T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ:27/04/2026
TALEBİN KONUSU:Kayyım Atanması ve İhtiyati Tedbir
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:17/07/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, dava açılırken dava dilekçesinde ihtiyati tedbir ve kayyım atanması talebinde bulunmuş olduklarını, mahkemece bu taleplerin değerlendirilmediğini, ... tarihli rapor ve ... tarihli ek rapora göre şirketin mali durumuna ilişkin ciddi ve endişe verici tespitlerin bulunduğunu, bekletici meselenin ne zaman sonuçlanacağının belirsiz olması nedeniyle ve süre içerisinde de şirketin davalıların kontrolüne bırakılmış olması nedeniyle müvekkillerinin haklarında ciddi ve telafisi güç tehlikelerin meydana geleceğini, sonuç olarak; müvekkillerinin 13 yıldır kar payı almadıklarını, bekletici mesele yapılan dosyanın henüz istinafa gittiği ve ne zamana sonuçlanacağının belirsiz olduğunu, müvekkillerinin hakları olan 4 adet taşımacılık hattını müvekkillerinin işletemediğini ve bu hatların davalılar tarafından işletildiğini, davalıların haksız kazanç sağladıklarını, yaklaşık ispatın sağlandığı da göz önüne alınarak; 6102 sayılı TTK'nın 638/2. ve 630/2. maddeleri ile 4721 sayılı TMK'nın 427. maddesi uyarınca; davalı şirket ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yönetimini üstlenmek ve dava sonuçlanıncaya kadar şirket işlerini tarafsız bir biçimde yürütmek üzere mahkemece uygun görülecek bir kayyım atanmasına, kayyımın şirketin mali kayıtlarını düzenli tutması, tüm ortakların bilgilendirilmesi ve şirket varlıklarının korunmasının sağlanmasına, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddeleri ile TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca; davalı şirkete ait tüm taşınır malvarlığı (özellikle aktifinde kayıtlı araçlar), taşınmaz malvarlığı, taşımacılık hat ruhsatları ve gayri maddi haklar üzerine üçüncü kişilere satış ve devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca; dava süresince müvekkillerinin ortaklıktan doğan borç ve yükümlülüklerinin dondurulmasına, şirketin dava sürecinde yapacağı borçlanma işlemlerinden müvekkillerinin sorumlu tutulmamasına, verilen ihtiyati tedbir ve kayyım atanması kararlarının HMK'nın 397/2. maddesi uyarınca nihai karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 27/04/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"... Dava, ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi davası olup, yönetim ile ilgili bir dava olmadığı için yönetim boşluğu olmayıp şirket mal varlığını devir yetkilerini de mahkememizin 24/01/2022 tarihli ara kararı ile kısıtlandığından yeniden karar vermeye yer olmayıp talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/06/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"...Mahkememizin ... Esas sayılı 27/04/2026 tarihli ara kararı davacılar vekili tarafından 27/04/2026 tarihinde istinaf edildiği, davacı ... adına istinaf kanun yoluna başvurma harcını, istinaf karar harcını, tamamlaması için 20/05/2026 tarihli muhtıranın 25/05/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurma harcını, istinaf karar harcını mahkeme veznesine yatırmadığı ve sürenin 01/06/2026 günü mesai bitiminde dolduğu anlaşıldığından mahkememiz 27/04/2026 tarihli ara kararının davacı ... vekili tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına" karar verilmiştir.
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin TTK'nın 638/2. maddesini yanlış yorumladığını, maddede geçen "diğer önlemler" ifadesinin geniş bir takdir yetkisi tanıdığını, bu yetkinin talep edilmesi halinde dahi kullanılmamasının maddenin koruyucu amacıyla bağdaşmayacağını, mahkemenin somut olayın gerektirdiği her türlü teminat ve koruma tedbiri alabileceğini, kayyım veya herhangi bir tedbir için ön koşul olarak yönetim boşluğu aranmayacağını, kaldı ki somut olayda fiilen yönetim boşluğu bulunduğunu, mahkemenin 24/01/2022 tarihli tasarruf yetkisinin sınırlandırılması tedbirinin tek başına yetersiz kaldığını, çünkü bu tedbirin şirket mal varlığının 3. kişilere devrini engelleyen sınırlı negatif bir tedbir niteliğinde olduğunu, şirket adına kayıtlı 10 adet taşımacılık hattının kim tarafından, nasıl ve hangi gelirle işletildiği, 13 yıldır müvekkillerine kar payı dağıtılmamasının altında yatan gerçek sebebin, şirketin iştirakleri olan şirketlerdeki paylarının ve faaliyetlerinin denetiminin yapılmadığını, şirketin günlük işleyişine ilişkin defter ve kayıtların düzenli tutulup tutulmadığıyla, müvekkillerinin ortak sıfatıyla sahip oldukları bilgi ve denetim haklarının filline kullanılabilir hale gelmesinin sağlanması için kayyım atanması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin davanın açıldığı tarihten itibaren 4 yıllık süre içerisinde ortaya çıkan yeni olguları değerlendirmeye almadığını, talep edilen kayyımın mevcut tedbirle aynı nitelikte bulunmadığını, bilirkişi raporlarındaki endişe verici tespitlerin göz ardı edilip, yaklaşık ispatın çoktan sağlandığı dikkate alınmadan taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu karar; kayyım atanması ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin 27/04/2026 tarihli ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı ...'nın istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...