T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/636 - 2025/799
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/636
KARAR NO : 2025/799
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/09/2024
NUMARASI : 2024/597 E.- 2024/533 K.
DAVANIN KONUSU : ADİ ORTAKLIĞIN FESHİ-ALACAK
İSTİNAF TALEBİNDE
BULUNAN : DAVACI VEKİLİ
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : 24/04/2025
Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen 26/03/2012 tarihli "Ortak Girişim Beyannamesi" ile "Soma Eynez Doğu Kömür Madeni Hazırlık Galerilerinde Kullanılmak Üzere Makine-Ekipman Kiralanması" işinin yapılması konusunda adi ortaklık ilişkisinin başladığını, adi ortaklığa konu teşkil eden işin 23/06/2014 tarihinde iş sahibine teslim edilerek ortaklığın amacının gerçekleştiğini, ancak taraflar arasındaki ortaklığın henüz tasfiye edilmediğini, adi ortaklığın feshine ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesine rağmen ortaklığın tasfiyesine ilişkin işlemlerin yapılmadığını belirterek, iş ortaklığı adına kayıtlı 2012 model beton mikseri, tek kollu tünel jumbo dilman haniel, 2013 model TM tünel tipi beton mikseri,Tıtan IS 21 beton püskürtme makinası ve patlama koruyucu aparatı ve mahkemece tespit edilecek malvarlığı tediye payının belirlenerek hüküm altına alınması ile sonuç olarak araçların satışının yapılarak tediye payının davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/05/2017 tarih, 2015/601 E.- 2017/306 K. sayılı kararının istinaf edilmemesi üzerine 06/07/2017 tarihinde kesinleştiğini, karara ilişkin anılan dava dosyasının konusu ve taraflarının mevcut dava ile aynı olduğunu, davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise davacının tasfiyede olması gerektiği fakat yapılmadığını iddia ettiği tüm aşamalar mahkeme tarafından yerine getirildiğinden davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebinde, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ilgili olarak Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/601 E. 2017/306 K. sayılı dosyasında tasfiyeye yönelik işlemlere devam edilmediğini, taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin tamamlanmamış olması nedeniyle davacının mağdur olduğunu, bu hususun ivedilikle sonuca kavuşturulması gerekirken mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davada, taraflar arasında düzenlenen adi ortaklığın feshedilmesi nedeniyle adi ortaklığın tasfiyesi ve tasfiye payının ödenmesi talep edilmektedir.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karar Dairemizin 15/05/2024 tarin ve 2024/626 E. 2024/745 K. sayılı kararıyla; "..dosya kapsamından, mahkemece kesin hükme esas alınan Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2017 tarih, 2015/601 E.-2017/306 K.sayılı dava dosyasının tarafları ve dava sebebi aynı olduğu halde; ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olmadığı, böylece HMK'nın 303.maddesi kapsamında kesin hüküm niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, HMK'nın 297/1-c maddesinde; hükümde "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri"nin yazılacağı, aynı Kanun'un 297/2.maddesinde de; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümde, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü düzenlenmiş olup, maddeye göre Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2017 tarih, 2015/601 E.-2017/306 K.sayılı ilamının hüküm fıkrasında, tasfiye ve ile ilgili taraflara yüklenen hak ve borçların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıklama bulmadığı, başka ifade ile infazı gereken nihai karar bulunmadığı belirlenmiştir. Kararın kesinleşmesinden bahsedilebilmesi için öncelikle o kararın mahkemece verilen nihai kararlar olması gerekir (Yargıtay 3.HD.,13/02/2014 tarih, 2023/2782 E.-2024/576 K.sayılı ilamı). Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece TBK’nın 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. (Yargıtay 3.HD.,22/02/2014 tarih, 2023/245 E.-2024/772 K.sayılı ilamı). Kaldı ki, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2017 tarih, 2015/601 E.-2017/306 K.sayılı dosyasında tasfiye memuruna yetki verilmesi talebinin reddine ilişkin 30/12/2021 tarihli Ek karar ile ilgili Dairemizce verilen 09/03/2022 tarih, 2022/249 E.2022/275 K.sayılı kararının Yargıtay 3.HD.'nin, 25/10/2022 tarih, 2022/465 E.-2022/8184 K.sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır. Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2017 tarih, 2015/601 E.-2017/306 K.sayılı ilamın hüküm fıkrasında; "... Adi Ortaklığının fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Mali Müşavir ..., Makine mühendisi Prof. Dr. ..., İnşaat Mühendisi ...'un tayin edilmesine" olduğu halde, ikinci dava olan eldeki davanın talep sonucunun ortaklığın tasfiyesine ve bu kapsamda iş ortaklığı adına kayıtlı 2012 model beton mikseri, tek kollu tünel jumbo dilman haniel,2013 model TM" tünel tipi beton mikseri,Tıtan IS 21 beton püskürtme makinası ve patlama koruyucu aparatı ve mahkemece tespit edilecek malvarlığı tediye payının belirlenerek hüküm altına alınması ile sonuç olarak araçların satışın yapılarak tediye payının davacıya ödenmesine olduğu ihtilafsızdır. Bu durumda, davada kesin hüküm niteliğinde koşullar oluşmadığından, mahkemece; işin esası hakkında yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kaldırılarak yeniden inceleme yapılmak üzere dosya mahkemesine iade edilmiştir.
Anılan kaldırma/gönderme kararımız sonrasında mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında 26/03/2012 tarihli "Ortak Girişim Beyannamesi" ile adi ortaklık sözleşmesinin imzalandığı ve ortaklık konusu işin 23/06/2014 tarihinde teslim edilmek suretiyle adi ortaklığın feshedilerek sonlandırıldığı taraflar arasında ihtilafsızdır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği noktasında toplanmaktadır.
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/05/2017 tarih, 2015/601 E.-2015/306 K. sayılı dava dosyasının içeriğinden, davacı tarafından davalı aleyhine "Adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile mahkemece tasfiye memuru atanması" talepli davanın açıldığı, mahkemece; ... Adi Ortaklığının fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Mali Müşavir ..., Makine Mühendisi Prof. Dr. ..., İnşaat Mühendisi ...'un tayin edilmesine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 06/07/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı itibariyle, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin asıl dava olan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/05/2017 tarih, 2015/601 E.-2015/306 K. sayılı dava dosyasında adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilerek tasfiye sürecinin söz konusu dosyada verilen ek kararlarla devam etmekte olduğu anlaşıldığından mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nın 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 24/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır