1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1447 E., 2024/1414 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 13.12.2024 Sayı: 2024/1447 E. - 2024/1414 K. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1447 Esas 2024/1414 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1447

KARAR NO : 2024/1414

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 03/10/2024

NUMARASI : 2024/215 Esas 2024/677 Karar

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI

DAVA : Ticaret Sicil Memuru Kararına İtiraz

DAVA TARİHİ : 05/03/2024

KARAR TARİHİ : 13/12/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025

Taraflar arasındaki ticaret sicil memuru kararına itiraz istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sicile yapılan başvuruya verilen cevap yazısı ile şirket esas sözleşmesinin 7. maddesinde şirketin işleri ve idaresinin genel kurul tarafından seçilecek 3 kişiden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği hükmü bulunduğu, tescili talep olunan 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kuruluna beş yönetim kurulu üyesinin seçildiği, esas sözleşmede yazılan yönetim kurulu üye sayısına aykırı bir şekilde genel kurulca yeni bir yönetim sayısı belirlendiği, şirket esas sözleşmesine aykırı olan yönetim kurulu seçiminin tescilinin mümkün bulunmadığının bildirildiğini, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince tüm ortakların oy birliği ile alınmış kararın tescil edilmemesinin söz konusu olamayacağını, aksi düşünülse bile yönetim kurulu üye sayısının artırılmasının yok hükmünde değil iptale tabi olduğunu, iptale tabi işlemlerde ticaret sicil müdürlüğünün inceleme yetkisi bulunmadığını, tescili istenen karar iptale tabi olsa da genel kurul kararının iptali davasını açacak kimse bulunmadığını belirterek davalının 35930315-E.553 sayılı işleminin TTK'nun 34. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 39. maddesi gereğince itirazen iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil müdürünün tescile konu işlemin esas sözleşmeye uygun olup olmadığını denetleme yetkisinin esaslı görevlerinden olduğunu, müvekkili tarafından yapılan değerlendirmenin yerinde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, gerek TTK ve gerekse Ticaret Sicil Yönetmeliği Hükümleri uyarınca bütün ortakların katılmış olduğu genel kurul kararı ile alınmış dahi olsa anonim şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulunun 3 kişiden oluşacağına yönelik düzenleme bulunduğu halde ve yine genel kurul gündem maddelerinde esas sözleşmenin yönetim kurulu üye sayısına ilişkin 7. maddesinde değişiklik yapılmasına dair bir madde de bulunmadığı halde, genel kurulun bütün ortaklarının katılımı ile toplanarak ve toplanma ve karar nisabı bakımından esas sözleşmede değişiklik yapma imkanı varken bu yönde değişiklik yapmadan oy birliği ile dahi esas sözleşmeye aykırı karar alması halinde, bu kararın esas sözleşmeye uygun olduğunun kabul edilemeyeceği, ticaret sicil müdürünün tescili talep edilen hususlar hakkında tereddüt olan durumlar karşısında yorum yapma yetkisi de bulunmadığı, talebin geçici tescile ilişkin bir talep olmadığı, davalının TTK'nun 32. maddesine ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34/ç maddelerine uygun olarak işlem yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11.01.2024 tarihli genel kurul toplantısında tüm ortakların katılımı ve oy birliği ile yönetim kuruluna 5 yönetim kurulu üyesinin seçilmesi üzerine bu hususun tescili için davalıya yapılan başvurunun şirketin esas sözleşmesinde yönetim kurulunun 3 kişiden oluşacağına ilişkin madde olduğu, bu nedenle esas sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle tescilin reddine ilişkin ticaret sicil müdürlüğü kararının iptali için dava açıldığını, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince tüm ortakların oy birliği ile alınmış bir kararın tescil edilmemesinin söz konusu olamayacağını, tüm ortakların genel kurula katıldığı ve oy birliği ile karar alındığını, tüm ortaklar temsilcilerinin yönetim kurulunda yer almak suretiyle yönetimin oluşturulduğunu, genel kurulun, yönetim kurulunu belirleme yetkisi olduğunu, tüm ortakların genel kurula katılım sağladığını, yeni yönetim kurulunun 3 yıl süre ile seçiminin yapıldığını, tüm ortakların oy birliği ile yönetim kurulunun 5 kişi olarak belirlendiği nazara alındığında çoğun içinde az da vardır prensibi gereği genel kurulun iradesinin yönetim kurulunu 5 kişiden oluşturmak olduğunu, bir yazım eksikliği nedeniyle şirketin tüm ortaklarının iradesini yansıtan genel kurul kararlarının yok sayılamayacağını, ortakların iradesinin 3 yıl süre ile yeni yönetim kurulu belirlemek olup, alınan karar oy birliği ile alındığını, seçilen yeni yönetim kurulunun da 5 kişi olarak seçildiğini, 3 kişilik yönetim kurulunun 5 kişiye çıkarılmasına dair kararın, şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesine dair toplantı ve karar nisabını sağlamıyor olsa o zaman tescil isteminin hatalı olduğundan bahsedilebileceğini, ancak yapılan genel kurul ve alınan kararların tüm ortakların oy birliği ile alındığını, sırf gündem maddesinde veya karar tutanağında "5 kişiye çıkarılması" ifadesinin yer almaması nedeniyle tescilin reddedilmesinin ne kanunun amacına ne de genel kurulun iradesine uygun olduğunu, eğer genel kurul yönetim kurulunu 5 kişi seçmişse zaten genel kurulun bu iradesinin evleviyet prensibi gereğince yönetim kurulunun 3 kişiden oluşacağına dair maddeyi de değiştirdiğinin açık göstergesi olduğunu, kaldı ki aradan geçen zaman zarfında da hiçbir ortağın, yönetim kurulunun 5 kişiye çıkarılmasına dair genel kurul kararının iptali için de dava açmadığını, zaten tüm ortaklar olumlu oy kullandığı için dava açabilecek kişinin de bulunmadığını, bir an için aksi düşünülse bile yönetim kurulu üye sayısının artırılmasının yok hükmünde değil iptale tabi olduğunu, yönetim kurulu üye sayısının esas sözleşmeye aykırı olarak artırılmasının yok hükmünde bir karar değil, bu durumun iptale tabi olduğunu, iptale tabi kararın da ancak ilgilisi tarafından açılacak dava ile iptalinin sağlanabileceğini, iptale tabi işlemlerde ticaret sicil müdürlüğünün inceleme yetkisi olmadığını, ortada butlan olmadığından ticaret sicil müdürlüğünün yerindelik denetimi yapmasının söz konusu olmayacağını, yönetim kurulu seçiminin genel kurulun görevleri arasında bulunduğunu, genel kurulda oy birliği ile karar alındığını, toplantı karar tutanağında sadece "şirket esas sözleşmesinin yönetim kuruluna dair maddesinin değiştirilmesine" yazmadı diye genel kurulun oy birliği ile seçtiği 5 kişilik yönetim kurulu kararının tescil edilmemesinin kabul edilebilemeyeceğini, iptale tabi genel kurul kararlarına yönelik olarak, sicil müdürünün esas sözleşme hükümlerine uygunluk incelemesi de gerçekleştirebileceğini ve iptale tabi kararları tespit ettiği takdirde bu kararlar aleyhine de hala iptal davası açılmamışsa iptal davasının başarı ile sonuçlanma ihtimalini göz önünde bulundurup tescil istemini reddedebileceğini ileri sürdüğünü, bu görüş gereğince söz konusu ikili bir ayrımdan yola çıkarak ifade edecek olunursa konunun daha anlaşılır hale geleceğini, buna göre ilkinde sicil müdürünün inceleme görevini yerine getirirken genel kurul kararının iptal edilebilir nitelikte olduğunu tespit ettiği halde, iptal edilebilir nitelikte olan kararın iptali dava edilmeden, bu ilgili kararın iptali için üç aylık hak düşürücü sürenin geçmiş olması, yahut süre geçmemiş olsa bile toplantıda hazır bulunan ya da temsil edilen pay sahiplerinin muhalefetlerini toplantı tutanağına geçirmemiş olmaları durumunda bundan sonra karar hakkında iptal davası açılamayacağından bahisle kararı sicile tescil etmek zorunda olduğu şeklinde olduğunu, sunulan genel kurul evraklarında da görüldüğü üzere tüm pay sahiplerinin TTK'nun 416. maddesi gereği çağrısız toplandıklarını, ayrıca toplantı tutanakları incelendiğinde olumsuz oy veren bulunmadığını, tutanağın hiçbir muhalefet içermediğini, genel kuruldaki kişilerin ayrıca yönetim kurulunda olduklarını, çağrısız yapılan genel kurul uyarınca tüm pay sahiplerinin toplantıya katılmış olması, yönetim kurulunun aynı zamanda genel kurulda bulunup ilgili tutanağın altına imza atmaları değerlendirildiğinde iptal davası şartlarının oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, ticaret sicil müdürlüğünün tescil talebinin reddi kararının iptali davasıdır.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün davacı şirket yöneticisine ve davacı şirkete gönderdiği 21/02/2024 tarihli cevabi yazı, davacı şirketin 11/01/2024 tarihli genel kurul kararı, hazirun cetveli, Ticaret Bakanlığı tarafından davalıya gönderilen 21/02/2024 tarihli yazı, davacı şirket ana sözleşmesi, yargılama aşamasında mali müşavir bilirkişiden alınan 22/07/2024 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.

Davacı şirketin 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tüm paylarının vekaleten ve temsilen temsil edildiği, gündemin 5. maddesi ile şirketin yönetim kurulu üyeliklerinin 3 yıl süreyle görev yapmak üzere ...'nın seçilmesine karar verildiği görülmüştür.

Anılan kararın tescili için davacı tarafından davalıya başvuru yapılması üzerine davalı tarafından davacı şirket yöneticisine ve davacı şirkete gönderdiği 21/02/2024 tarihli cevabi yazı ile, şirketin 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantı kararında alınan yönetim kurulu seçimine ait konu hakkında Ticaret Bakanlığına görüş sorulduğu, gelen cevap yazısında şirket esas sözleşmesinde 7. maddesinde şirket yönetim kurulunun genel kurul tarafından seçilecek üç kişiden oluştuğunun belirtildiği, genel kurul toplantısında yönetim kuruluna 5 yönetim kurulu üyesinin seçildiği, esas sözleşmede yazılı yönetim kurulu üye sayısına aykırı bir şekilde genel kurulca yeni bir yönetim sayısı belirlendiği, genel kurulun yönetim kurulu seçimi sürecinde esas sözleşmede yer verilen düzenlemelere göre hareket etmesi gerektiği, esas sözleşmede açık bir şekilde yönetim kurulunun üç kişiden oluşacağının belirtilmesine rağmen yönetim kurulunun beş kişiden oluşacak şekilde ihdas edildiği dikkate alındığında şirket esas sözleşmesine aykırı olan yönetim kurulu seçiminin tescilinin mümkün bulunmadığı, ticaret sicili yönetmeliğinin 34. ve 35. maddeleri gereği şirket esas sözleşmesinde belirlenen sayıda bir yönetim seçimine ait genel kurul kararıyla başvurulması gerektiği bildirilmiştir.

Ticaret Bakanlığı tarafından davalıya gönderilen 21/02/2024 tarihli yazı ile, genel kurulun yönetim kurulunun seçim sürecinde esas sözleşmede yer verilen düzenlemelere göre hareket etmesi gerektiği, somut örnekte şirketin esas sözleşmesinde açık bir şekilde yönetim kurulunun üç kişiden oluşacağının belirtilmesine rağmen yönetim kurulunun beş kişiden oluşacak şekilde ihdas edildiği dikkate alındığında şirket esas sözleşmesine aykırı olduğu değerlendirilen yönetim kurulu seçiminin tescilinin mümkün bulunmadığının mütalaa edildiği belirtilmiştir.

Davacı şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi " Şirketin işleri ve idaresi genel kurul tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde seçilecek üç kişiden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütülür. Yönetim kurulunun süresi 3 yıldır. ..." hükmünü içermektedir.

Yargılama aşamasında alınan ve davacı şirketin ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlana bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerini usulüne uygun olarak tutulduğu, tescili talep edilen genel kurul kararının şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu, genel kurul toplantısı için yapılan çağrı ve toplantı nisabı itibarıyla yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğu, alınan karar itibarıyla gündeme aykırı bir husus bulunmadığı, davalının genel kurul kararını tescil etmeme kararının yerinde bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Davacı yan şirketin 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçildiğini, genel kurul kararının tescili için davalıya başvuru yapıldığını, davalının alınan kararın ana sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle tescil talebini reddettiğini, kararın oy birliğiyle alındığını, usul ve yasaya uygun bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise tescili talep olunan kararın şirket ana sözleşmesine aykırı bulunması nedeniyle tescil edilmediğini, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacı şirketin 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5. maddesi ile şirket yönetim kuruluna 5 üyenin oy birliği ile seçildiği, genel kurul toplantısında şirketin tüm üyelerinin temsilen ve vekaleten hazır bulunduğu, genel kurul kararının tescili talebinin davalı tarafından reddedildiği hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, davalının davacı şirketin 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5. maddesi ile alınan kararın tescili talebini reddetmesinin usul ve yasaya aykırı bulunup bulunmadığı, alınan kararın şirket ana sözleşmesine aykırı olmasının davalı tarafından re'sen gözetilip gözetilemeyeceği, genel kurul kararının şirketin tüm ortakları tarafından oy birliği ile alınmış olmasının sonuca bir etkisinin bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı şirketin 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın tescili için davalı Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması üzerine sicil tarafından tescil isteminin 21/02/2024 tarihinde reddedilmesi üzerine, sicil kararının iptali istemiyle işbu dava açılmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere, davacı şirketin 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulu üyeliklerine 5 kişi seçilmiştir. Davacı şirket ana sözleşmesinin 7. maddesinde; şirketin işleri ve idaresinin genel kurul tarafından seçilecek üç kişiden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır.

Hal böyle olunca, mahkemece davacı şirketin ana sözleşmesi ile tescili istenen 11/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın karşılaştırılması sonucunda genel kurulda yönetim kurulu oluşturulurken açıkça şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesine aykırı işlem yapıldığı, genel kurul toplantısında alınan kararın tüm ortakların toplantıya katılması ve oy birliği ile alınmasının alınan genel kurul kararının şirket ana sözleşmesine uygun olması sonucunu doğurmayacağı, davalının ret işleminin TTK'nun 32. maddesi ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34/1-ç maddesine uygun olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı