T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:19/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:08/11/2023
DAVANIN KONUSU:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
GEREKÇE TARİHİ:19/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kayden maliki olduğu ... plakalı araca, ... A.Ş.'nin zorunlu trafik mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan, davalı ... Şirketi'nin maliki ve davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarptığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin aracında çarpışmadan kaynaklı maddi hasar, değer kaybı ve muadil araç bedeli meydana geldiğini, değer kaybına ilişkin olarak sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketinden kendilerine geri dönüş yapılmadığını belirterek 100.00 TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (Sigorta şirketi açısından faizin başvuru tarihi olan 06.06.2022 tarihinden itibaren işletilmesine ve poliçe Timiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davacıya verilmesini, 100,00 TL hasar bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.10.2021'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (Sigorta şirketi açısından faizin başvuru tarihi olan 06.06.2022 tarihinden itibaren işletikmesine ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davacıya verilmesini, 50,00 TL aracın makul tamir süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklı muadil araç bedelinin kaza tarihinden (28.10.2021) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütejelsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... Yetkilendirilmiş ... Anonim Şirketi ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın küçük bir kaza olduğunu, müvekkilinin aracının kazada hasar dahi görmediğini, davacının kendi seçtiği servise aracını tamir ettirdiğini, kendi istediği şekilde hasarı giderdiğini, aracın serviste geçirdiği güne dair dosya kapsamında tek bir delil olmadığını, aracın birkaç saat içinde tamir edilebildiğinin ve tekrar çalışmasına engel bir durum olmadığının aşikar olduğunu, araç serviste kalmış olsa da kendi araçları üzerinde aynı zamanda
... poliçe numaralı 16.07.2021 tanzim 28.07.2021 sigorta başlangıç 28.07.2022 sigorta bitiş tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi mevcut olduğunu, bu kapsamda muadil araç bedelinin de poliçe kapsamında yine diğer davalı ... A.Ş. tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, davacıya ait “...” plakalı aracın kaç gün ve hangi tarih aralığında serviste kaldığı tespit edildikten sonra davacının ikame araç istemine ilişkin olarak EGM’ye müzekkere yazılarak aracın plaka tanıma sistemi (PTS) kayıtlarının istenmesini, davacı yanın sigorta şirketi olan ... A.Ş.’ye müzekkere yazılarak ... poliçe numaralı kasko kapsamında davacı yanın işbu davaya konu kaza kapsamında herhangi bir talepte bulunup bulunmadığının sorulmasına, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin yerleşim adresinin Şişli İstanbul olması nedeni ile yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde müvekkili sigorta şirketinin ödeme yaptığını ve sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek yetkiye dair itirazın kabulüne, haksız ve mesnedsiz olarak açılmış bulunan davanın reddine, yargılama giderleri, masraf ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı taraf trafik kazası nedeniyle davaya konu araçta meydana gelen değer kaybının tazmini, maddi hasar tazmini ve aracın tamir süresince kullanılamamasından dolayı tazminat istemi ile dava açmıştır. 28/10/2021 günü saat ... sularında, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile seyir halinde olduğu ... Bulvarı'nın olay yeri kesiminde, önünde duran sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüse arkadan çarptığı maddi hasarla neticelenen dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile 2918 sayılı kanunun 90. maddesinin 1. cümlesindeki "...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlara..." ve ikinci cümlesindeki "...ve genel şartlara..." ile 92. maddesinin (i) fıkrasının Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, yeni genel şartlar ile ekindeki formüle göre yapılan tazminat hesaplarının yasal dayanağı kalmaması, yeni genel şartların yürürlüğe girdiği tarih olsa dahi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası uygulanamayacak olması nedeni ile serbest piyasa şartlarına göre değer kaybı hesabı yapılmalıdır. Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarih ... E. ... K. sayılı kararında da karayolu zorunlu trafik sigortasının öngörülmesinin temelinde yatan mağdurun gerçek zararının karşılanması olduğu belirtilmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumunun ... tarihli raporuna göre; dava konusu kazada; davalı sürücü ... %100(yüzdeyüz ) oranında kusurludur olup sürücü ...'nın kusuru bulunmamaktadır. Makine mühendisi bilirkişi ...'ın 03/07/2023 tarihli raporuna göre; dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı, kaza tarihi itibari ile serbest piyasa koşullarına göre 7.600,00-TL, aracın orijinal yedek parçalar ile hasarının giderilmesi halinde iskontosuz hasar masrafları toplamı KDV dahil 13.499,87-TL, aracın onarımı süresince ikame araç maliyeti ise 8.000,00-TL'dir. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı taraf sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olması, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının ışığında değer kaybı tazminatının serbest piyasa koşullarına göre belirlenmesinin gerekmesi, tüm bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya uygun olması, hasar tazminatından, değer kaybından ve ikame araç bedelinden davalı ... Yetkilendirilmiş ... Anonim Şirketi'nin araç işleten sıfatı ile davalı ...'in haksız fiil hükümlerine sorumlu olması, davalı sigorta şirketinin ise hasar tazminatından ve değer kaybından ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olması nedenleri ile uzman bilirkişi tarafından serbest piyasa koşullarına göre belirlenen tazminattan daha önce yapılan ödemeler (5.995,30-TL hasar ödemesi) mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda belirlenen hasar tazminatını aşan 500,00-TL'lik hasar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi" kanaati ile "1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 2-7.504,57 TL hasar tazminatı ile 7.600,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 28/10/2021 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden ise 17/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-8.000,00 TL ikame araç bedeli tazminatının kaza tarihi olan 28/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Yetkilendirilmiş ... Anonim Şirketi’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Bakiye hasar tazminatı istemi yönünden davanın reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalılar ... Yetkilendirilmiş ... A.Ş. vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalılar ... Yetkilendirilmiş ... AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusur oranını belirleyen ATK raporunun gerekçesiz ve eksik olduğunu, bu raporun hükme esas alınamayacağını, zira bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde kazanın meydana geldiği andaki hava, yol durumu, trafik işaret ve ışıklarının durumu, tarafların görüşünü engelleyen hususlar, sürücü davranışları ve karşı araç ile ilgili fren izleri gibi detayların incelenmesi gerektiğini ifade etmelerine rağmen mahkemece bu itirazlara dair bir ara karar dahi verilmeksizin dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiğini, müvekkilinin %100 kusurlu olduğuna dair raporun bu nedenle hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü tazminat istemleri bakımından hukuki yararının bulunmadığını, kaza anı görüntülerinden anlaşılacağı üzere kazanın aracın kullanımını imkansız kılan boyutta olmadığını, müvekkilinin aracında hasar olmamasına rağmen davacı tarafın aracında yüksek hasar ve değer kaybı oluşmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, kazanın yaşandığı tarih ile aracın servise götürüldüğü tarih arasındaki iki aylık süreçte aracın kullanılamaz hale gelmemesi ve tamir edilme girişiminin olmamasının davacı iddialarında çelişki olduğunu gösterdiğini, davacının bu süreçte aracı kullanamaması nedeniyle ikame araç ihtiyacını karşıladığına dair delil sunmadığını, kendi taleplerine ilişkin EGM'ye müzekkere yazılması taleplerine dair de mahkemece ara karar kurulmadığını, kusur hesabına yönelik eksik araştırma ve inceleme bulunduğunu, araç değer kaybı ve hasar tazminatı yönünden müvekkilinin sorumluluğunun azalabileceğini hatta tamamen ortadan kalkabileceğini, ikame araç bedeli yönünden de öncelikle "ikame araç" ihtiyacının hasıl olup olmadığına bakılması gerektiğini, hesap raporunda belirtilen 12 günlük onarım ihtiyacının gerçeği yansıtmadığını, davacının kasko kapsamında ikame araç klozunun olup olmadığının araştırılmadığını, araç değer kaybı ve hasar tazminatı hesaplamalarının soyut hususlara dayandığını beyanla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından doğan haksız fiile dayalı hasar tazminatı, araç değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı ile uyumlu kusura ilişkin bilirkişi raporları kapsamında davacı araç sürücüsünün kusursuz bulunmasına ve davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu bulunmasına, davacıya ait aracın daha önce karıştığı kazalar nedeni ile oluşan değer kaybını da değerlendiren hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve davacının aracında meydana gelen hasar ile uyumlu bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yasal mevzuat hükümlerine uygun olmasına ve ilk derece mahkemesince karara esas alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için aracın tamirde kaldığı süre üzerinden değil, aracın tamiri için gereken makul onarım süresi belirlenerek bu süre içinde emsal nitelikteki bir aracın kiralama bedelinin tespiti gerekmekle bilirkişi raporunda bu hususlara riayet edilerek 12 günlük makul tamir süresi belirlenmek suretiyle ikame araç bedelinin hesaplanmış olmasına, usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan karara karşı davalılar ... Yetkilendirilmiş ... A.Ş. vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... Yetkilendirilmiş ... A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.578,27 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 394,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.183,37 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalı ...'ten tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.578,27 TL nispi istinaf karar harcının ve 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının istinaf eden davalı ... Yetkilendirilmiş ... AŞ.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
4-Davalılar ... Yetkilendirilmiş ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 19/06/2026
...