T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/71 Esas
KARAR NO : 2021/297
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 04/02/2020
KARAR TARİHİ : 22/04/2021
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin aynı zamanda ... tarihine kadar konut inşaatının yüklenicisi olduğunu davalı kooperatifte ... nolu toplam 14 adet üyelik sahibi olduğunu, Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve ekinde bulunan davalı kooperatif yönetim kurulunun ... tarih ve ... saylı kararı ile davacının tüm üyelikleri yönünden ortaklıktan ihraç edildiğini, kararın davacıya ... tarihinde tebliğ edildiğini, anılan yönetim kurulu kararının usul ve yasaya aykırı, keyfi bir karar olduğunu iptali gerekmekte olduğunu, ihraç kararının kooperatif ana sözleşmesi ve 1163 sayılı kanun hükümlerine aykırı olduğunu, ihraç gerekçelerinin gerçeklikle hiçbir ilgisi olmadığını, dava konusu ihraç kararı tarihinde kooperatifin davacıdan asla alacaklı olmadığını, böyle bir alacak olsaydı dahi kooperatifin tek taraflı olarak üyelik bedellerinden mahsup işlemine yetkisi bulunmadığı gibi inşaat sözleşmesinden kaynaklı olası alacağın ortaklıktan çıkartma kararına gerekçe olamayacağının açık olduğunu, davacıya ait üyeliklerin teminat olarak alıkonulması kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini, dava konusu üyeliklerin 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... tarih ve ... sayılı ortaklıktan ihraç kararının tüm üyelikler yönünden iptaline, davalı kooperatifin davacıya ait üyeliklerin teminat olarak tutulması yönündeki ... tarih ve ... sayılı yönetim kurulu kararının iptalini talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sunmuş olduğu Antalya ... Noterliğinin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi incelendiğinde ... tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararının üyelikten çıkarma kararı olmadığının açık bir şekilde görüleceğini, ihtarnamenin hiçbir yerinde davacının üyelikten çıkarıldığına ilişkin bir ibare yer almadığını, dolayısıyla bu karar ile davacının üyelikten çıkarıldığı iddiasının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacının iddialarının önemli bir bölümüne cevap olmak üzere kooperatifin ... tarihli genel kurul ve sonrası sürecin özetlenmesi gerektiğini, kooperatifin ... tarihinde kurulduğunu, ... -... tarihleri arası ... kooperatifte yöneticilik yaptıklarını, kooperatif müdürlerinin kendilerine aylık ...-TL maaş bağlaması, şahsi harcamalarını kooperatife fatura etmesi gibi hususlar üyelerce öğrenilince genel kurulda önceki yönetim ibra edilmeyerek mevcut yönetimin seçildiğini, eski yönetimin ibra edilmemesi üzerine genel kurulca hesap tetkik komisyonu kurulmasına ve bağımsız denetçilerce inceleme yapılmasına karar verildiğini, mevcut yönetimin göreve başlaması ile öncelikle hesap tetkik komisyonunun ve bağımsız denetçinin kooperatif kayıtlarında inceleme yapılmasının sağlandığını, devamında sözleşme şartlarına aykırı olarak, herhangi bir iş akışı ve hak ediş usulüne bağlanmaksızın devam etmekte olan inşaat işleriyle ilgili çalışmaların başlatıldığını, davacı müteahhit firma ile masaya oturularak o güne kadar tamamlanmış işlerin hak edişlerinin karşılıklı belirlenerek toplam 36 adet hak edişin karşılıklı imza altına alındığını, müteahhit firma ile ilgili bahse konu çalışmalar devam ederken bağımsız denetçi ve hesap tetkik komisyonu raporlarının tamamlandığını, raporlarda yolsuzluklara ilişkin çok önemli tespitlerde bulunulduğunu, bu yolsuzluklardan davacı müteahhit firmanın mevcut dava konusuna ilişkin olanların ise şu
a. İnşaat işlerinin yapılması konusunda ihale usulünün benimsenmesi yönündeki genel kurul kararına rağmen inşaat işlerinin davacı şirkete ihalesiz olarak verildiği
b. Bayındırlık birim fiyatları ve piyasa rayiç fiyatları gözetildiğinde inşaat işlerinin yaklaşık ...-TL fazla bedelle yükleniciye verildiği
c. Tam yetkili müdürler ... ve ... ... in üyelik aidatlarının yüklenici firma tarafından ödendiği
d. Yüklenici firmaya hak edişlerin dışında yaklaşık ...-TL tutarında bir ödeme yapılmasına karşılık bu ödemelerin imalata dönüştürülmediği
e. Müteahhit firma ... ile tam yetkili müdürlerin yakın akrabalarının ... ŞTİ. Adı altında kooperatif ile ticari ilişkiler kurduğu,Raporlarda yüklenici firmaya ilişkin bu tespitlerin yapılmasından sonra yüklenici firmanın hak edişleri ödenmesine rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu vb kamu kurumlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmediğinin öğrenildiğini, eksikliklerin giderilmesi için Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, bu ihtarnamedeki hususlarda yerine getirilmeyince Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ikinci ihtarnamesinin gönderildiğini, yine sözleşme kapsamındaki sorumluluklar yüklenici tarafından yerine getirilmeyince sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, bu fesih neticesinde sosyal güvenlik kurumuna, belediyelere, yapı denetim firmalarına vb kurumlara/şahıslara borçlardan dolayı davalı kooperatifin müteselsil sorumluluğunun ortaya çıktığını, hesap Tetkik Komisyonu ve Bağımsız Denetçi Raporuna ilişkin olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, ... soruşturma numarası ile soruşturma yapılmış, soruşturma kapsamında halen tam yetkili müdürlere yurt dışına çıkış yasağı tedbiri uygulanmakta olduğunu, soruşturma neticesinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca kooperatif kanunundan kaynaklanan suçlar, görevi kötüye kullanma, zimmet, irtikap suçlarından iddianame düzenlenmiş (EK-9) ve bu iddianame Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek ... E. Sayılı dosyanın açıldığını, soruşturma aşamasında şirket ve kooperatif kayıtlarında yapılan incelemeler neticesinde davacı yüklenici şirket ile tam yetkili müdürlerin yaptıkları usulsüz işlemlerin tespit edilerek iddianamede çok açık bir şekilde belirtildiğini, aynı zamanda ... tarihli ve ... sayılı yönetim kurulu kararında belirtilen konularla da örtüşen hususların
A. İŞİN İHALE YAPILMAKSIZIN ... FİRMASINA VERİLMESİ "...İkinci kooperatifin inşaat işinin ... TL karşılığında ... firmasına verildiği, ancak işin ihale yapılmadan verildiği şikayet edilmiştir. Yapılan işin yüksek bedelli olduğu ve çok sayıda bağımsız konut ile çevre düzenlemesini içerdiği anlaşılmıştır. Bu işin yaptırılması için genel kurulun ihale yapılması gerektiği yönünde karar aldığı anlatılmıştır. İşin ... firmasından, ... adındaki firmadan ve ... adındaki firmadan teklif alındıktan sonra ... firmasına verildiği belirlenmiştir. Teklif alarak iş verilmesi ihale yapılmış olması anlamına gelmemektedir. Kooperatiflerin işleri İhale Kanununa tabii olmamakla birlikte kooperatif genel kurulunun işin ihale yapılarak yaptırılacağını belirlemiş olması işin ihale (yarışma) usulüyle yaptırılacağı anlamına gelmektedir. Ayrıca kooperatif yöneticilerinin kamu görevlisi gibi sorumlu olmaları da yüksek miktardaki iş için ihale (yarışma) yoluyla yüklenici seçilmesi konusunda özen göstermelerini gerektirmektedir. Büyük miktardaki işin bu biçimde alalade bir yöntemle bir firmaya verilmesi, genel kurulun kabul ettiği ihale koşulunun gerçekleştirildiği anlamına gelmemektedir. İşin verileceği firmanın seçilmesi için ilan da yapılmamıştır. Nitekim ... firmasının sahibi olan şüpheli ... Kooperatifin işini de yapmıştır. ... Kooperatifin işinin kendisine verilmesiyle ilgili ifadesinde, işin kendisine şüpheli ... ile irtibat kurmasıyla verildiğini; ...'in o tarihte işi verecek bir müteahhit aradığını ve kendisine seçmesiyle işin firmasına verildiğini anlatmaktadır. Şüpheli ...'ın bu anlatımı da işin baştan itibaren şüpheli ...'ın firması seçilerek verildiğini ve dolayısıyla genel kurulun kararlaştırdığı ihale koşulunun yönetim kurulu tarafından yerine getirilmediğini göstermektedir... İşin genel kurul kararına karşın yönetim kurulu tarafından ihalesiz olarak ... firmasına verilmesi görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmaktadır. İşin ... firmasına verilmesi ilişkin yönetim kurulu kararı ... tarihlidir. Bu nedenle bu olaydaki suç tarihi bu tarih olarak kabul edilmiştir. "
B. ... ...' E ... TARAFINDAN ...' DA ... YAPTIRILMASI OLAYI " İkinci kooperatifin müdürü olan şüpheli ... ...'in kooperatifin inşaat işini yapan firma olan ... firmasına kendisi için ve kooperatifteki müdürlük görevini kullanarak, ... firmasının parasıyla, ... ilinin ... ilçesindeki ... köyünde ev yaptırdığı şikayet edilmiştir. Bu şikayetle ilgili olarak hem kooperatifin hem de ... şirketinin defterleri ve ayrıca ilgili kişiler arasındaki para hareketleri incelenmiştir. Buna göre ... şirketinin yönetici olan şüpheli ...'nın ... ...'e ev yapılması işini yürütmesi için işçisi olan tanık ...'i görevlendirdiği belirlenmiştir. Bu konunun daha ayrıntılı bir biçimde incelendiği 05/09/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre ... ... firmasında ... tarihinden ... tarihine kadar işçi olarak çalışmıştır. ...'in ... Bankasında bulunan ... hesap numaralı hesabına ... firması tarafından ... - ... tarihleri arasında toplam ... TL para yatırılmıştır. Bu paranın ... TL'sinin ...'in maaşı olduğu kabul edilmiştir. Kalan ... TL'nin ...'e maaş dışı olarak ödendiği belirlenmiştir. ...'e gönderilen bu paradan ... TL paranın şikayet dilekçesinde anlatılan ... Şirketi'ne ödendiği; ... TL paranın da ... şirketine ... parası olarak ödendiği belirlenmiştir. Ayrıca bu paradan, başka firmalara da şantiye harcamaları için avanslar gönderildiği görülmüştür. ... ifadesinde şüpheli ...'in ...'daki köyüne ev yapılması için şüpheli ...'ın kendisini görevlendirdiğini; bunun için ...'ın kendisine "Yapılacak inşaatta ... firmasının adının geçmemesini; tüm harcamaların kendi adına (...'in adına) yapılmış gibi gösterilmesini ve ... gizli tutulmasını" tembihlediğini; kendisi de neden gizli kalacak diye sorunca ...'ın "... ... ile uğraşmak istemiyorum" diye yanıt verdiğini anlatmıştır. ... ifadesinin devamında bundan sonra evin yapılması için şüpheli ...'in ... ilinin ... ilçesinin ... köyüne gittiğini ve ...'in babası ... ... ile bağlantı kurarak evin inşaatına ... yılında başladığını ve inşaatı ... yılında bitirdiğini; bu iş için avans hesabından ... TL para harcadığını ve yapılan harcamalardan dolayı ...'ın kendisine sürekli para gönderdiğini anlatmıştır. ... ayrıca ...'in babası olan ...'in konuşmalarında kendisine, önceden çok fakir olduklarını; kendisinin köyde çobanlık yaptığını; ancak kızı ...'in başarıları sayesinde zenginleştiklerini söylediğini anlatmıştır. Nitekim görüldüğü üzere ...'in hesabına ... firması tarafından gönderilen yukarıda sözü geçen paralar ... - ... tarihleri arasında gönderilmiştir. Bu da ...'in inşaatı ... ve ... yıllarında yaptığına ilişkin anlatımıyla uyumludur. Ayrıca ... adındaki nakliyecinin ... tarihli bir fatura ile ... ...'e ... TL bedelle ...'dan ...'ya kereste götürdüğü belirlenmiştir. Kereste gibi her yerde bulunması kolay bir malzemenin suç tarihinde ...'dan ...'ya uzak bir yola gönderilmiş olması da malzemenin ... firması tarafından gönderildiği kanaati oluşturmuştur. Gene ayrıca ... ... adındaki bir firmadan ...'da ... tarihinde ... TL tutarında demir alındığı; bu demir için sipariş verenin ..., siparişi teslim alanın ... ... olduğu belirlenmiştir. Müşteki yanca ... günü dosyamıza sunulan ... ile ... ... ve ... ... arasında yapılan ihtarname gönderme işlemlerine göre de, ...'in yapılan evden dolayı alacağı olduğunu iddia ederek öbür ikisine ihtarname çektiği; onların da ...'e gönderdikleri ihtarnamede yapılan işin sorumlusunun ve muhatabının ... olduğunu, ...'in yalnızca onun görevlisi olduğunu, dolayısıyla ...'in kendilerinden bir alacağı bulunmadığını ihtar ettikleri görülmüştür. Bu da evin ... tarafından yaptırıldığı şikayetinin doğru olduğu kanaatini güçlendirmiştir. ... firması tarafından ...'in hesabına suç döneminde gönderilen paralar da, evin yapılması giderlerinin ... firması tarafından karşılandığını göstermektedir. Buna göre şüpheli ... kooperatif müdürü olması görevinden yararlanarak, kooperatifin yüklü miktarda inşaat işini yapan ... firmasına, ...'daki köyünde yüksek bedelli bir ev yaptırmıştır. Şüpheli ...'in hem birinci kooperatifte yönetim kurulu üyesi olması hem de ikinci kooperatifte müdür olması hususları göz önüne alındığında ...'in bu görevlerini kullanarak ... firmasından menfaat temin ettiği ve dolayısıyla irtikap suçunu işlediği kabul edilmiştir. "
C. ... ve ... ...' İN AİDATLARININ ... TARAFINDAN ÖDENMESİ OLAYI "Şüpheliler ... ve ... ...'in ikinci kooperatife ödemeleri gereken üyelik aidatlarının ... firması tarafından karşılandığı şikayet edilmiştir. Bu şikayetle ilgili olarak hem kooperatif defterleri hem adı geçen şirketin defterleri hem de ilgililerin banka hesap hareketleri incelenmiştir. Buna göre ... şirketinin ... Bankası ... ... şubesinde bulunan ... hesap numaralı hesabına ... günü 2. Kooperatif tarafından ... TL para gönderilmiştir. Bu paranın ... TL'si ... günü (paranın geldiğinin ertesi günü) kooperatifin müdürü olan şüpheli ...'in eşi olan ve ayrıca başka suçtan dolayı dosyamızın da şüpheli olan ...'in ... Bankası'nda bulunan ... iban numaralı hesabına aktarılmıştır. Bundan sonra ... ve ...'ın ortak çocukları olan ... tarafından aynı gün (yani paranın ...'nın hesabına geldiği gün olan ... günü) şüpheliler ... ve ...'in toplam ... TL miktarındaki aidatları ödenmiştir. Buna göre iki şüphelinin o tarihte ... aracılığı ile ödedikleri aidat ...'şer TL'dir. ... şirketinden ...'nın hesabına da bu miktarları karşılayacak kadar, ... TL para gelmiştir. Ayrıca ...'ın ya da ailesinin, ...'e, ...'in ... TL tutarındaki aidatını ödemelerini gerektirecek bir borçlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kooperatif tarafından yüklenici ... firmasının ... Bankası'ndaki ... numaralı hesabına ... tarihinde de ... TL para gönderildiği ve aynı gün şüpheliler ... ve ...'in ...'şer TL aidatlarının ödendiği belirlenmiştir. Görüldüğü üzere bu olayda da ...'ın ve ...'in ödemeleri gereken toplam aidat miktarı (... TL) ile, Kooperatif'in aidat ödemesinden hemen önce ... firmasına yaptığı ödemenin miktarı (... TL) hemen hemen aynıdır. İki olayda da adı geçen iki şüphelinin ödemesi gereken aidatlar yüksek miktardadır. Bu yüksek miktardaki aidatlar aynı gün ve eşit miktarlarda ödenmiştir. AYRICA İKİ OLAYDAKİ PARA ÇIKIŞI DA KOOPERATİFTEN ... FİRMASINA HAKEDİŞ DIŞI AVANS ÖDEMESİ BİÇİMİNDE YAPILMIŞTIR. BUNA GÖRE OLAY GÜNLERİNDE KOOPERATİFTEN ... FİRMASINA, ŞÜPHELİLERİN KOOPERATİFE ÖDEYECEKLERİ AİDATLARI KARŞILAYACAK MİKTARLARDA PARA ÇIKIŞI YAPILMIŞTIR. Yüksek miktarda ödemelerin iki kez, aynı günlerde ve aynı şüpheliler için denk gelmesinin ve bunların kooperatif ile ... firması arasındaki para hareketlerine uygun biçimde gerçekleşmesinin tesadüf olduğu kabul edilebilir değildir. Bu olaylar için yapılan hemen yukarıdaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde ve ayrıca tüm dosya kapsamı da birlikte göz önüne alındığında bu ödemelerin tesadüfen böyle denk geldiği söylenemez. (Burada ayrıca belirtelim ki şüpheliler ... ve ... Antalya'ya gelmeden önce de ...'de kooperatif işi yapmış kişilerdir. Bu şüpheliler hakkında ...'de kurulu ... Kooperatifinin işlemleri ile ilgili olarak da benzer suçlardan dolayı ... ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas dosyasında dava bulunmaktadır.) ...'nın vekilleri tarafından ödemelerin ... firması ile ... arasındaki taşınmaz alış satışına ilişkin olarak yapıldığı; ancak daha sonra bu işten vazgeçildiğinden dolayı paranın ...'ya iade edilmesi işlemiyle ilgili olduğu savunulmuştur. Ancak basiretli bir tacir konumunda olan ve büyük işler yapan bir firmanın tapu işlemleri aşamasına geçmeden yüklü miktarda ödeme yapacağı kabul edilemez. Kaldı ki yukarıda anlatıldığı üzere benzer olay benzer biçimde iki kez gerçekleşmiş ve ayrıca şüpheli ...'dan başka şüpheli ... için de benzer biçimde gerçekleşmiştir. Şu halde bu savunmanın itibar edilebilir olmadığı açıktır. Dolayısıyla şüpheliler ... ve ... kendi aidatlarını ... firmasına ödetmiş durumdadır. Şüphelilerin Kooperatifte müdür olması, iki kooperatifte de etkin biçimde görev almaları ve ... firmasına karşı işveren konumunda bulunmaları dolayısıyla eylemleri irtikap suçu olarak kabul edilmiştir. Ödeme tarihlerinin uzaklığı göz önüne alındığında iki ayrı ödemenin iki ayrı suç oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu olaylar için suç tarihleri sırasıyla ... ve ... tarihleridir. Bu nedenle şüpheliler ... ve ... ...'in bu olaylar nedeniyle TCK'nın 250/1-1.cümle, 53/1 maddeleri gereğince iki kez cezalandırılmasını talep ederiz. " Bu olayların dışında ... şirketinin savcılığa sunmuş olduğu ticari defterler incelendiğinde ... Şti Yevmiye defteri ... nolu avans hesabından ... kodu ile tam yetkili müdür ...' in eşi ...'e ... TL aktarılmış olduğu da açık şekilde görülmektedir. Davacı müteahhit şirket, savcılık aşamasındaki savunmalarında bu bedellerin ticari alım satım işlerine ilişkin olduğunu iddia etmişse de soruşturma savcısının "....'nın vekilleri tarafından ödemelerin ... firması ile ... arasındaki taşınmaz alış satışına ilişkin olarak yapıldığı; ancak daha sonra bu işten vazgeçildiğinden dolayı paranın ...'ya iade edilmesi işlemiyle ilgili olduğu savunulmuştur. Ancak basiretli bir tacir konumunda olan ve büyük işler yapan bir firmanın tapu işlemleri aşamasına geçmeden yüklü miktarda ödeme yapacağı edilemez. Kaldı ki yukarıda anlatıldığı üzere benzer olay benzer biçimde iki kez gerçekleşmiş ve ayrıca şüpheli ...'dan başka şüpheli ... için de benzer biçimde gerçekleşmiştir. Şu halde bu savunmanın itibar edilebilir olmadığı açıktır. " şeklindeki tespiti bu iddialar için en gerçekçi cevaptır. ...-TLnin ...' e gönderilmesi hususu tarafımızdan yeni tespit edildiğinden bu konuda da suç duyurusunda bulunulacak olup böylesine yüksek bedellerin kooperatif üyelerinin sermayesinden alınarak haksız biçimde davacı şirket ile tam yetkili müdürler arasında pay edilmesi hiçbir suretle hakkaniyet ile bağdaşmaz. Davacı firmanın tam yetkili müdürlere verdiği bedeller ve tam yetkili müdürlerin şahsi olarak yapmış olduğu harcamalar vs toplanınca yaklaşık ...-TL gibi bir bedelin yolsuzluk konusu olduğu görülmektedir. Bu bedelin de iddianamede de belirtildiği üzere yüklenici firmaya verilen ...-TL tutarındaki hakediş dışı avanslarla karşılandığı görülmektedir.
D. ... " İkinci kooperatifin ... Şti'ye ... firması aracılığıyla ... TL tutarında ödeme yaptığı belirlenmiştir. Bu ödemelerin yaptırılan bir kısım işlerle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Ödemelerin sonuncusunun tarihinin ... günü yapıldığı görülmüştür. Bu tarih bu olay bakımından suç tarihi kabul edilmiştir. Ancak ... şirketinin ortaklarının ve yetkililerinin şüpheli ...'in kızı ..., şüpheli ... ...'in kardeşi ... ... ve kooperatifin inşaat işini yürüten ... şirketinin sahibi olan ...'nın yeğeni ... olduğu belirlenmiştir. Buna göre kooperatif müdürleri ... ile ... ... Kooperatifler Kanunun 59/ 6. maddesine aykırı davranarak kooperatif ile dolaylı yoldan işlem yapmıştır. Bu olay nedeniyle ... hakkında Kooperatifler Kanunu'nun Ek 2/1. maddesi gereğince ayrıca soruşturma yapılmaktadır. "
E. ... ... VE ... ...' İN ... FİRMASINDA SİGORTALI OLARAK ÇALIŞMASI Soruşturma aşamasında bu konu araştırılarak ... ...'in SGK kayıtları dosyaya getirtilmiş (EK-10) ve yine davacı dava dilekçesinde ... ...' in sigortalı olarak çalıştığını ikrar etmiştir. Bu durumun kooperatife herhangi bir zararı olmadığını beyan etmişse de kooperatifin tam yetkili müdürü olan ...' in yüklenici firmaya avans göndermeye, hakediş yapmaya yetkili olduğu değerlendirildiğinde sigortalı çalışanı olduğu yükleniciye fazladan avans ödemeleri yaptığı, tutarsız hakediş ödemelerine imza attığı ortadadır. Bu yönüyle yüklenici firma haksız şekilde büyük karlar elde etmişse de kooperatif büyük bir zarara uğramıştır.
Davalı kooperatif ve davacı şirketin hesapları incelendiğinde ... nın fesih tarihi itibariyle ...- TL hak edişi bulunduğu, kooperatifin ise bu firmaya ...-TL ödeme yaptığının açıkça görülmekte olduğunu, fazladan yapılan ... avans ödemesinin yukarıda açıklandığı ve iddianame ile de tespit edildiği üzere ... şirketi ile tam yetkili müdürler arasındaki kirli ilişkinin neticesinde kooperatifin cari hesabından çıkarak ... firmasına aktarıldığını, bu avans bedeliyle hiçbir imalat yapılmadığını, bu durumun sözleşmenin feshi ile beraber kooperatif tarafından yaptırılan Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş tespit davası dosyası (EK-11) ve EK-3 te sunulan hakediş formlarından açık bir şekilde anlaşılmakta olduğunu, kooperatif yönetim kurulunca alınan ... tarihli ve ... sayılı karar ... firmasının üyeliklerinden ihracına yönelik bir karar olmadığını, bu firmaya ait üyeliklerin halen devam etmekte olup bahse konu karar ile sadece cari hesap ilişkisi içerisinde bu üyeliklere mahsup edilen bedellerin belirtilen gerekçelerle geri alınmış olduğunu, gerekçelerin her birinin soruşturma makamınca tespit edildiği, firmanın fazladan aldığı ödemelerin üyelerin haklarını gasp ettiği gerçekleri beraber değerlendirildiğinde yönetim kurulu kararının iptal edilmesini gerektirir bir durum olmadığının açıkça ortada olduğunu, dolayısıyla davacı firmanın dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının kooperatifin almış olduğu kararlar yönünden bir hukuka ykırılık iddiası var ise bunu açacağı menfi tespit davası ile ispat etmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinin ... Bölümünde yönetim kurulunun almış olduğu karardaki ... numaralı soruşturma için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıkacağı konusunda en ufak şüphesi olmadığını belirtmişse de davacı firma yetkilisinin de kooperatif eski yöneticileriyle beraber sanık olarak yargılandığı Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyanın açıldığını, davacının dava dilekçesinin ... Bölümünde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit davası doğrultusunda alacaklı olduğunu iddia etmişse de bu durumun gerçeği yansıtmamakta olduğunu, tek taraflı olarak ve objektiflikten uzak bir şekilde hazırlanmış bu rapora ... Tarihinde itiraz edildiğini, tarafsızlık kuralını ihlal eden bilirkişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının dava dilekçesinin ... Bölümünde bahsetmiş olduğu Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ve Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyalarının dava konusu ile hiçbir ilgisi bulunmamakta olduğunu, bu davaların ... Ağır Ceza Mahkemesinde zimmet, görevi kötüye kullanma, irtikap suçlarıyla yargılanan eski yöneticiler tarafından açılmış olup davaların halen derdest olduğunu, davaların konusunun ... tarihli genel kurulun iptali yönünde olduğunu bahse konu genel kurulda davacının dava konusu etmiş olduğu olaya ilişkin alınmış bir karar bulunmamakta olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Alınan 24/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dava dosyası ve davalı kooperatif ticari defterleri ile belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde, davalı kooperatifin ticari defterleri ve belgelerine göre, davacı şirketin dava tarihi itibariyle davacı şirketin; ... nolu ikiz villa karşılığında ... nolu üye, ... nolu ikiz villa karşılığında .. nolu üye, ... nolu 3+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu 3+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu 3+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu 2+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu 2+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu 2+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu 2+1 daire karşılığında ... nolu üye, .. nolu 2+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu 2+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu 3+1 daire karşılığında ... nolu üye, ... nolu ikiz villa karşılığında ... nolu üye, ... nolu ikiz villa karşılığında ... nolu üye, Olmak üzere toplam 14 adet üyeliğinin olduğu ve bu üyeliklerinin halen devam ettiği, davacı şirketin 14 adet üyelikleri karşılığında toplam ....-TL tutarı banka aracılığı ile davalı kooperatife üyelik ödemesi olarak nakit ödemeler yapıldığı, davacının hakkedişlerinden üyelik ödemelerine mahsup yapılmadığı, ihraç kararına dayanak olacak olan 2 defa ihtarname gönderme şartının davalı kooperatif tarafından yerine getirilmediği, davacının üyelik borcunun ödenmesi için uyanda bulunulmadığı, bu nedenle de davacı şirketin 14 adet üyeliğinden ihraç edilmediği, davalı kooperatif ticari defterlerine ve belgelerine göre, taraflar arasında davacı şirketin davalı kooperatifte kooperatif üyeliği işlemleri ve davacı şirketin davalı kooperatifin inşaatlarının yapımı ile ilgili ticari ilişki olmak üzere iki farklı ilişkinin bulunduğu, davacı şirket vekilinin müvekkili şirketin üyelikten ihraç edildiğinin dayanağı olarak iddia ettiği ... tarihli, ... nolu yönetim kurulu kararının, davacı şirketin üyeliği karşılığında tahsis edilen daireler için davacı şirketin üyelik aidatı olarak yaptığı nakit ödemelerin, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borçların olduğu iddiası ile ihtilaflı olan ticari ilişki borçlarından mahsup edilmesi ve üyelikler karşılığı olan dairelerin tahsislerinin kaldınlması karan olduğu, bu yönetim kurulu kararının üyelikten ihraç edildiği ile ilgili bir karar olmadığı, kooperatif tarafından iddia edilen borçlar tutan ....-TL Tutar içerisinde henüz kesinleşmemiş itilaftı olan hususlar bulunmaktadır.
1 ... YAPI DENETİM ÜCRETİ ... TL
2 BELEDİYE HARÇ VE CEZALARI ... TL
3 PROJE MÜELLİFİ ÜCRETİ ... TL
4 SSK PRİM BORCU, FAİZ.CEZALAR ... TL
5 ÜYELİK BEDELLERİ VADE FARKI ...0,00 TL
6 FAZLA ÖDENEN AVANS ...
... BORÇ TUTARLARI 12-... TL taraflar arasındaki ticari ilişkinden kaynaklanan davalı kooperatifin iddia ettiği tahakkuk eden borçlanndan, davacı şirketin farklı bir üyelik ilişkisinden kaynaklanan kooperatif üyeliği ödemelerinden mahsup edilmesinin ve üyelik karşılığı olan dairelerin tahsislerinin kaldırılmasının yerinde olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Alınan 01/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalı ve davacı arasında ... tarihinde imzalanan sözleşmenin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... tapulamalı ... ada ... nolu parsellerde yapılacak inşaat için ... TL bedelli (götürü bedel) inşaat sözleşmesi olduğu, Sözleşmenin kapsamının toplam 402 adet bağımsız bölümün yapılması, onaylı vaziyet planında görünen imalatların tamamının yapılması (otoparklar, site iç yolları, sondaj, vb) , peyzaj projesinde görünen çit ve diğer imalatların yapımı, projelerin çizdirilmesi, kat irtifakının kurulması, numarataj krokisinin hazırlanması/onaylatılması, yapı denetim firmasına ait ödemelerin yapılması, yapı kullanma iskan bedellerinin tamamı ve tüm resmi harçlar ve vergi dahil anahtar teslimi olarak bedeli karşılığında iş ve işlemlerin yapılmasından ibaret olduğu, ... tarihli Sözleşme kapsamında yüklenici firmanın herhangi bir bağımsız bölüm hakkı bulunmadığı, davacının ibraz edilen 2015 yılı defterleri usulüne uygun tutulduğu 2016 yılı defterleri ise usulüne uygun tutulmadığı, ibraz edilen 2017, 2018 ve 2019 yılı e-defterleri usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacının ibraz edilen ticari defter kayıtlarına göre davacının davalı kooperatifte olan 14 adet üyeliği ile ilgili ... sonu itibari ile ödemiş olduğu bedelin toplam ... olduğu, Ödemelerin inşaat işleri karşılığında hak ettiği alacaklarından mahsup edilen ödemeler olmadığı üyelik ödemesi olarak bizzat davacı şirket tarafından yapılmış olduğu, davacının davalıdan inşaat işi ile ilgili ... alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı kooperatifin ibraz edilen 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı kooperatifin ibraz edilen ticari defter kayıtlarına göre davacı şirket adına kayıtlı olan 14 üyelikle ilgili ... sonu itibari ile ... üyelik aidatı tahakkuk ettirildiği davacı şirketin ise ... ödeme yaptığı ve ... tarihli ... kapanış yevmiye kaydında davacının 14 adet üyelikten ... nolu üyelikten kalan ... borcunun kayıtlı olduğu, davalı kooperatifin ... tarihli ... nolu kararında belirtilen bu 14 üyeliğe ait güncel satış fiyatlarına ilişkin fark kayıtlarının ise 2020 yılında tahakkuk ettirildiği tarafımıza beyan edilmiş olup 2020 yılı ticari defterleri yazdırılmadığından bu kayıtların tarafımıza sunulan ekstrelerinin ticari defterlerden teyitlerinin ise yapılamadığı, davalının ticari defter kayıtlarında ayrıca inşaat işleri ile ilgili davacıya ... fazla ödemesinin kayıtlı olduğu, davacı ve davalı ticari defter kayıtlarında 14 adet üyelik ile ilgili ödemelerin davacı şirketin yaptığı inşaat işleri karşılığında hak ettiği alacaklarından mahsup edilen ödemeler olmadığı üyelik ödemesi olarak bizzat davacı şirket tarafından ödenmiş olduğu tespit edilmiş olup taraflar arasındaki inşaat işleri ile ilgili hesaplarla ilgili ise taraflar arasında uyuşmazlık olduğu taraf ticari defterlerinde de kayıtlar arasında uyuşmazlıklar olduğu ve inşaat işleri ile ilgili davaların olduğu dava dosyasından anlaşılmıştır, taraflar arasında butlanı talep edilen davalı kooperatifin ... tarihli ... nolu yönetim kurulu kararı ile davacı şirketin davalı kooperatifteki üyelikleri yapılan tahsislerin iptaline karar verildiği, her iki taraf ticari defter kayıtlarında davacı şirketin üyelikleri karşılığındaki ödemelerinin inşaat işleri karşılığında hak ettiği alacaklarından mahsup edilen ödemeler olmadığı ve üyelik ödemesi olarak bizzat davacı şirket tarafından ödenmiş olduğu tespiti dikkate alındığında üyelikten kaynaklanan hakların kısıtlanmasına ilişkin alınan yönetim kurulu kararının KK m.98 göndermesi ile TTK m.391 kapsamında eşit işlem ilkesine aykırılık ile pay sahibinin vazgeçilemez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren karar olarak değerlendirilmesi ve butlanın tespitine ilişkin takdirin ve hukuki değerlendirmenin sayın Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Kooperatif ana sözleşmesi, iptali istenen yönetim kurulu kararları, tarafların ticari defterleri, yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava kooperatif üyesinin kooperatife karşı açmış olduğu yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkindir.
Davacının 14 taşınmaz yönünden kooperatif üyesi aynı zamanda yüklenici olduğu hususu taraflar arasında ihtilaflı değildir. İhtilaf yüklenicinin bir takım usulsüzlükler yapmış olduğu ve halen kooperatife borçlu olduğu hususu ile bu borçların varlığı halinde kooperatifin üyeliği nedeniyle ona tahsis edilecek taşınmazlara ilişkin hapis ve mahsup hakkı kullanılıp kullanılamayacağına ilişkindir.
... tarih ... nolu yönetimi kurulu kararının incelenmesinde davacının yüklenici olarak borçları bulunduğundan bahisle teminat olarak üyelikten kaynaklanan ve davacıya tahsis edilen taşınmazların devir ve satışına izin verilmemesine ilişkindir. Alacaklının borçluya ait bir taşınmazda bu şekilde mülkiyet hakkını ihlal eder sınırlama yapması hukuken mümkün değildir. Taşınmazın teminat olarak verilebilmesi ancak borçlunun rızası ile ipotek alınmak suretiyle olur. Taşınmaz üzerinde hapis hakkı kullanılamayacağı gibi kullanılabilmesi için muaccel alacağın varlığı gerekir, ancak davalının iddiasına konu alacak yargılamayı gerektirir mahiyet taşımaktadır.
Davalı kooperatifin ... tarih ... nolu kararı ile davalı davacının yüklenici sıfatıyla borçları nedeniyle davacıya yapılan tahsisleri kaldırmıştır.
Kooperatifin, yüklenicinin taahhüdünden kaynaklanan alacağı var ise bu hususta takip yapıp davacıya tahsis edilen konutlardan alacağını tahsil edebilir ise de davacının üyeliğe ilişkin hukuki ilişki ve davacının statüsü farklı olmakla alacağın üyelikten kaynaklanan tahsislerini doğrudan mahsup yoluyla kaldırması da mümkün görülmemiştir. Zira HGK 2017/2073 E. 2019/479 K sayılı ilamında belirtildiği gibi ''Mahsup bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak, alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesidir. Mahsuplaşmada, takastan farklı olarak iki ayrı alacak bulunmamaktadır. Buna göre, alacak miktarından tenzil edilecek değer, karşı alacak olmayıp, gerçek alacağı bulmak üzere hesaplanan alacaktan indirilmesi gereken bir bedeldir. Bu nedenle, mahsupta hukuken karşılıklı alacaklılık ilişkisinden öte, alacağın gerçek miktarının tespiti için yapılan bir işlemin varlığı kabul edilmelidir. Mahsupta, doğmuş bir alacaktan söz edilemeyeceği için, mahsubun borcu sona erdiren bir neden olduğu da düşünülemez.'' . Oysa ki davacının 14 üyeliğine ilişkin bilgi ve belgeler ile ticari defter kayıtları ile bilirkişi raporları ele alınmış, davacının yüklenici olması dolayısı ile alacaklarından mahsup suretiyle ödeme yapmadığı, üyelik ödemesi olarak kooperatife bizzat ödeme yapmış olduğu sabit olmuştur. Bu bakımdan birbirinden farklı hukuki ilişkilerden kaynaklanan alacaklar mahsup yolu ile düşülmeyecektir. Bu işlem hukuka uygun değildir.
Yine raporda da belirtildiği üzere davacının yüklenici olması dolayısı ile üyelikten kaynaklanan hakların kısıtlanmasına ilişkin alınan yönetim kurulu kararlarının KK m.98 göndermesi ile TTK m.391 kapsamında eşit işlem ilkesine aykırılık ile pay sahibinin vazgeçilemez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren kararlar olduğu açıktır.
Bu nedenle her iki yönetim kurulu kararı da batıl olmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; davalı kooperatifin ... tarih ... nolu kararı ile ... tarih ... nolu kararının mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye harcın terkin sınırında olduğu anlaşıldığından tahsiline yer olmadığına,,
3-Davacı tarafından yapılan ... başvuru harcı, ... TL peşin harç, ... TL tedbir harcı, ... TL yargılama gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 22/04/2021
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır