T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/52 Esas
KARAR NO : 2024/655
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2018
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Bakırköy ....İcra müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası kapsamında davalı ile .... San. ve Tic. Ltd. Şti.”ne ortak olduğu döneme ilişkin vergi dairesince yapılan inceleme sonucu 2007 - 2008 ve 2009 vergilendirme yıllarına ait re’sen Katma Değer Vergisi Tarhıyatı yapılarak, Vergi Ziya Cezası, Özel Usulsüzlük Cezası kesilmiş olup söz konusu cezaların iptaline ilişkin müvekkili tarafından davalar ikame edilmiş ancak dava sürecince cezalar yapılandınlarak(Vergi Affından Yararlandırılarak) taksitler halinde ödenmekte olduğunu, davalı/borçlu ile müvekkilinin ortak olduğu döneme ilişkin cezalardan müştereken sorumlu olmaları nedeniyle ödenmiş olan vergi cezalarının %50’si davalı tarafa rücu edildiğini, ancak davalı tarafından icra takibine itiraz edilerek icra takibinin durdurulmuş olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davalı yanın haksız ve mesnetsiz itirazın iptalini, takibin 6.194,64 TL Asıl Alacak üzerinden Ana Paraya İşleyecek Yasal Faiz ile birlikte devamını, davalının Asıl Alacak olan 6.194,64 TL üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borcun dava dilekçesinde de belirtildiği üzere .... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait olduğunu, davacı ...’ın da bu şirketin tek sahibi olduğunu, borçlu davacının ... olmayıp belirttikleri gibi şirket olduğundan davacıların Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında alacaklılık sıfatları ve huzurdaki davada da davacılık sıfatlarının olmadığını, bu nedenle öncelikle davacının dava açma yetkisinin bulunmadığından ve davanın mesmu olmadığı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, belirtilen cezalarla ilgili şirket adına İstanbul Vergi Dairesinde de dava açılmış olduğunu, bu davalardan bir kısmının vergi dairesi işlemini iptal ederek, davacı kazanılmış davadan feragat ederek yapılandırmaya gitmiş olduğundan, bu yönü ile de dava açmaya hakkının olmadığını, ilişikte sundukları tarafların anlaşma olarak boşandığı dosyada da anlaşma protokolü olarak sundukları ve duruşma sırasında da bizzat kabul ettikleri protokol içeriğine göre de davacı ile davalı borç alacakları ile ilgili anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşmaya göre üzerlerine düşen görevleri yerine getirdiklerini, buna göre de davacının davalı müvekkilinden her hangi bir talepte bulunmaya hakkının olmadığını, vergi borçları ile ilgili tahakkukların 2007 - 2008 - 2009 yıllarına ait olduğunu, tarafların Bakırköy ... Aile Mahkeme’sinin .... E.Sayılı dosyası ile boşandıklarını iş bu boşanma kararını 26.04.2011 tarihinde kesinleştiğini, TTK’nın 264-265-266 maddelerine göre hisse devri yapıldığı tarihten itibaren 3 yıl geçtiğini, bununla ilgili devir alanın devredene herhangi bir talepte bulunma hakkının kalmadığını, zaman aşımına uğradığını, ayrıca protokol içeriğine göre de talep hakkı olmadığının kesinleşmiş Mahkeme Kararı ile de kabul edildiğini, davacının herhangi bir dava hakkı olmadığından davasının reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
Dava, şirket ortaklığından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 15/10/2019 tarih, .. esas ve ... karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, Mahkememiz ilamının İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 15/12/2022 tarih, ...esas ve ... karar sayılı ilamı ile; "......Taraflar arasında, boşanma davasının gerçekleşmiş olduğu, ayrıca boşanma davası sırasında düzenlenen boşanma protokolü ile tarafların hissedarı olduğu ...Ltd. Şirket'inin davacı tarafa hisse devir sözleşmesiyle birlikte davalı tarafça devredilmiş olduğu, devir hususunun boşanma protokolünün 2 numaralı bendinde yer aldığı ve dava dışı şirketle ilgili olarak ceza ihbarname bildirimlerinin tahakkuk ettirilmiş olduğu, davacı tarafça şirketin vergilendirme dönemlerine dair alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, boşanma protokolüne konu olan şirket devrinde devir alanın, protokol tarihi ve hisse devir tarihinden önceki döneme ait olan vergi cezalarının tamamından sorumlu olup olmayacağı, davacı devir alan tarafından boşanma protokolüne rağmen davalı devir edenden ceza bedelini tahsil talebinin usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı ile davalı yararına kötü niyet tazminatına karar verilmiş olması ve mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Mahkemece, taraf delilleri dosyaya ibraz edildikten sonra dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında, tarafların iddia ve savunmaları özetlenip, dosya kapsamında bulunan delillerin HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, dosya kapsamı itibariyle davanın reddine karar verdiğini belirtmiş ise de gerekçelerini kararda tartışmamıştır. Hangi hukuki sebeple ve hangi maddi vakıalar sabit görülerek karar verildiği, iddia ve savunma gerekçelerinin nasıl aşıldığı gösterilmeden gerekçesiz olarak hüküm verilmiştir. ...... Karar, bu haliyle istinaf incelemesine elverişli değildir. HMK’nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, işin esası incelenmeksizin. ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine...." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma ilamından sonra yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E ... K ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E ... K Sayılı ilamları dosya kapsamına alınmış, İstanbul ...Vergi Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası, İstanbul ...Vergi Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası, İstanbul ...Vergi Mahkemesi... E. Sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul ... Vergi Daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazılan müzekkere cevapları celbedilmiştir. Delillerin değerlendirilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan 08.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda "Taraflar arasında imzalanmış 01/02/2011 Tarihli Boşanma Protokolü'nün 2 no.lu maddesine göre, tarafların ortak oldukları ... Ltd. Şti, ....'e ait olacak ve ... kendi hissesini karşılıksız olarak diğer eşe veya göstereceği birisine devredecek olduğu, bu şirketin tüm alacak ve borçlarının devir alana ait olacağının belirlenmiş olduğu, Taraflar arasında 06.04.2011 Tarihinde Bakırköy ....Noterliği ... Yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi düzenlenmiş olduğu, bu sözleşmeye göre, davalı ...'ün, şirketteki 9004 hissesini bütün aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte şirket ortaklarından ...'a 225.100,00-TL bedel karşılığında devir ve temlik etmiş olduğu, Dosyaya sunulu 25.04.... tarihli .... sayı no.lu Ticaret Sicil Gazetesine göre, dava dışı ...Ltd.Şti.'nin ortaklarından davalı ...'ün 225.100 TL'lik hissesini, davacı ...'a, 9.500,-TL'sini ... devrederek ortaklıktan ayrılmış olduğu tespit edilmiş olduğu, davalının sermayesini devretmesinden önce, şirketin sermayesinin 234.600,-TL'sinin davalı ...'e (2460) 156.400,-TL'sinin davacı ...'a (9440) ait olduğu, Davacı yan tarafından işbu dava ile talep edilmiş dava dışı ......Ltd.Şti.'ne düzenlenmiş Vergi Cezasının 2007,2008 ve 2009 dönemlerine ait olduğu, düzenlenen .... Vergi İnceleme Raporu ile ... sayılı Vergi İnceleme Raporlarına istinaden ihbarnamelerin, 6736 sayılı kanunun 3. maddesine göre yapılandırdığı, Maslak Vergi tarafından 05.04.2023 tarihinde gönderilmiş cevap yazıs ekindeki belgelere göre, .... Tecil dosya numaralı yapılandırmanıış 24.11.2016 tarihinde 18 taksit olarak yapılmış olduğu ve toplam yapılandırma tutarını: 223.006,99 TL olduğu, yapılandırmanın tamamının ödenmiş olduğu ve bu nedenle tecilir 29/10/2020 tarihinde kaldırılmış olduğu, dava dışı dava dışı ......Ltd.Şti.'nir tasfiyesinin sona erdiği 11.12.2014 tarihinde tescil edildiği, yapılandırma taksitlerinin ödenmi: olduğu tarihlerde şirket kapalı olduğu, davacı yan tarafından davalı yandan ödenmiş olar yapılandırma bedelinin %50'sinin talep edilmiş olduğu, icra takibinin 12.389,28 TL için yapılmış olduğu, davacı yan cevaba cevap dilekçesinde takibin 32.060,77 TL asıl alacak üzerinder anaparaya işleyecek yasal faiz ile birlikte devamını talep etmiş olduğu, Her ne kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usul Hakkında Kanunun'un m.35/1-hükmü gereğince ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fikra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiş olsa da tarafların ortak iradesini yansıtan hem boşanma protokolünde hem de hisse devri sözleşmesinde şirket hisse devrinin tüm alacak ve borçları ile birlikte devralana yapıldığının kararlaştırıldığı, hisse devir sözleşmesinde, davalı devredenin devir tarihine kadar doğabilecek kamu borçlarından dolayı açıkça herhangi bir sorumluluk üstlenmediği, devrenden davalının davacıya karşı ayrıca ve açıkça herhangi bir sorumluluk üstlenmemesi nedeniyle, borcu ödeyen davacının payı devreden eski ortağa karşı herhangi bir rücu hakkının olamayacağı" görüşü bildirilmiştir.
Tüm dosya, taraflar arasındaki benzer nitelikteki kesinleşmiş mahkeme ilamları, istinaf kararları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava, hisse devir sözleşmesi öncesi döneme ait olup sonradan tahakkuk ettirilen ve davacı şirket yetkilisi tarafından ödenen şirketin kamu borçlarının hisseyi devreden ortaktan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, dava konusu cezalardan davalının sorumlu olup olmadığı, davalıya başvuru şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının yaptığı ödemeye istinaden davalıya rücu edip edemeyeceği hususlarında toplanmaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD'nin 2020/1293 E. -2023/639 K. Sayılı ilamında belirttiği gibi Limited şirket ortaklarının asli borcu, tüzel kişiliğe karşı taahhüt ettikleri sermayeyle sınırlı olup, ortak bu borcu yerine getirmekle sorumluluktan kurtulmuş olur (TTK m.573/2). Bu nedenle, ortağın limited şirketin borçlarından dolayı kural olarak sorumluluğu bulunmamaktadır. Anılan kuralın istisnalarından biri, AATUHK'nun 35. maddesinde düzenlenen limited şirketin kamu idaresine karşı ödenmeyen veya ödenmeyeceği anlaşılan borçlarıdır. Ortaklar, bu borçlarından dolayı payları oranında idareye karşı sorumludurlar. Bu sorumluluk, idareye karşı bağımsız bir sorumluluk olup, anılan Kanuna 5766 sayılı kanun ile yapılan değişiklikle payın devri halinde dahi ortadan kalkmayan bir nitelik kazanmıştır.
Somut davada; taraflar arasındaki 01/02/2011 tarihli boşanma protokolünde ... Ltd. Şti.'deki davalı ... hisselerinin davacı ... 'e devredileceği, şirketin tüm alacak ve borçlarının devir alana ait olacağı kararlaştırılmıştır. Bakırköy .... Noterliği'nin 06/04/2011 tarih ve ... sayılı limited şirket hisse devir sözleşmesi ile şirket hisseleri tüm aktifi ve pasifiyle davacıya devredilmiştir. Boşanma protokolü ve hisse devir sözleşmesi uyarınca şirketin borçlarından davalının iç ilişkide davacıya karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bahsi geçen protokolde ve hisse devir sözleşmesinde hangi borçların kastedildiği hususunda açık değil ise de kamu alacaklarının hariç tutulduğuna dair bir delil bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, devir sözleşmesinde, davalının devir tarihine kadar doğabilecek gerek kamu gerekse özel borçlardan dolayı bir sorumluluk üstlenmediği kabul edilmelidir. Netice itibariyle davacının davalılara rücu hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca davacının kötühiyetle hareket ettiği dosya kapsamı delillerle ispatlanamadığından talep edilen kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
Kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından bu husustaki taleplerin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 105,79-TL harcın mahsubu ile 321,81-TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar oluşturulmasına yer olmadığına,
5- Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 6.194,64-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak Davalı'ya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair, kesin olmak üzere davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024
Katip ...
☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ...
☪ e-imzalıdır. ☪