1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/140 E., 2024/621 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 05.11.2024 Sayı: 2024/140 E. - 2024/621 K. Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/140 Esas

KARAR NO : 2024/621

BAŞKAN : ... ...

ÜYE : ... ...

ÜYE : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ...

VEKİLİ : Av. ... - Av. ...

DAVALI : ... - ... ...

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

DAVA TARİHİ : 29/02/2024

KARAR TARİHİ : 05/11/2024

YAZIM TARİHİ : 13/11/2024

DAVA:

Davacı vekili mahkememize sunduğu 29/02/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Mad.Müh.Dan.İnş. Taş.San. Ve Tic.Ltd.Şirketinin ... kayıtlı her bir pay adeti 100 TL bedelli toplam 300 adet paydan oluşan 30.000,00 TL sermayeli kurulmuş olunan bir limited şirketi olduğunu, ekte sunmuş oldukları 16/11/2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanında da yer alan 12.000,00 TL sermaye payına denk gelen 120 adet hisse payı ile şirketin %40 oranında hissesine sahip ortağı konumunda olduğunu, şirketin gider hissedarı ve ortağı olan 18.000,00TL sermaye payına denk gelen toplam 180 adet pay ile şirketin %60 oranında hisselerine ...'ın sahip olduğunu, ...'ın aynı zamanda şirketin müdürü ve münferiden imza yetkisine sahip şirket yetkilisi olduğu, müvekkilinin davalı şirkete ait hisse paylarını satın alarak şirkete ortak olmasındaki amacının; her ticari şirketin asıl amacı olan ticari faaliyet üretmek ve bu faaliyetleri karşılığında elde etmeyi amaçladığı gelirden şirket ortağı olarak kendisine kazanç ve gelir sağlamak olduğunu, bu amaç ve istekle 2012 yılından bu yana şirket ortağı konumunda olan müvekkilinin gelinen aşamaya kadar herhangi bir gelir elde edemediğini, aksine şirket ortaklarının şirket borçlarından sorumlu olmaları sebebiyle sürekli vergi borcu, haciz ve blokelerle karşı karşıya kalıp sürekli maddi kayıplar yaşadığını, Söz konusu bu duruma sebebiyet veren durumun ise şirketin herhangi bir ticari faaliyet yürütmemesi ve sadece isim üzerine kurulu bir şirket olduğunu, müvekkilinin mevcut bu durumdan memnun olmadığını ve bu durumu değiştirmek istese de şirketin imza ve müdürlük yetkisinin diğer hissedarı olan ...'ta olması nedeniyle herhangi bir çözüm bulunmadığını, davalı şirket hisselerinin tamamının müvekkili ile ...'a ait olup şirketin iki ortaklı olduğunu, ...'ın şirketin müdürü ve münferiden imzaya yetkili temsilci olması nedeniyle, %60 oranındaki hisse payı gözetildiğinde şirkette söz sahibi kişinin ... olduğunu, müvekkilinin ortağı ve şirket müdürü olan ...'a ulaşamadığını ve nerede olduğunu bilmediğini, bu durumun ortaklar arasında iletişimsizlik ve kopukluk olması nedeniyle şirketin ve ticari faaliyetin yürütülememesi nedeniyle güven ilişkisinin sona erdiğini, davalı şirketin, faaliyet konusundan uzaklaşmış olması, faaliyet konusunun ve ticari işlerinin bulunmaması ile birlikte mal varlığının zarara uğratılması sonucu müvekkili hakkında icra takipleri açıldığını, bu durum müvekkilin aile birliğini tehdit eder hale geldiğini, ayrıca; limited şirket faaliyetinin tamamen durduğunu ve şirketin ortaklık mevcudu kalmadığını, hal böyle iken şirket ortaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin, şirket müdürü ve temsile yetkili bulunan ortağına bir türlü ulaşamadığını, yaşanan mevcut durum nedeniyle ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve ortaklar arasında herhangi bir bağ kalmadığını, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, şirketin devamlı olarak zarar ettiğini ve kazanç sağlayamaz hale geldiğini, şirket yönetiminin boşta kaldığını, şirket müdürü olan ortağına ulaşılamadığını,

TTK’nın 638’inci maddesinin ikinci fıkrasında "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir..." şeklinde düzenleme mevcut olup,

Yukarıda açıklandığı üzere dava dışı yönetici ortağın anılan madde kapsamındaki fiilleri şirketi zarara uğratacak, müvekkilinin güvenini sarsacak nitelikte olması nedeniyle müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı şirkete usulünce tebligat yapılmasına karşın şirket yetkilisince cevap dilekçesi sunulmamış, yargılamaya da iştirak edilmemiştir.

GEREKÇE:

Dava, davacı limited şirket ortağı yönünden TTK madde 638/2'de düzenlenen ortaklıktan haklı sebeple çıkma nedeninin oluşup oluşmadığı ve burada elde edilecek neticeye göre davacının davalı şirketten çıkmasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir.

Davalı şirketin ... kayıtları ve ... ve ... kayıtları celp edilmiş ve incelenmiştir.

Limited şirket, bir sermaye şirketi olmakla birlikte kanunda düzenleniş biçimi dikkate alındığında ortakların şahsının ve birbirleri ile ilişkilerinin önem arz ettiği bir ortaklık türüdür. Bu sebeple ortaklar arası güven ilişkisine dayalı, şirketin kuruluş amacı doğrultusunda birlikte hareket etme olgusu ön plana çıkmaktadır. Bu sebepledir ki kanun koyucu, ortakların bu ilişkinin kurulmasındaki serbest iradesinin, bu ilişkinin sona erdirilmesi bakımından da devam etmesini uygun görmüş ve TTK madde 638/2'de her ortağın, haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceğini hükme bağlamıştır. Söz konusu düzenleme uyarınca her bir ortak, kendince haklı bir neden olduğunu düşünmesi ve ortaklığın devamının kendisinden beklenemeyecek bir hâl alması halinde ortaklıktan çıkarılmasını mahkemeden talep ve dava edebilir.

Ortaklıktan çıkma davasında haklı sebep unsuru kanunda tanımlanmış yahut sınırları çizilmiş değildir. Davacının bu talebinin haklı olup olmadığı hakim tarafından re'sen değerlendirilir. Gerçekten de aynı cihetteki Yargıtay kararlarında bu durum;

“…haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkân kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir. ( ... .)"

“Limited şirket ortaklığından çıkmak için geçerli haklı sebep kavramının ne olduğu konusunda yasada açıkça bir düzenleme bulunmamakla birlikte, doktrinde ve Dairemiz uygulamasında haklı sebep kavramı; ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kuralına göre ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin ortaktan beklenemeyeceği haller olarak kabul edilmiştir. ( ... . 21.11.2017 T. ve ... )" şeklinde ifade edilmiştir.

...'ne yazılan müzekkereye verilen cevaptan, davalı şirketin iki ortaklı olup, dava dışı ortak ...'ın şirketi münferiden şirket müdürü sıfatını da taşıyacak şekilde yetkili olduğu, ... müzekkere cevabından, davalı şirketin 148.945,43 TL borçlu bulunduğu, ... müzekkere cevabından, davalı şirketin toplam 1.173.798,25 TL vergi borcu bulunup re'sen terk durumunda olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Davalı şirketin kuruluş amacına aykırı olarak ticari faaliyetlerine son verdiği resmi kayıtlarla ortadadır. Bununla birlikte hakim ortak ve aynı zamanda müdür olan diğer pay ortağı dava dışı ..., şirketin ekonomik faaliyetlerini yürütme ve dolayısıyla şirket amacını gerçekleştirmeye yönelik herhangi bir girişiminin olmadığı dolayısıyla bu haliyle müdürlük görevini gerektiği gibi yerine getirmediği ve bu haliyle güvene dayalı ortaklık ilişkisinin yürütülmesine imkan kalmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan bu sebeplerle davacının, kuruluş amacını gerçekleştirme imkanı kalmayan davalı şirketin ortağı olarak devam etmesinin kendinden beklenmesi hakkaniyete aykırı sonuç doğurmakta olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın kabulüne,

Davacının ...'nün " ... " sicil numarasında kayıtlı davalı "..." ortaklığından bedelsiz olarak çıkarılmasına,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince,

Harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri toplam 277,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, Davacı Vekili Av. ... 'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024

Başkan ...

¸e-imzalıdır.

Üye ...

¸e-imzalıdır.

Üye ...

¸e-imzalıdır.

Katip ...

¸e-imzalıdır.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı