T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/875 Esas
KARAR NO : 2026/44
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/10/2015
KARAR TARİHİ : 22/01/2026
YAZIM TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketle davalı-borçlu şirket arasında 16/09/2013 tarih ve 04/06/2014 tarıhli iki adet “İş Makinası Kiralama Sözleşmesi"nin imzalandığını, bu sözleşmelerle ... inşaatında kullanılmak üzere iki adet iş makinasının davalıya kiralandığını, kiralama sözleşmelerine istinaden kiralanan makinelerden dolayı 15/02/2015 tarih ... sıra nolu 69.619,88 TL ve 14/03/2015 tarih ... sıra nolu 67.299.220 TL bedelli iki adet fatura keşide edilerek davalı-borçlu Şirkete teslim edildiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine .... Noterliğinin 13/05/2015 tarih ve ... nolu ihtarnamesinin keşide edilerek muhataba gönderildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından .... Noterliğinin 21/05/2015 tarih ve ... nolu ihtarının keşide edilerek; “belirtilen fatura tutarlarından dolayı bakiye 111.046,51 TL borçlarının olduğu, ancak söz konusu sözleşmede belirtilen hafriyat işi sırasında iki adet işçinin iş kazası geçirdiği, iş kazası nedeniyle herhangi bir zarar ödemesinin müvekkili Şirket tarafından yapılmadığı, bu ödeme iş kazası geçirenlerin mirasçılarına yapılıncaya kadar belirtilen tutarın bloke edildiği” hususlarının cevaben ihtar edildiğini, devamında davalıya .... Noterliğinin 10/06/2015 tarih ve ... nolu ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeden kaynaklı olarak bloke haklarının olmadığı belirtilen tutarın ödenmesinin ihtar edildiğini, oysa sözleşmelerde davalının herhangi bir zarar, ziyan karşısında bloke hakkı olduğuna dair bir ibare bulunmadığı” hususlarının ihtar edildiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla, bir iş kazası olmuş olsa dahi, söz konusu kazadan dolayı meydana gelebilecek zarar miktarı belli olmadığı gibi, müvekkili şirkete bu olaydan dolayı kusur izafe edilip-edilmeyeceğinin de belli olmadığını, sonuçta alacağın tahsili için ... E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu iddia ederek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında, müvekkilinin taşeron olarak işin bir kısmından sorumlu olduğu ... Şantiyesinde kullanılmak üzere 16.09.2013 tarihinde 1 adet Hidromek 300 HMK Ekskavatör (Kırıcısı ile) ile 04.06.2014 tarihinde 1 adet Hidromek 370 HMK Ekskavatör iş makinesinin kiralanması için sözleşme imzalandığını, marka ve özelliği belirtilen iş makinelerinin davacıdan her tür özlük hakkı ve ücreti kendisine ait olmak kaydıyla operatörü ile birlikte kiralandığını, davacı kiralama sözleşmesinin 8. Maddesinde “her tür kaza ve hasardan ve bunların tazmininden münferiden sorumlu olduğunu” kabul ve taahhüt ettiğini, iş makinesi operatörün kontrol ve denetimi altındayken baraj inşaatı şantiyesinde 12.03.2015 tarihinde heyelana bağlı olarak kaza meydana geldiğini, kazada davacının sigortalı personelleri olan (gerek iş makinesi operatörü gerekse yanında bulunan şahıs) ... ile ...'in vefat ettiğini, müvekkilinin taşeron sıfatıyla sorumlu olduğu baraj inşaatı şantiyesinde meydana gelen ölümlü kaza nedeniyle hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, ölen şahısların hak sahipleri tarafından açılabilecek maddi manevi tazminat davasında müvekkiline husumet yöneltilebileceğinin aşikar olduğunu, iş makinesi kiralama sözleşmesinin 2. maddesi gereğince iş makinesi operatörlerinin ücret ve özlük hakları ile 8. maddesi gereğince kazadan doğan tazmin sorumluluğu tümüyle davacıya ait ise de üst/asıl işveren sıfatıyla açılacak olası bir davada müvekkili şirkete de sorumluluk yüklenebileceğini, bu nedenle davacının tüm sorumluluğu sözleşme ile münferiden üstlenmesi nedeniyle müvekkilini sorumluluktan kurtaran belgeleri ibraz etmesi gerektiğini, konuyla ilgili gerekli uyarı ve cevapların, .... Noterliğinin 21.05.2015 tarihli ... nolu ve 17.06.2015 tarihli ... nolu cevap ihtarnameleriyle verildiğini, müvekkilinin davacıyla çalıştığı süre içinde davacıya toplamda 506.572,07 TL ödeme yaptığını, ancak müvekkilinin kazadan dolayı hukuki olarak herhangi bir zarara uğramamak adına, davacıdan "tazminat vs sorumluluğunun bulunmadığını" içerir noter tasdikli ibraname ile ödeme makbuzlarını ibraz etmesini talep ettiğini. bu belgeler getirilinceye kadar davacının kira bedeline bloke konulduğunu, istenilen belgeler getirildikten sonra davacıya ödeme yapılacağının .... Noterliğinden gönderilen 21.05.2015 tarihli ... yevmiye numaralı cevap ihtarnamesiyle davacıya bildirildiğini, davacının ise müvekkilinin sorumluluğunu bertaraf etmek için vefat eden personellerinin hak sahiplerine ödeme yaptığını gösterir makbuz ve/veya ibranameyi ibraz etmediğini, bu nedenle taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince tazmin yükümlülüğü davacıya ait olduğundan vefat eden işçilerin hak sahiplerine ödeme yapıldığını gösterir makbuz ve/veya ibraname getirilinceye kadar davacının 2015 yılı Şubat ve Mart aylarına ilişkin iki adet faturasına bağlı toplam 111.046,51 TL tutarındaki kira bedeline bloke konulduğunu iddia ederek davanın reddedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-Bilirkişi raporu:
07/10/2019 tarihli talimat bilirkişi raporunda özetle; yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler neticesinde; davacı ile davalı firma arasında ticari bir ilişkinin olduğunun tespit edildiği, davacı firmanın düzenlemiş olduğu faturaların Vergi Usul Kanununun ilgili maddesinde belirtilen usullere uygun düzenlendiği, bununla birlikte ticari bir alışverişinin olduğu, davacı firmanın bu iki adet faturanın 2014 yılında beyanname ve formlarında beyan edildiği, dava konusu olan iki adet faturanın toplam 111.046,51 TL olduğu bu bedelin 2019 yılı yasal defterlerinde 2015 yılından devir olarak geldiği ve kaydının olduğunun görüldüğü belirtilmiştir.
02/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; hukuki değerlendirme gerektiren, davalıya iş makineleriyle birlikte teslim edilen 2 operatörün, davalının taşeronu olduğu baraj inşaatı şantiyesinde iş makinelerini kullanırken yaşanan bir heyelan sonucu hayatlarını kaybetmesi nedeniyle hangi tarafın sorumlu olduğu hususunun takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirket huzurdaki davada 111.046,51 TL alacağını talep etmiş olup, davalı da bu miktar borcu kabul etmiş, ancak bu tutarın ödenmeyerek 2 işçinin hayatını kaybetmesinden kaynaklı muhtemel risklere karşı bloke edildiğinin beyan edildiği, davacı, talimatla incelenen kendi defterlerinde davalıdan 113.140,50 TL alacaklı olmakla birlikte, huzurdaki davada 111.046.51 TL talep ettiği, davacı, davalının açılış ve kapanış noter tasdikleri süresinde yaptırılmış olan defterlerinde de talep ettiği kadar (111.046,51 TL) alacaklı olduğu, bu durumda, davacının icra takip ve dava tarihleri itibariyle iş makinesi kiralamasından kaynaklı olarak davalıdan 111.046,51 TL alacaklı olduğu, davacının 4.524,58 TL'lik işlemiş faiz talebinin hukuki değerlendirme gerektirdiği, bununla birlikte davacının faiz alacağı olduğu kabul edilecekse, davacının davalıyı muhatap alarak keşide ettiği .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesinde 111.046,51 TL alacağının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3. günde ödenmesini ihtar ettiği, ancak ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihinin belli olmadığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Davacı vekili, 21/01/2026 tarihli beyan dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini belirtip; adı geçen vekilin vekâletnamesinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu (HMK m.74), görülmüştür.
Davalı vekili 23/01/2026 tarihli dilekçesiyle, davacı taraf ile sulh olduklarını belirtip herhangi bir taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Davadan feragat davacının talep sonucundan vazgeçmesidir. 6100 sayılı HMK'nun 307. maddesinde "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." olarak tanımlanmakla
309. maddede "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır."
310. maddede "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir."
311. maddede "(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." düzenlemelerinin yer aldığı; anılan hükümler çerçevesinde sunulan feragat beyanının şart bağlı olmadığı, davacı vekilinin HMK'nun 74. maddesi gereği vekaletnamesinde feragat özel yetkisi de bulunduğu görülmekle feragat nedeniyle, davacının davasının reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın feragat nedeniyle reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22.maddesi ve 1 sayılı tarife uyarınca, feragat muhakemenin ilk celsesinden sonra yapıldığından 732,00 TL maktu karar ve ilâm harcının 2/3’ü olan 488,00 TL harcın, peşin alınan 1.395,81 TL harçtan çıkarılarak artan 907,81 TL harcın; karar kesinleştiğinde, istemi ve başvurusu hâlinde davacıya iadesine,
Talep gibi yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
HMK m.333/1 gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, ilgilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/01/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.