T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/10/2025
DAVANIN KONUSU: Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 30/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Davacının dava dışı ... Kooperatifi'nin üyesi olduğunu, davalı ...'nin o tarihte dava dışı kooperatifin yönetim kurulu başkanı olduğunu, diğer davalıların murisi ...'in ise Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, yine dava dışı ... Kooperatifi ile Muris ... arasında Antalya ili ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaza ilişkin Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, davacının üyesi bulunduğu kooperatifin yüklenici konumunda olduğunu, kooperatifin inşaatın o tarihteki aşaması itibariyle yapılan inşaattan sözleşmeye göre kooperatife isabet edecek bağımsız bölümleri üyeleri arasında kura ile dağıttığını ve teslim ettiğini, bu kura sonrasında ise davacının üyeliğini devir aldığı dava dışı ... adına dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın batı güney kuzey cepheli, ikinci katta bulunan bağımsız bölümü düştüğünü, bu bağımsız bölümü dava dışı ... tarafından 02/01/2007 tarihinde gayrimenkul satış sözleşmesi ile 66.000 TL bedelle davacıya satıp devir olunduğunu, bu taşınmaz devri kooperatife bildirildiğini, kooperatif tarafından 02/01/2007 tarih ve 45 nolu kararı ile üyelik devrinde sakınca görülmediğinin belirtilerek üye kaydı gerçekleştirildiğini, davacı tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, ancak davacının üyeliğine isabet eden kura ile belirlenmiş bağımsız bölümün davacının ilgili kooperatif tarafından adına devir ve tescilinin gerçekleşmediğini, davacının yaptığı harici araştırmada söz konusu taşınmazın Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden icra marifeti ile satıldığını öğrendiğini, akabinde davacının ...'e karşı ödenen 66.000-TL bedelin iadesi istemli Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali davası açıldığını, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası üzerinden davacının davacısını kooperatife yöneltmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini, davacının kooperatif yetkilileri ve arsa sahibi şikayet ettiğini, yapılan soruşturma neticesinde ... ve diğer davalılar murisi olan ... hakkında kamu davası açıldığını, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde bu şahısların mahkumiyetine karar verildiğini beyan ederek; davalı ... ile davalılar murisi olan ...'in haksız fiili nedeniyle davacının üyeliğine isabet eden Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ... Parsel sayılı bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle rayiç değeri olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminat ile maruz kalınan haksız fiil nedeniyle 10.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar ... , ... ve ... vekili, Açılan davanın yersiz, haksız, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, iddia edilen olayın 2007 yılında gerçekleştiğini, haksız fiil nedeniyle açılan bu davanın ceza zamanaşımı süresinin de dolduğunu, dava açılmasına sebebiyet veren olayın izahını kabul etmenin mümkün olmadığını, murisin söz konusu sözleşmeyi ceza yargılamasında karar verilmeden önce bulamadığı için davalı ...'nin eylemlerine iştirak ettiği düşünülerek ilk derece mahkemesince davalı ...'nin suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek murisin mahkumiyetine karar verildiğini, murisin sözleşmeyi davanın Yargıtay aşamasındayken bularak temyiz dilekçesiyle birlikte Yargıtay ilgili Ceza Dairesi'ne sunduğunu ancak murisin vefatı nedeniyle söz konusu belgenin incelenmeden muris hakkında doğrudan düşme kararının verildiğini, muris tarafından işlendiği iddia edilen haksız fiili kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Antalya 4. ATM'nin ... Esas ... karar sayılı dosyası, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının kooperatif ortağı olduğu halde kendisine konut teslim edilmediğinden bahisle iş bu davayı açtığı, Antalya 4. ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında dava dışı kooperatif aleyhine açtığı ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen, aynı mahiyetteki tapu iptal tescil, olmadığı takdirde ödediği miktarın dikkate alınarak taşınmazın rayiç değerinin tahsili davasında hükmedilen bedelin Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsil edildiği, yönetici olan davalı ... kooperatife ait görevlerini yürütmesi esnasında meydana getirdiği haksız fiilinden doğan iş bu zararından kooperatifin müteselsilen sorumlu olup, zararın davacı tarafından tamamen tahsil edildiği anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı her ne kadar davalı kooperatiften manevi tazminat talep etmiş ise de; Türk Borçlar Kanununun 58.mddesinde kişilik hakkının zedelenmesi halinde manevi tazminat öngörülmüş olup, somut olayda manevi tazminat şartları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasıyla ilgili verilen karara itiraz ettiklerini, davanın haksız fiil ve dolandırıcılık eylemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin olduğunu, mahkemenin davayı hatalı olarak kooperatif üyeliğinden kaynaklı bir zararın tazmini olarak nitelendirdiğini, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu, davalıların müvekkile özgülenen bağımsız bölümü iştirak halinde dolandırıcılık kapsamında elden çıkarmalarıyla zarar oluşturduklarını, davalıların eylemlerinin haksız fiil oluşturduğunu ve müvekkilin zararın tazminini talep ettiklerini, mahkemenin önceki dava ile bu davanın sebeplerinin aynı olduğu yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, oysa ki davaların farklı sebeplere dayandığını, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın konusu üyeler arasındaki eşitlik ilkesine aykırılıktan kaynaklı zararın tazmini iken, bu davanın davalıların haksız fiilinden kaynaklı zararın tazminine ilişkin olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın ilk olarak Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Mahkemenin davanın Kooperatifler Kanunu'ndan kaynaklandığı ve ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesi ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın kararı veren Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 114/(1)-c maddesinde, görev hususunun dava şartlarından olduğu, 115. maddesinde de, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda davacı, dava dışı ... Kooperatifi'nin üyesi olduğunu, üyeliğine tahsisli taşınmazın tapu kaydının kooperatif başkanı olan davalı ... ile arsa maliki olan diğer davalılar murisi ...'in dolandırıcılık eylemleri ile önce ... adına kaydedilip sonrasında bu kişinin borcu sebebiyle icra kanalıyla satıldığını belirterek davalıların haksız fiili sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini dava etmiştir.
Davalıların davaya konu eylemi hakkında "Dolandırıcılık" suçundan sanık olarak yargılandıkları, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esasında kayıtlı kamu davasında; 28/05/2015 tarih ... esas ... karar sayılı ilam ile; suçun işlendiği kanaatiyle davalıların hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek davalı ... hakkındaki mahkumiyetin onanmakla kesinleştiği, davalı ...'in vefat etmesi sebebiyle bu kişi hakkında da düşme kararı verildiği ve kesinleştiği görülmektedir.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk yargılamasına etkisi, hukukumuzda TBK’nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 74. madde hükmüne göre, hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını belirleyen ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.
Bu anlamda Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi vakıanın tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/06/2022 tarihli ve 2019/10-111 Esas, 2022/948 Karar ile 15/12/2022 tarihli ve 2021/10-292 Esas, 2022/1759 Karar sayılı kararları).
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava davalıların mahkumiyetlerine konu dolandırıcılık eylemine, diğer bir ifadeyle haksız fiile dayalı olarak açılmıştır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemeleri olup, Mahkemenin bu yönde görevsizlik kararı vermesi gerekirken işin esasını inceleyerek karar vermesi isabetsiz olmuştur.
Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü gerekmiş, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının görevli mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-a-3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden, HMK'nın 360. maddesinin atfı ile HMK'nın 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Antalya Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE,
2-ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/10/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın yetkili Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Antalya Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
4-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
5-İlk derece mahkemesi kararı yukarıda açıklanan sebeple kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
10-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...