T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N
E S A S H A K K I N D A K A R A R)
ESAS NO : 2023/2182
KARAR NO : 2024/1756
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2023
ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/232 E.-2023/522 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; ... ilçesinde faaliyet gösteren davalı ...nin en son 2012 ve 2013 yıllarına ait faaliyetlerin görüşüldüğü olağan genel kurul toplantısını 24.07.2014 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 mali yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarını yapmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, Kooperatifler Kanununun 81. ve 98. maddeleri uyarınca davalı kooperatifin feshine, tasfiye işlemleri için kooperatife tasfiye görevlisi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ..., kendilerinin de kooperatifin dağılmasını ve kapatılmasını istediklerini, ayrıca tasfiye memuru olarak görev yapabileceklerini belirtmişlerdir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 81. maddesinde kooperatiflerin dağılma sebepleri düzenlenmiş olup anılan maddeye 3476 sayılı kanun ile eklenen 6. fıkrası uyarınca kooperatifin 3 yıl üst üste olağan genel kurulunu yapmaması halinde genel kurul yapılabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kooperatif kendiliğinden dağılmış sayılır. Davalı kooperatifin 24.07.2014 tarihinden sonra hiç bir genel kurul toplantısını yapmadığı anlaşılmakla böyle bir durumda yukarıda ifade edilen yasal düzenleme gereğince kendiliğinden dağılmış sayılan kooperatife yönelik davacı bakanlık tarafından kooperatifin feshi talebi yerinde değildir. Ancak bu halde kooperatifin tasfiyesi gereken mal, hak ve alacağı var ise tasfiyenin sağlanması için tasfiye memuru atanması gerekeceğinden Kooperatifler Kanunun 86/2 maddesi uyarınca ilgili bakanlığın kooperatifleri denetim yetkisi de nazara alındığında davalı kooperatife tasfiye memuru atanmasına ilişkin davacı talebinin haklı nedene dayandığı mahkememizce kabul edilerek davalı kooperatifin yönetim kurulu üyelerine tasfiye memuru adayı olarak tebligat çıkarılmak suretiyle duruşmada beyanları alınmış..." gerekçesiyle, davacının davalı kooperatifin feshi talebinin reddine, davalı kooperatife tasfiye memuru atanması talebinin kabulü ile 1163 sayılı yasasının 81/6 maddesi gereğince kendiliğinden dağılmış sayılan davalı kooperatifin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 1163 sayılı Kanunun 81/7. maddesinde, "Amacına ulaşma imkânının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla" dağılacağı hükmünün yer aldığını, İlk derece Mahkemesince tasfiye memuru atanması taleplerinin kabulü ile davalı kooperatifin amacına ulaşma imkânı bulunmadığının açık olduğunu, müvekkili idarenin 15.02.2024 tarihli İnceleme Raporunun da bu yönde olduğunu, davanın 1163 sayılı Kanun m.81/7 uyarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken m.81/6’dan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kooperatifin feshi taleplerinin kabulü yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Dava, davalı kooperatifin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafça 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/6. maddesinde düzenlenen, kooperatifin, "Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde." dağılacağına ilişkin dağılma sebebine dayalı olarak davalı kooperatifin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi istenmiştir.
Bu maddenin düzenleniş şekline göre davanın ilgili Bakanlık tarafından açılmasının istenemeyeceği anlaşılmaktadır. Uygulamada 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde kooperatifin feshini isteyebilecek olanlar arasında ortaklar sayılmadığından, kooperatif ortaklarının üyesi bulunduğu kooperatifin feshini isteyebilmesi yasal olarak mümkün değilse de, ortaklara 6102 sayılı TTK'nın 530. (TTK'nın 435.) ve 531. maddede yazılı haller dışında fesih davası açma hakkı tanınmayan anonim şirketlerde ortakların şirketin 6102 sayılı TTK'nın 529. (TTK'nın 434.) maddesinde yazılı hallerden birinin gerçekleşmesi nedeniyle münfesih olduğunun tespitine ilişkin dava açma hakkı bulunduğu ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesinin yaptığı atıf gereğince 6102 sayılı TTK'nın 529. (TTK'nın 434.) maddesinin kooperatifler hakkında da uygulanması gerektiği, ortaklardan biri tarafından anılan maddede yazılı nedenlerle kooperatifin feshine karar verilmesinin istenmiş olması durumunda, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince anılan nedenlerle kooperatifin dağıldığının tespitini isteyebileceği doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir.
"Fesih ve tasfiye hakkındaki hükümlerin azlığı AO'lara ait maddelerin uygulanması zorunluluğunu ortaya çıkarır (KoopK m. 98) Fakat burada da Kooperatifin niteliğine uygun bir 'intibak ettirme' işlemine gerek vardır. (Çamoğlu/Poroy/Tekinalp, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 2017, İstanbul, sh. 672)."
Buna göre kooperatiflere yol göstermek, denetlemek, dağılma sebeblerini mahkemeye bildirmek konularında görev ve yetkileri bulunan davacı Bakanlığın da Kooperatifler Kanununun 81/6. maddesindeki dağılma sebebinin gerçekleştiğini bildirerek, kooperatifin bu sebeple dağıldığının tespitini isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Öte yandan İlk derece Mahkemesinin kabulü gibi, asli talebi kabul edilmeyen davacı Bakanlığın, bu asli talebine bağlı tasfiye memuru atanması talebinin kabulüne karar verilmesinin çelişkili olduğu ve doğru olmadığı değerlendirilmiştir.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE,
II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.07.2023 tarih ve 2023/232 E., 2023/522 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
Buna göre;
"1-Davanın kısmen KABULÜ ile davalı kooperatifin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/6. maddesi uyarınca dağıldığının TESPİTİNE,
2-Davacının davalı kooperatife tasfiye memuru atanması talebinin kabulü ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/6 maddesi gereğince kendiliğinden dağılmış sayılan davalı kooperatifin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'nin 2/(3). maddesi uyarınca 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça İlk derece aşamasında yapılan 534,50 TL ile istinaf aşamasında yapılan 203,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 737,50 TL. yargılama giderinin kabul ve reddedilen talepler yönünden takdiren 2/3'ü olan 491,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
"
III-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
19.12.2024 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza