T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1597 Esas - 2024/1604 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1597
KARAR NO : 2024/1604
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ :ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2024
NUMARASI : 19/07/2024 Esas (Ara Karar)
TALEP EDENLER
VEKİLİ :
KARŞI TARAF
TALEP : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
TALEP TARİHİ : 28/06/2024
KARAR TARİHİ : 27/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024
Taraflar arasındaki ticari şirkete kayyım atanması istemine ilişkin işin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Talep edenler vekili dilekçesinde özetle; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarihli ve 2022/310 esas 2024/172 karar sayılı ilamı ile davacının haklı sebeple şirketten çıkmalarına karar verildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, çıkma kararı pay defterine işlenmemiş olup, şirket tarafından yeni bir genel kurul yapılamadığını ve yeni bir yönetim kurulunun da seçilemediğini, yeni yönetim kurulunun seçilmemiş olması sebebiyle de şirketin yeterli nakdi varlığı olmasına rağmen özellikle şirket borçlarının ödenmesi konusunda herhangi bir ortağın bankalar nezdinde yetkisinin bulunmadığını, hem şirketin hem de çıkma kararına rağmen halen şirket ortağı olan davacıların ticari itibarını ve hukuki sicilini zedeleyebileceğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarihli ve 2022/310 esas 2024/172 karar sayılı ilamı kesinleşip, çıkma kararı pay defterine işlenip bir genel kurul yapılıp, yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar, tedbiren, dava sonunda kesin olarak şirkete bir yönetim kayyumu atanmasına, kayyuma ödenecek ücretin şirketin nakdi varlığından karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
... adına usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmayarak HMK'nın 128.maddesinde belirtildiği üzere dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı şirketin yönetim kurulunun 05/11/ 2020 tarihli kararı ile, şirketi 26/10/2023 tarihine kadar ... ve ... Dış Tic. Ltd. Şti. ... 'in birlikte müştereken temsile yetkili olarak seçildiği, davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurullarının yapıldığı, 2022 yılına ait genel kurulunun yapılmadığı, Anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmadığı, yönetim kurulunun yeni yönetim seçilene kadar olağan üstü ve acil durumlar için görevlerine devam edeceği, bu nedenle yönetim kurulunun görev süresinin bitmesi nedeni ile şirketin organsız kaldığından kabul edilemeyeceği, davalı şirkete yönetim kayyımı tayini şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/310 esas 2024/172 karar sayılı ve 28/03/2024 günlü kararından bir satır dahi bahsedilmediğini, dava dilekçesinde, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin sayılı ve 28/03/2024 günlü kararı ile, davalı şirketin üç kişilik yönetim kurulundaki iki kişi olan davacıların, şirketten haklı sebeplerle çıkmasına karar verildiğinin açık olduğunu, fakat bu çıkma kararı henüz pay defterine işlenmediğinden, davacıların halen davalı şirketin ortağı göründüğünü, bu çıkma kararı sonrasında, davalı şirket tarafından, genel kurul yapılmadığını ve yeni yönetim kurulu seçilmediğini, yeni yönetim kurulunun seçilmemiş olması sebebiyle de şirketin yeterli nakdi varlığı olmasına rağmen özellikle şirket borçlarının (kira, aidat, vergi vs) ödenmesi konusunda, herhangi bir ortağın bankalar nezdinde yetkisi bulunmadığından, bu durumun, hem şirketin ve hem de çıkma kararına rağmen halen şirket ortağı görünen davacıların ticari itibarını ve hukuki sicilini zedeleyebileceği dikkate alınarak şirkete bir yönetim kayyumu atanmasının talep edildiğini, elinde şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğuna dair imza sirküleri olmayan ve yerel mahkemeye göre yeni yönetim seçilene kadar olağan üstü ve acil durumlar için görevlerine devam edeceği belirtilen yönetim kurulunun, bankadan nasıl para çekebileceğini, nasıl vergi ödeyebileceğini, nasıl kira ödeyebileceğini, nasıl fatura ödeyebileceğini de merak ettiğini, çünkü, bankaların , kendilerine sunulan imza sirkülerindeki süreler dolduğu an, ekranları ve işlem yapma yetkilerini kapattıklarından, görev süresi devam ettiği iddia edilen yönetim kurulunun , tek bir akçalı işlem dahi yapamayacağını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; ... A.Ş'ne kayyım atanmasını istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında bir örneği yer alan Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarih, 2022/310 E, 2024/172 K sayılı kararı incelendiğinde; dosyamız davacıları tarafından, davalı şirket aleyhine şirketin feshi, mümkün olmadığı takdirde çıkma payı verilerek ortaklıktan ayrılması talepli açılan davanın, davalı şirketin feshi istemi yönünden reddine, davacıların şirkete borçlarının miktarı çıkma paylarından fazla olması karşısında TTK madde 331 hükmüne göre hisse senetleri şirkette kalmak ve şirkete devir olunmak üzere çıkma payı almaksızın davalı şirket ortaklığından çıkmalarına karar verildiği, ilgili kararın davalı şirket tarafından istinaf edilmesi nedeniyle kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Ticaret sicili kayıtlarına göre davalı şirketin 414289 sicil numarasında kayıtlı olup, davalı şirketin ticaret durumunun aktif olduğu, 11/11/2020 tarih, 10200 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 233.sayfasındaki ilana göre, 26/10/2023 tarihine kadar ... ve ... Dış Tic. Ltd. Şti. ... 'in şirketi birlikte müştereken temsile yetkili olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nun 362/(1). maddesinde; "Yönetim kurulu üyelerinin en çok üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçileceği, esas sözleşmede aksine hüküm yoksa aynı kişinin yeniden seçilebileceği" düzenlemesi mevcuttur.
Türk Ticaret Kanununda anonim şirket yönetim kurulu üyelerini görevden alma ve yerlerine yenisini atama yetkisi sadece şirket genel kuruluna verilmiştir.
Anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle yönetim kurulunun yeni yönetim seçilene kadar olağanüstü ve acil durumlar için görevlerine devam edecektir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/02/2014 tarih ve 2012/13135 Esas 2014/3515 Karar sayılı ilamı). Ancak bu durum, TTK'nun 362. maddesindeki emredici sürenin aşılarak yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin uzadığı veya yenilendiği anlamına gelmemektedir. Görev süresi biten yönetim kurulu toplantıya çağırmaya yetkilidir.
Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir.
Anonim şirketlere kayyım atanmasına ilişkin düzenleme TTK'nda mevcut olmayıp, TMK'nın "Temsil" başlıklı 426. maddesinin 3. bendinde "Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa" ve TMK'nın "Yönetim" başlıklı 427. maddesinin 4. bendine göre ise; "Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa" kayyım atanabilir.
Somut olayda, davacı tarafça Ankara 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarih, 2022/310 E, 2024/172 K sayılı kararı ile şirket ortaklığından çıkmalarına karar verildiği, ancak kararın kesinleşemediği ve çıkma kararının pay defterine henüz işlenmemiş olduğu, şirket tarafından yeni genel kurul yapılmadığı ve yeni yönetim kurulu seçilmemesi nedeniyle davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasının talep edildiği, 26/10/2023 tarihine kadar davacı ... ve dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti. ... 'in davalı ... birlikte müştereken temsile yetkili olarak seçildiğinin dosya kaspamındaki sicil kayıtları ile sabit olduğu, davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurullarının yapıldığı, 2022 yılına ait genel kurulunun yapılmadığı, anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmadığı, yönetim kurulunun yeni yönetim seçilene kadar olağan üstü ve acil durumlar için görevlerine devam edeceği, bu nedenle yönetim kurulunun görev süresinin bitmesi nedeni ile şirketin organsız kaldığından kabul edilemeyeceği ve ... A.Ş'ne yönünden organ boşluğu bulunmadığı, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durum olup, davacıların yönetim kurulu üyeliklerinden ayrıldıklarına dair bir hukuki durumda belirtilmediği gibi Yönetim Kurulu'nun genel kurula çağrı işlemlerini yerine getirmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine kararı usul ve yasaya uygundur. Yönetim kurulunun üyeleri arasındaki çekişme nedeniyle toplanıp karar alamamasının organ yokluğu olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, TTK 530 maddesine dayalı bir dava açılmadığından 2. maddesinin iş bu çekişmesi yargı işinde tartışılamayacağı da gözetildiğinde, davacının davasının reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara kararı usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak (Yargıtay 11. HD, 03/09/2024 tarih, 2023/4106 Esas, 2024/5891) karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Talep edenlerden alınması gerekli olan 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Talep eden tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362.(c) maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 27/12/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...