1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2022/1859 E., 2024/2096 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 20.12.2024 Sayı: 2022/1859 E. - 2024/2096 K. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

...

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1859

KARAR NO : 2024/2096

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/04/2021

NUMARASI : 2019/153 E. - 2021/355 K.

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI : .

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/04/2021 tarih ve 2019/153 E. - 2021/355 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının müvekkili nezdinde araçlarına muhtelif tarihlerde zorunlu koltuk sigortası ve trafik sigortası yaptırdığını, poliçe bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 32. İcra Dairesi'nin 2018/12146 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili duruşmadaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının ihtaratlı tebligata rağmen defterlerini ibraz etmediği, bu hali ile davayı inkar ettiği, icra takibine vaki itirazında da genel olarak borca ve ferilerine itiraz ettiği, bu hali ile öncelikle hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı ile miktarının belirlenmesinin gerektiği, davacı tarafça sunulan sigorta poliçelerinin incelenmesinde, poliçenin tarafının davalı olduğu ve poliçe prim bedelleri ile ödeme tarihlerinin belirlendiği, yine davacı defterlerinin HMK'nun 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil teşkil ettiği, ticari ilişki ile alacağın varlığının, muacceliyetinin ve miktarının karine olarak ispat edildiği, aksinin ispatı hususunda davalı yanca herhangi bir delil ibraz edilmediği, davalının poliçelerin geçerliliğine ilişkin bir savunması ya da dosyada aksini gösteren bir delil bulunmadığı, davalı tarafça ödeme savunmasın da bulunmadığı gibi bu yönde bir delil de sunulmadığı, bu hali ile icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda poliçe bedelleri ile ödeme tarihleri gözetilerek işlemiş faiz miktarının hesap edildiği, bilirkişi raporunun oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Ankara 32. İcra Dairesi’nin 2018/12146 esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20’si oranında hesaplanan 6.973,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, dava dilekçesi müvekkilinin ticaret sicil adresindeki adresine tebliğe çıkarılmışsa da müvekkilinin belirtilen adresinin her zaman açık olmasına rağmen posta memuru tarafından adreste bulunmadığından bahisle komşunun beyanı alınarak 11.04.2019 tarihinde muhtara teslim edildiğini, tebligatta komşu isiminin yazmadığını, müvekkiline bu şekilde tebliğ edilen tüm tebligatların usulsüz olduğunu, usulsüz tebligata dayalı olarak dilekçeler teatisinin tamamlanmış sayılmasının ve ön incelme duruşması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari defterleri incelenemeden davacının davasını ispat ettiği değerlendirilmesinin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesini, aksi halde davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, sigorta acentesinin, sigorta priminin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, her kadar davalı Şirkete Tebligat Kanun'un 21/1 maddesi kapsamında dava dilekçesinin tebliği evrakından, haber verilen komşunun kim olduğunun anlaşılamaması nedeniyle, dava dilekçesinin tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılıyorsa da, bilirkişi raporunun davalı Şirkete 28.01.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca davalı Şirketin en geç bilirkişi raporunun tebliğ tarihi itibariyle davadan haber olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca kararı istinaf eden davalı vekili tarafından 24.06.2020 tarihinde sunulan vekaletname ile davalının yargılama sırasında vekille de temsil edildiği buna rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı gibi dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğinin dahi savunulmadığı, açıklanan nedenlerle, davalının dava dilekçesinin usulsüz tebliği nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığından bahsedilmeyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Yukarıda da açıklandığı gibi dava, davacı acente tarafından zorunlu koltuk ve trafik sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Ancak acente tarafından prim borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete izafeten prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta şirketinin prim alacağını acenteye temlik etmesi veya acente tarafından prim borcunun sigorta şirketine ödenmiş olması halinde de acentenin prim tahsil talep etme hakkı mevcuttur. Yani, sigorta primini sigorta şirketine ödeyen acente, kendi adına icra takibi yapabilir ve dava açabilir.

Bu durumda, mahkemece dava konusu poliçe primlerinin acente tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususları araştırılarak, davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı konusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta araştırma yapılmadan, işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Her ne kadar davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde yukarıda açıklanan hususlara ilişkin bir istinaf itirazı ileri sürülmemişse de aktif dava ehliyeti, HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartları arasında sayıldığından ve bu nedenle yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiğinden, davalı tarafın istinafı üzerine Dairemizce res'en incelenmesi gerekmiştir.

Bu itibarla Dairemizce, davalı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/04/2021 gün ve 2019/153 E. - 2021/355 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davalı tarafından yatırılan 595,50-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/12/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :07/01/2025

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı