T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/481 Esas
KARAR NO : 2023/644
DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ : 15/05/2023
KARAR TARİHİ : 22/06/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin muhtelif yönetim kurulu üyeleri ve muhtelif ortakları tarafından pay ve oy çoğunlukları kötüye kullanılarak, müvekkillerinin iradesi yok sayılmakta olduğunu, bilinçli olarak ve sistematik bir şekilde müvekkillerinin şirket yönetiminden dışlanmaya, uzaklaştırılmaya çalışıldığını, bu çabanın ürünü olarak; müvekkillerinin muhalefetine rağmen genel kurula temsilci atanmasında menfaat ilişkisi olan şahıslar seçildiğini, davalı şirketin denetimi için muhtelif ortak ve yönetim kurulu üyeleri ile menfaat ilişkisi olan bağımsız denetim şirketi seçildiğini, geçmiş ve güncel dönem karları dağıtılmadığını, muhtelif yönetim kurulu üyelerine eşitlik ilkesine aykırı şekilde kat be kat huzur hakkı dağıtılarak örtülü kar payı mahiyetinde işlemler tesis edildiğini, şirketler grubunun dava dışı diğer şirketlerinde de aynı durum söz konusu olduğunu, özellikle yakın tarihte yapılması planlanan 2022 Yılı Olağan Genel Kurulu toplantısı öncesi 2022 yılı bilançosu, gelir tablosu ve nakit akım tablosu, mizan verileri gibi şirket verilerine erişim izninin pay oranı ne olursa olsun tüm ortaklara verilmesi gerekirken, pay sahibi olma yanında yönetim kurulu üyesi sıfatına da haiz müvekkilleri ile dahi bu bilgiler paylaşılmadığını sayılan bilgilerin hiçbirine müvekkillerimce ulaşılama mahkemeniz vasıtası ile davacı müvekkiller tarafından belirlenecek bir yeminli mali müşavir ve bir avukat refakatinde müvekillerine TTK m.392 hükmü gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkememizden vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların dava dilekçelerinde sözünü ettikleri ihtarname de bilgi alma ve inceleme amacıyla değil, şirket yöneticilerini bezdirmeye ve diğer ortakları istedikleri şekilde bölünmeye zorlamaya yönelik çabadan başka bir şey olmadığını şirketin işbu ihtarnameye göndermiş olduğu cevapta, kendilerinin TTK m. 392’nin kapsamının çok üzerinde bilgi alma ve inceleme haklarını kullandıkları, kendilerine düzenli olarak bilgi akışı sağlanmakla birlikte talepleri doğrultusunda bilgilendirilme yapılması için en kısa zamanda yönetim kurulunun toplantıya çağrılacağı ifade edildiğini, burada en kısa zaman dilim içerisinde denmesinin amacı, taleplerinin karşılanması için şirket bünyesinde mümkün olan en kısa sürede gerekli hazırlıkların yapılması ve yönetim kurulunun toplantıya çağrılması olduğunu, nitekim cevap verildikten hemen sonra 15 Mayıs 2023 tarihinde davacıların da içinde bulunduğu yönetim kurulu üyelerine 18 Mayıs 2023 tarihinde toplantı yapılmak üzere e posta ile çağrı gönderildiğini, bu arada şirketin ilgili birim çalışanlarına istenilen bilgi, belge ve defterlerin hazırlanması için talimat verilmiş ve gerekli hazırlıklara başlanıldığını, 18 Mayıs 2023 tarihinde yönetim kurulu toplantılarının yapıldığı yönetim kurulu başkanının odasında gerekli hazırlıklar yapılmış şekilde ve şirketin ilgili uzmanları ile birlikte toplantı saati beklenirken, davacılar toplantıya katılmadığını, Bu bilgiler ışığında şirketin yönetim kurulu başkanı davacıların istemini reddetmeyip kabul ettiğini ayrıca bilgi ve inceleme yetkisi isteminin yerine getirilmesi için yönetim kurulu toplantı tarihi belirleyip yönetim kurulunu toplantıya çağırdığından söz konusu dava için gerekli olan hukuki şartlar gerçekleşmediğini bu nedenlerle şartları oluşmadan ve dürüstlük kuralına aykırı olarak kötüniyetle açılmış bulunan işbu davanın reddi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygı ile talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; TTK.nun 392.maddesine dayalı olarak davacıya bilgi alma ve inceleme hakkı tanınması istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; TTK.nun 392.maddesine dayalı olarak davacıya bilgi alma ve inceleme hakkı tanınması şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Davalı şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
TTK MADDE 392- (1) Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fıkra hükmü uygulanır.
(2) Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bu konudaki istemi de reddedilemez; soruları cevapsız bırakılamaz.
(3) Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse, yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebilir.
(4) Başkan bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde üye, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabilir, mahkemenin kararı kesindir.
(5) Yönetim kurulu başkanı, kurulun izni olmaksızın, yönetim kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz, şirket defter ve dosyalarını inceleyemez. Yönetim kurulu başkanının bu isteminin reddedilmesi hâlinde başkan, dördüncü fıkraya göre mahkemeye başvurabilir.
(6) Yönetim kurulu üyesinin bu maddeden doğan hakları kısıtlanamaz, kaldırılamaz. Esas sözleşme ve yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir.
(7) Her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir.
Sonuç olarak, yukarıda ayrıntılarıyla izah edildiği üzere; Davacıların bağımsız denetim şirketinin seçilmesi ve yönetim kurulu başkanı ile başkan vekiline yönetim kurulu üyelerinin biraz üzerinde ücret ödenmesi ile ilgili iddiaları dava konusu edilmiş ve işbu iddialar halen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında derdest olduğu görülmüştür.
Ayrıca TTK m. 392/4’e göre yönetim kurulu başkanı bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini red ettiği takdirde, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi halinde üye, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Söz konusu hükümden anlaşılacağı üzere, söz konusu hükmün işletilebilmesi için öncelikle yönetim kurulu başkanının bir üyenin bilgi alma ve inceleme yapma istemini reddetmesi gerekir. Ancak davalı şirket şirketin yönetim kurulu başkanın üyelerin bilgi alma ve inceleme taleplerini reddettiğine dair bir durum sonuç ortaya çıkmamıştır. Sunulan e posta örneklerine göre en kısa zamanda yönetim kurulu toplantısı yapılacağı ifade edilmiş, birkaç gün içinde yönetim kurulu için toplantı tarihi belirlenerek toplantıya davet edilmişlerdir.
Öte yandan TTK m. 394/4’te öngörülen iki günlük süre, bilgi verme ve inceleme yetkisi verilmesi için yapılan yönetim kurulu toplantısı için öngörülen süre değildir; bu süre yönetim kurulu başkanının bilgi alma ve inceleme istemini reddetmesi halinde, bu talebin (veya yönetim kurulu başkanın ret kararının) değerlendirilmesi amacıyla yapılan yönetim kurulu toplantısı içindir. Yönetim kurulu, yönetim kurulu başkanını bilgi alma ve inceleme isteminin reddine ilişkin kararı doğru bulmayarak üyenin bilgi alma ve inceleme istemini kabul edebilir. Bu durumda bunun için gerekli hazırlıklar yapılarak bunun için yeni bir yönetim kurulu toplantısı yapılması söz konusu olacaktır. TTK m. 394/4’e göre mahkemeye başvurulabilmesi için, yönetim kurulu başkanının bilgi alma ve inceleme istemini reddetmesi ve bu ret kararının yönetim kuruluna sunulmuş olması gerekir. Bu husus dava açmanın ön şartını oluşturmaktadır Başkanı talebi reddettikten sonra, yönetim kurulu toplanamaz veya toplanıp da üyenin talebini reddederse, üye şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir .Bu sebeplerle davalı şirkette yönetim kurulu başkanı davacıların istemini reddetmeyip kabul ettiği sunulan elektronik posta yazışmalarından anlaşılmış olup ayrıca bilgi ve inceleme yetkisi isteminin yerine getirilmesi için yönetim kurulu toplantı tarihi belirleyip yönetim kurulunu toplantıya çağırdığından şartları oluşmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından yatırılan harç ve yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacılara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; TTK 392 ve devamı uyarınca KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır