T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/162 Esas
KARAR NO : 2025/282
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/07/2020
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında ticari hizmet ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin, davalı tarafa şirkette bulunan jeneratör için yakıt temini ile şirket araçları için petrol hizmeti verildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yaklaşık 15 seneden bu yana faal şekilde alım-satım gerçekleştiğini, yapılan ödemelerden sor-nra cari hesap ekstresine göre davalının 10.880,65 TL borcunun olduğunu ve borcun ödenmediğini, davalı taraf aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu beyanla borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptalini, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesini, davalı tarafın aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı tarafa herhangi bir borçlarının olmadığını, davacı tarafın tüm alacak ve haklarını tahsil ettiğini, müvekkili şirketin içerisinde bulunduğu ekonomik güçlüğe rağmen piyasada iş yaptığı ve borçlu olduğu tüm firmalara karşı borçlarını tam anlamıyla ifa etmeye ve ödemeye özen gösteren bir firma olduğunu, davacı tarafça kesilen faturaların haksız olduğunu, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin ve davanın reddinin gerektiğini beyanla açılan davanın reddini, davacının haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Mahkememizin 12/11/2021 tarih, ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin ... Esas- ... Karar sayılı ilamı ile; “davalı şirketin istinafa konu karardan sonra iflasının açıldığı anlaşılmakla, taraf ehliyeti re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğundan davalı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeden istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece İİK'nın 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere” gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında Mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
-Dosyada mevcut müzekkere cevabının incelenmesinde; davalı şirketin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 14/09/2022 günü saat 11:17 itibariyle iflasına karar verilmiştir. İflas tasfiyesine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası ile devam olunmuştur.
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin ... Esas- ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK 218.madde) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir
-İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (m.194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (m.237) on gün sonraya kadar devam eder ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebilir (m.194/1).
-Mahkememizce celp edilen iflas kayıtlarının incelenmesinde; davalı müflis şirketin Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası üzerinden tasfiye işlemlerinin devam ettiği ve ilgili tasfiye dosyasında 2. Alacaklılar toplantısının gerçekleştirildiği görülmektedir.
-Mahkememiz dosyasında davalı şirketin dava tarihinden sonra iflasına karar verildiği nazara alınarak tebligat ve taraf teşkili işlemleri yönünden iflas dairesine tebligat yapılmış ve bu doğrultuda yargılamaya devam olunmuştur.
-Mahkememiz dosyasında kaldırma kararı öncesi düzenlenen bilirkişi kök raporunda özetle; davacı tarafın 2019-2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacı şirketin, davalı şirkete düzenlediği 2019 yılında 20 adet faturanın KDV dahil toplam 37.985,62 TL tutarında olduğunu, faturaların davacı tarafın defterlerine işlendiğini, davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan takibe konu cari hesap ektresine ait 4 adet faturanın KDV dahil 16.634,29 TL tutarlı olduğunu, bunun 2 adedinin 2019 yılı Mayıs ayında 2 adedinin 2019 yılı Temmuz ayında davacı tarafından BS formları ile beyan edildiğini, davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ektresinde 01.01.2019 tarihinde davalı taraftan 11.295,03 TL alacaklı olduğunu, 29.04.2019 tarihinde davacı tarafın, davalı taraftan alacağının 1.246,36 TL tutara düştüğünü, KDV dahil 5.033,66 TL ve 3.157,36 TL tutarlı fatura kayıt işlemleri ile 31.05.2019 tarihinde davacı tarafın, davalı taraftan alacağının 9.437,38 TL tutara yükseldiğini, 01.07.2019 tarihinde davacı tarafın, davalı taraftan alacağının 2.437,38 TL tutara düştüğünü, KDV dahil 2.596,00 TL ve 5.847,27 TL tutarlı fatura kayıt işlemleri ile 31.07.2019 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan alacağının 10.880,65 TL tutara yükseldiğini, 31.07.2019 ve 31.12.2019 tarihlerinde davacı tarafın, davalı taraftan 10.880,65 TL alacaklı olduğunu, 01.01.2020 tarihinde davacı tarafın, davalı taraftan 10.880,65 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığını, davacı tarafın davalı hakkında 10.880,65 TL asıl, 429,26 TL işlemiş faiz olmak üzere 11.309,91 TL toplam alacak üzerinden takibe geçtiğini, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne dair dosya muhteviyatında tevsik edici belge olmadığını, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 10.880,65 TL asıl alacağını talep edebileceğini, takip tarihinden önce talep edilen işlemiş faiz talebinin Mahkememizin takdirine bırakıldığını, takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi talep edebileceğinin bildirildiği görülmüştür.
-Yine kaldırma kararı öncesinde düzenlenen ek raporda özetle; davacı tarafın 2019 yılında davalı tarafa ait 9 adet faturayı KDV hariç 21.550,00 TL üzerinden beyan ettiğini, davalı tarafın 2019 yılında davacı tarafa ait 9 adet faturayı KDV hariç 21.550,00 TL üzerinden beyan ettiğini, tarafların karşılıklı olarak BA-BS formları ile 2019 yılında 9 adet faturayı KDV hariç 21.550,00 TL üzerinden beyan ettiğini, kök rapordaki sonuç ve kanaatinin değişmediğinin bildirildiği görülmüştür.
-Bu haliyle davalı şirket usulüne uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup bu durumda ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine kati delil teşkil ettiği, davacı şirketin, davalı şirkete düzenlediği 2019 yılında 20 adet faturanın KDV dahil toplam 37.985,62 TL tutarında olduğu, faturaların davacı tarafın defterlerine işlendiği, ticari defterler dışında n dosya muhteviyatına sunulan takibe konu cari hesap ekstresine ait 4 adet faturanın KDV dahil 16.634,29 TL tutarlı olduğu, tarafların karşılıklı olarak BA-BS formları ile 2019 yılında 9 adet faturanın KDV hariç 21.550,00 TL üzerinden vergi dairesine bildirildiği, böylelikle icra takibine konu edilen faturalardan kaynaklı alacağın BA-BS formları, davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile ispatlandığı, davalı tarafça ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de bu hususun ispat edilmediği, davacı tarafın alacak isteminin davalı şirketin müflis olması nazara alınarak iflas masasına kayıt ve kabulünün gerektiği anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Davacı tarafın Müflis ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden olan 10.880,65 TL alacağının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 185,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 429,58- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 185,82-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 700,00 TL bilirkişi ücreti, 457,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 1.211,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 10.880,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.21/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır