T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:17/07/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:15/06/2026
TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbire İtiraz
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:17/07/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, ... bankası, ... seri numaralı 28/11/2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan 300.000 Euro bedelli çek ile ... bankası, ... seri numaralı 24/10/2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan 350.000 Euro bedelli çeklerin keşideci ... Ticaret A.Ş. tarafından müvekkili şirkete verildiğini, müvekkili şirketin çekleri kasasında bulamayınca Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası ikame ettiğini, bu dosya ile şu anda dava konusu çekler ile ilgili teminatlı ödeme yasağı kararı verildiğini ve şu anda da dava açmak üzere kendilerine kesin süre verildiğini, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile devam eden yargılama esnasında; müvekkili şirketin eski yönetim kurulu başkanı olan davalının dosyaya müdahale ile çeklerin müvekkili şirket tarafından kendisine ciro edildiğini iddia ve beyanla çeklerin kendisinde olduğunu ve yetkili hamil olduğunu iddia ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin şirkete borçlanma yasağının TTK'nın 395. maddesinde açıkça düzenlendiğini, çeklerin yetkili hamili olmadığını, çeklerin davalının şahsına verilmediğini, yönetim kurulu başkanı sıfatı ile elinde bulunmakta iken haksız el koyduğunu, çeklerin müvekkili şirket tarafından cirolanarak teminat olarak ... Manavgat Şubesi'ne verildiğini, davalı yönetim kurulu başkanı olarak yaptığı ciroya kendisine yapılmış gibi kötü niyetle iddiada bulunduğunu, müvekkilinin 15/02/2025 gününe kadar müvekkili şirket yönetim kurulu başkanı olarak bulunduğunu, 15/02/2025 günü yapılan genel kurulda müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığının düştüğünü, zira tekrar seçilemediğini, 15/02/2025 tarihli genel kurulun iptali davasını da davalının ikame ettiğini, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile davalının 19/06/2025 gününe kadar şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini sadece acil işlerle kısıtlı olarak yürüttüğünü, bu dönemde 02/04/2025 günü bankaya teminat olarak verilen verilen çekleri bankadan alarak zimmetine geçirdiğini belirterek, ... bankası Antalya Ticari Şubesi'nin ... seri numaralı 28/11/2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan 300.000 Euro bedelli çek ile yine ... bankası Antalya Ticari Şubesi'nin ... seri numaralı 24/10/2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan 350.000 Euro bedelli çeklerle ilgili ödeme yasağı kararı verilerek bankaya ve çek keşidecisi olan üçüncü kişi ... Ticaret A.Ş.'ye bildirilmesine, ... bankası Antalya Ticari Şubesi'nin ... seri numaralı 28/11/2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan 300.000 Euro bedelli çek ile yine ... bankası Antalya Ticari Şubesi'nin ... seri numaralı 24/10/2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan 350.000 Euro bedelli çeklerin davalı tarafından müvekkili şirkete geri verilmesine, aksi halde çek bedelli olan 650.000 Euro'nun vade tarihinden itibaren avans faizi ve kötü niyet tazminatı ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 14/10/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... davacı çek istirdatı istemli davada ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, çek iptali davaları özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olması, yapılan yargılama sırasında çek hâmilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya mevcut çek hâmiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmesinin gerekmesi, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerekmesi, dava açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmasının gerekmesi, bundan ayrı olarak, davacı tarafından mahkemece verilen önel üzerine süresi içerisinde çek istirdadı davası açılması hâlinde, anılan davaya konu olan çekle ilgili olarak ödeme yasağının devamına karar verilecek olması, çek istirdadı davası açılmaz ise daha önceden verilen ödeme yasağı kararı kaldırılacak olması, davacının çek iptali istemi ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığı anılan dosyada 04/08/2025 tarihli ara karar ile "ödeme yasağı" şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması, çekin elinde bulunduğunu bildiren davalıya karşı menfi tespit/ istirdat istemi ile dava açmak üzere davacıya kesin süre verilmiş olması, davacının verilen kesin süre içinde işbu dava açmış olması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 758/2. maddesi uyarınca ödeme yasağının devamı şekilde ihtiyati tedbir kararının verilmesinin gerekmesi nedenleri ile talebin kabulüne; keşidecisinin ... Ticaret A.Ş. olan ... Bankası Antalya Ticari Şubesi'nin ... seri numaralı 28/11/2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan 300.000 Euro bedelli çek ile ... bankası Antalya Ticari Şubesi'nin ... seri numaralı 24/10/2025 ödeme tarihli, keşide yeri Antalya olan 350.000 Euro bedelli çekler yönünden mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 04/08/2025 tarihli ara kararı verilen ihtiyati tedbirin devamına" karar verilmiştir.
DAVALININ İTİRAZLARININ ÖZETİ:
Davalı vekili 09/06/2026 tarihli dilekçesi ile; dava konusu ...bank Antalya Ticari Şubesi’ne ait ... seri numaralı 24/10/2025 keşide tarihli 350.000 Euro bedelli çek ile ... seri numaralı 28/11/2025 keşide tarihli 300.000 Euro bedelli çekin, müvekkilinin şirketten olan alacağına mahsuben alındığını, çeklerdeki ciro silsilesinin kesintisiz ve geçerli olduğunu, davacı tarafça ciro silsilesinin bozulduğuna, imzaların sahte olduğuna veya çeklerin zorla ya da hileyle alındığına dair somut bir delil sunulmadığını, davacı şirketin, kendi genel kurul ve yönetim kurulu kararlarıyla hukuki zemini oluşturulan çek devrini sonradan kötüniyetli biçimde istirdat davasına konu etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, gelinen aşamada çekler üzerindeki ihtiyati tedbirin, geçici hukuki koruma niteliğini kaybettiğini ve fiilen nihai hüküm sonucunu doğurur hale geldiğini, tedbir nedeniyle müvekkilinin, yaklaşık bir yıldır kendisine ait ve hukuki dayanağı bulunan çekleri kullanamadığını ve ekonomik değerinden yararlanamadığını ve ciddi finansal sıkışıklık yaşadığını belirterek, dava konusu ...bank Antalya Ticari Şubesi’ne ait ... seri numaralı 24/10/2025 keşide tarihli 350.000 Euro bedelli çek ile ... seri numaralı 28/11/2025 keşide tarihli 300.000 Euro bedelli çek üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
15/06/2026 tarihli celsede, davalı vekili beyanında çekler üzerine konulan tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/06/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"... davacı çek istirdatı istemli davada ihtiyati tedbir talep etmiş, mahkememizin 14/10/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı vekilince 09/06/2026 tarihli dilekçe ile ve mahkememizin 15/06/2026 tarihli celsesindeki beyanı ile dava konusu çek üzerinde bulunan tedbirin kaldırılması talep edilmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, çek iptali davaları özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olması, yapılan yargılama sırasında çek hâmilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya mevcut çek hâmiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmesinin gerekmesi, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerekmesi, dava açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmasının gerekmesi, bundan ayrı olarak, davacı tarafından mahkemece verilen önel üzerine süresi içerisinde çek istirdadı davası açılması hâlinde, anılan davaya konu olan çekle ilgili olarak ödeme yasağının devamına karar verilecek olması, çek istirdadı davası açılmaz ise daha önceden verilen ödeme yasağı kararı kaldırılacak olması, davacının çek iptali istemi ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığı anılan dosyada 04/08/2025 tarihli ara karar ile "ödeme yasağı" şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması, çekin elinde bulunduğunu bildiren davalıya karşı menfi tespit/ istirdat istemi ile dava açmak üzere davacıya kesin süre verilmiş olması, davacının verilen kesin süre içinde işbu davayı açmış olması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 758/2. maddesi uyarınca ödeme yasağının devamı şekilde ihtiyati tedbir kararının verilmesinin gerekmesi nedenleri ile talebin kabulüne ve aynı nedenlerle ihtiyati tedbirin kararın kaldırması talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin davacı şirket tarafından müvekkiline 29/10/2022 tarihli genel kurulun ... nolu kararına istinaden, şirket yönetimiyle 29/01/2025 tarihli alınan karara binaen verildiğini, müvekkiline ödeme yapılmasına dair alınan genel kurul kararına karşı aradan 3 yıl geçmesine rağmen hiçbir iptal davası açılmadığını, yapılan genel kurullarda bu karara dair en ufak muhalefet şerhi dahi düşülmediğini, bu durumun oy birliğiyle alınan kararın şirketin mevcut yönetim kurulu üyelerinin benimsediğini gösterdiğini, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine davacı şirket tarafından çeklerin nerede olduğunun sorulmadığını, çeklerin müvekkilinde olduğu belirtilerek iadesinin istendiğini, davacı şirketin genel kurul kararına istinaden çeklerin müvekkiline verildiğini bilmesine rağmen çeklerin kaybolduğu şeklinde gerçek dışı bir iddia ile çek iptal davasını kötüniyetli olarak ikame ettiğini, akabinde ise soyut iddialarını sürdürerek istirdat davası açtığını, müvekkili ...'in davacı şirketin en büyük hissedarı olup, şirket esas sözleşmesi kapsamında imtiyazlı pay sahibi olduğunu, davacı şirkete uzun yıllar boyu teminatlar, ipotekler, şahsi kefaletler vererek finansal anlamda en büyük desteği sağlayan müvekkilinin, şirketin oy birliği ile alınan genel kurul kararına rağmen alacağını tahsil edemediğini, TTK'nın 395/1. maddesi kapsamında genel kurul tarafından izin verildiği takdirde yönetim kurulu üyesinin şirket tüzel kişiliğiyle her türlü işlemi yapmakta serbest olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli şartların sağlanmadığını, davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, mahkemece takdir edilen teminat tutarının dava konusu olan çeklere oranla çok düşük kaldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin 15/06/2026 tarihli ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...