bu davanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesinin usul ekonomisi gereği yararlı olduğunu, ... tarafından 30/09/2021 tarihinde 16 adet bağımsız bölümle ilgili davacı vakfa maliyet faturası gönderildiğini, iş bu bağımsız bölümlere ilişkin emlak vergisinin ...bank kanalıyla ... A.Ş. Hesabına davacı tarafından ödendiğini, belirterek, dava konusu bağımsız bölümler üzerine davalı hisselerine ihtiyati tedbir konulmasına, dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dava konusu bağımsız bölüm hisselerinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı vakıf adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, Tapu İptali ve tescil isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Dava konusu somut olayda, davacının kendisini, dava dilekçesinde, kamu yararına çalışan bir vakıf olduğu, gelirini ihtiyaç sahibi öğrencilere yurt temin etmekte ve vatandaşlara karşılıksız yardımda bulunmakta kullandığı şeklinde açıklamış ve bu haliyle davacı vakfın tacir sıfatına haiz olmadığı tespit edilmiş olup, yalnızca davalının tacir olması durumunda uyuşmazlığın ticari dava olarak görülemeyeceği hususu yukarıda detaylıca açıklanmakla, eldeki uyuşmazlığın nispi ticari dava olmadığı ve yine kanunda sayılı mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği sonuç ve kanaati ile görevli mahkemenin genel yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olması ile mahkememizin görevsizliğine dair, dosya üzerinden tespit edilen, açıklanan hususlar ve Yargıtay HGK 2017/15-2140 esas, 2019/442 karar numaralı ilamı doğrultusunda bu aşamada karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
6-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece ele alınmasına,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır