T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:07/08/2025
DAVANIN KONUSU:Kıymetli Evrak İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:24/10/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İLGİLİNİN İDDİALARININ ÖZETİ:
İlgili/talep eden vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin lehtar olduğu 10.05.2025 tarihli, ... seri numaralı, 310.000,00TL bedelli, ... Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından keşide edilen, ... Bankası ...Şubesine ait , 14.06.2025 tarihli, ... seri numaralı, 310.000,00TL bedelli, ... Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından keşide edilen, ... Bankası ... Şubesine ait çeklerin müvekkili tarafından ... Kargo'nun Antalya ... şubesine ... Pazarı ... kuruyemiş Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne gönderilmek üzere 11.03.2025 tarihinde teslim gönderinin ... seri numarasıyla kabul edildiğini, kargo hareketlerinin internet üzerinden sorgulandığında çeklerin bulunduğu kargo paketinin 14.03.2025 tarihinde ...şubesine ulaştığının görüldüğünü, ancak 17.03.2025 tarihinde nedeni bilinmeyen bir şekilde "kargo gelmedi / eksik geldi" açıklamasıyla kargo paketinin teslim edilmediği kayıtlarının sisteme girdiğini, kargo şirketi ve müvekkil arasında yapılan şifahi konuşmalar neticesinde de ilgili gönderinin kaybolduğuna ilişkin müvekkili şirkete bir yazı gönderildiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu, kargo paketinin içinde kıymetli evrak olduğuna ilişkin müvekkil şirket yetkilisi ve çeklerin gönderildiği şirketin yetkilisi arasında whatsapp yazışmalarının gerçekleştiğini, kargo şirketi yetkililerinin, gönderiyi ...şubesine teslim etmesine karşın gönderi hareketlerinden anladıkları kadarıyla 14.03.2025 - 17.03.2025 tarihleri arasında ilgili çekler bir şekilde zayi olmuş veya kötü niyetli kimseler tarafından ödeme zamanı geldiğinde ciro edilmek suretiyle çek bedelini tahsil etme niyetiyle el koyulduğunu, İstanbul ili Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na 18.03.2025 tarihinde çeklerin kaybolması veya el koyulmasına dair şikayet dilekçesi sunulduğunu, henüz bir soruşturma numarası almadığını, müvekkilin ileride mağdur olmaması için çekler ile ilgili olarak bankaca ödeme yapılmaması için acil olarak tedbir kararı verilerek ilgili bankaya müzekkere yazılmasını, çekin iptaline karar talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 07/08/2025 tarihli kararında özetle; "..Somut olayda, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında fiziken muhafaza olunan çek görüntüsüne göre müdahale talebinde bulunan ... Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti' nin çekin son hamili olduğu sabit olup davaya konu çekin müdahale talebi reddedilen dava dışı ... Tekstil ... Ltd. Şti elinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.." şeklindeki gerekçe ile, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Talep eden vekili, 08/08/2025 tarihli dilekçesi ile, talep konusu edilen iki adet çekten birisi hakkında dava açıldığını, mahkemece iki çek hakkında da konusuz kalma nedeniyle karar verildiğini, bu hususun hatalı olduğunu ileri sürerek, tashih talebinde bulunulmuş, mahkemece 02/09/2025 tarihli dilekçe ile 07/08/2025 gün ve ... Esas, ... kr. Sayılı kararın hüküm fıkrasının 1. ve 2. Maddelerinin hükümden çıkartılarak, yerine; 14.06.2025 tarihli, ... seri numaralı, 310.000,00TL bedelli çek yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu edilen 10.05.2025 tarihli, ... seri numaralı, 310.000,00TL bedelli, ... Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından keşide edilen, ... Bankası ....Şubesine ait çekin zayi nedeniyle iptaline şeklinde hükümler yazılarak, tavzih kararı verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Talep eden vekili 27/08/2025 uyap tarihli istinaf dilekçesinde özetle; kanun gereği hak iddia eden kişinin çek aslını mahkemeye sunması gerektiğini, çek aslı sunulmadığı için kendilerine istirdat davası açılması için süre verilmesinin hukuka uygun olmadığını, her iki çek hakkında da karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin doğru olmadığını, tashih taleplerinin cevaplanmadığını, ödeme yasağı tedbirinin kaldırılmasının doğru olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Uyuşmazlık, çek iptali talebinden ibarettir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracı ve bir havaledir.
6102 sayılı TTK'nun 818/1-s atfıyla çeklerde uygulanması gereken 757/1 maddesi gereğince iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemeden men edilmesini isteyebilir.
6102 sayılı TTK'nın 818/1-s maddesi gereğince, poliçeler hakkındaki, TTK nın 757 ila 763 maddeleriyle, 764 üncü maddenin birinci fıkrası çek'ler hakkında da uygulanır.
TTK m. 764 gereği;
"(1) Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargılama aşamasında, üçüncü kişi ... Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili, ... Gıda Sanayi Tic. Şti tarafından keşide edilmiş, lehtarı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. olan Türkiye ... bankası ... ... şubesinden verilmiş, 310.000,00 TL (üçyüzonbin) TL tutarındaki 14.06.2025 keşide tarihli ... seri numaralı çekin, alacakları karşılığında ... TC Kimlik numaralı ... tarafından taraflarına ciro edildiğini, ellerinde olduğunu belirtir dilekçe vermiştir. Üçüncü kişi ... Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili, aşamalarda verdiği 25/07/2025 uyap tarihli dilekçe ile, daha önceki müdahale taleplerinden sonra hak kaybına uğramamak için çek borçlularına takip başlattıklarını, çek aslının Antalya İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında olduğunu beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince, 01/08/2025 tarihli ara karar ile, talep edene, çeki elinde bulundurduğunu beyan eden üçüncü kişiye karşı istirdat davası açması için kesin süre verilmiştir ve talep eden şirket vekilinin Kahramanmaraş Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasında dava açıldığını belirten 05/08/2025 tarihli dilekçesi üzerine, 07/08/2025 tarihinde karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Her ne kadar mahkemece, bu beyanın teyidi için yazışma yapılmaması hatalı/eleştiri nedeni ise de dairemizce alınan izin gereği uyaptan yapılan incelemede, adı geçen mahkemede istirdat davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Çek iptali talepleri, özelliği itibari ile hasımsız açılan taleplerden olup, yapılan yargılama sırasında çek hamilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali talebinde bulunana, mevcut çek hamiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali talebinin konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10870 Esas, 2018/3487 Karar). Somut dosyada anılan ... seri numaralı çekin icra dosyasında takip konusu yapıldığı, çekte hak sahipliği iddia edenin ve çeki elinde bulunduranın takip alacaklısı olan üçüncü kişi ... Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu anlaşılmakla, mahkemece aşamalarda, bu şirkete karşı istirdat davası açması için talep edene süre verilmesi, açılan dava sonucunda ... seri numaralı çek ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması yerindedir. Bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Her ne kadar 07/08/2025 tarihli hükümde, talep konusu her iki çeki de kapsar şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş ise de 02/09/2025 tarihli tavzih başlıklı karar ile talep konusu çekler ile ilgili hükümlerin ayrıştırıldığı, bu karara karşı istinaf kanun yoluna gelinmediği, tavzihin yasal şartlarının olup olmadığının bu haliyle dairemizce incelenemeyeceği anlaşılmakla, esas hüküm kurulmasının şeklen hatalı olması hususu eleştirilmekle yetinilmiştir.
Talep eden, ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbirin kaldırılmasının doğru olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
İhtiyati tedbir "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir(Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcantez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes)
Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389.madde başlığında "geçici hukuki korumalar" olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması ... .... gibi sair hususlar da duraksamaya yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosodür vazedilmiştir(Yargıtay., 1. Hukuk Dairesi 2012/436 E.N , 2012/7 K.N., 10.01.2012 tarih)
Kıymetli evrakın zıyaı ve iptali hususunda, alınabilecek önleyici tedbirlerde, geçici hukukî koruma niteliğindedir ve niteliği itibariyle, “teminat amaçlı ihtiyatî tedbirler”içinde görülebilir (Öztürk-Dirikkan, Hanife, Kıymetli Evrakın Zıyaı ve İptali, Ankara 1990, s. 40, Öztan, Fırat, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. Bası, Ankara 1997, s. 288; Domaniç, Hayri, Kıymetli Evrak Hukuku ve Uygulaması, TTK Şerhi-IV, İstanbul 1990, s. 434, dn. 1; Pulaşlı, Hasan, Kıymetli Evrak Hukuku, 6. Bası, Adana 2004, s. 64; Tekil, Fahiman, Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1980, s. 67; Kınacıoğlu, Naci, Kıymetli Evrak Hukuku, 2. Bası, Ankara 1984, s. 62, Seven, Vural, "Çek Keşidecisinin TTK m. 711/3'e Göre Verdiği Ödemeden Men Talimatının Hukukî Niteliği ve Ceza Kovuşturmasına Etkisi", TBB Dergisi, Sayı 70, 2007, s. 286 dan naklen).
Çekin zayi edilmesi halinde TTK m. 818/1-s nin atfı nedeniyle m. 757 hükmüne göre alınacak olan ödeme yasağı, “ihtiyatî tedbir”in özel bir şeklidir.
TTK m. 757;
"(1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.
(2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." şeklindedir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 06/12/2016 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi istirdat davasının açılmış olması durumunda istirdat davası yargılaması sırasında tedbirin kaldırılmasına karar verilmediği taktirde istirdat davasında verilecek kararın kesinleşmesine kadar tedbir devam eder. Yine, HMK m. 397/2 gereği, ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. İlk derece mahkemesince, HMK m. 397/2'de belirtildiği şekilde, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin takdir hakkını anılan yönde kullanmasının yasal düzenlemeye aykırı olmaması, istirdat davasında da ihtiyati tedbir istenebilmesinin ve şartları var ise ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olması karşısında, talep edenin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Tüm açıklanan nedenlerle; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Talep eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından ve işin niteliği gereği vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.
...