1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/254 E., 2026/47 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 23.01.2026 Sayı: 2025/254 E. - 2026/47 K. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/254 Esas - 2026/47

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

...

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/254 Esas

KARAR NO : 2026/47

HAKİM : ....

KATİP : ....

DAVACI : ... ....

VEKİLLERİ : Av. .....

Av.....

Av.....

DAVALI : ....

VEKİLİ : Av.....

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/03/2025

KARAR TARİHİ : 23/01/2026

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ..., ... Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) aleyhine açtığı alacak davasında,

kendisine temlik edilmiş bir alacak hakkına dayanarak H.192 no.lu “....

Enerji İletim Hattı” anahtar teslim yapım sözleşmesi kapsamında ödenmeyen alacaklarını talep etmektedir. Dava dilekçesinde özetle,

Dünya Bankası kredili bu proje için... Ltd. Şti. ortak girişimi (“. . .”) arasında sözleşme imzalanmış; yüklenici ortak girişim işi tamamlayarak TEİAŞ’a teslim ettiğini, Sözleşme gereği hakediş ödemelerinden “ihtiyat akçesi” adıyla iki kısım halinde

%5’lik kesintiler yapıldığını (her hakedişten birinci %5 ve ikinci %5 oranlarında) ve bu tutarlar teminat mahiyetinde TEİAŞ uhdesinde tutulduğunu, 17.11.2008 tarihinde işin geçici kabulü yapılıp, akabinde birinci %5 kesinti tutarı yükleniciye iade edildiğini, Ancak 18.02.2010 tarihli kesin kabulden sonra, sözleşmeye uygun olarak talep edilen ikinci %5’lik kesintilerin ödenmesi davalı idarece karşılanmadığını

Sözleşme gereği iadesi gereken teminat mektuplarının da TEİAŞ tarafından iade edilmeyip paraya çevrildiğini, İkinci %5 kesintilerin ödenmemesi ve teminat mektuplarının paraya çevrilmesi üzerine, yüklenici ortak girişim tarafından geçmişte TEİAŞ aleyhine alacak ve teminat mektuplarının hükümsüzlüğü davaları açıldığını, özellikle ... 18. Asliye Ticaret

Mahkemesi’nin 2011/148 E. sayılı asıl dosyası ve buna birleşen 2011/356 E. sayılı dosyada görülen davada mahkeme, teminat mektuplarının hükümsüzlüğü talebini kabul etmiş; buna karşılık ikinci %5 kesintilere ilişkin alacak talebini sözleşmenin eklerinde yer alan ödeme koşulları gereğince reddettiğini,

Kararın gerekçesinde, sözleşme özel koşullarındaki 2.4.3 ve 16. maddelere dayanılarak, iş kazaları ve benzeri nedenlerle işten kaynaklanan davalar devam ettiği sürece TEİAŞ’ın ikinci

%5 ihtiyat kesintisini ödememe ve elinde tutma hakkına sahip olduğu vurgulandığınDavacının söz konusu alacak hakkını 11.10.2011 tarihinde ... 50. Noterliği’nin 17325 yevmiye nolu temliknamesi ile yüklenici ortak girişimden devraldığını ve HMK 125. maddesi uyarınca görülen davada davacı yüklenicinin yerine geçerek yargılamaya devam ettiğini ancak yukarıda belirtilen gerekçeyle talep reddedildiğinden, davacı bu ilk davanın kesinleşmesi sonrasında ikinci %5 kesintileri tahsil edebilmek için gerekli koşulların oluşmasını beklediğini zira red kararında atıf yapılan “işten kaynaklı devam eden davalar”ın tarafı olmadığı için, bu davaların sonuçlanmasını beklemek durumunda kaldığını,

18. ATM kararının kesinleşmesinden yıllar sonra ..’a başvurarak alacağının ödenmesini talep ettiğini bu kapsamda .’a 20.04.2017 ve 22.07.2024 tarihlerinde iki ayrı dilekçe ile başvurduğunu, söz konusu dilekçelerde davaya konu alacağın, artık işten kaynaklı diğer davalar da sonuçlandığından, ödenmesi istendiğini ancak davalı TEİAŞ’ın bu başvurulara sessiz kalıp ödeme yapmadığını beyanla, önceki davadaki ret gerekçesinde bahsi geçen ilgili davaların aradan geçen sürede sonuçlandığını ve TEİAŞ’ın bu davalar nedeniyle yaptığı ödemeleri ikinci

%5 kesintilerden karşıladığını şimdilik 1.000 USD (37.985,10 TL) ikinci %5 ihtiyat kesintilerinin (teminat kesintilerinin) faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Nitekim

18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.02.2013 tarihli 2013/26 K. sayılı kararı ile ikinci %5 alacak talebi bu gerekçeyle reddedilmiş ve karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini

Davacının söz konusu alacak hakkını 11.10.2011 tarihinde ... 50. Noterliği’nin ...

yevmiye nolu temliknamesi ile yüklenici ortak girişimden devraldığını ve HMK 125. maddesi uyarınca görülen davada davacı yüklenicinin yerine geçerek yargılamaya devam ettiğini ancak yukarıda belirtilen gerekçeyle talep reddedildiğinden, davacı bu ilk davanın kesinleşmesi sonrasında ikinci %5 kesintileri tahsil edebilmek için gerekli koşulların oluşmasını beklediğini zira red kararında atıf yapılan “işten kaynaklı devam eden davalar”ın tarafı olmadığı için, bu davaların sonuçlanmasını beklemek durumunda kaldığını,

18. ATM kararının kesinleşmesinden yıllar sonra TEİAŞ’a başvurarak alacağının ödenmesini talep ettiğini bu kapsamda TEİAŞ’a 20.04.2017 ve 22.07.2024 tarihlerinde iki ayrı dilekçe ile başvurduğunu, söz konusu dilekçelerde davaya konu alacağın, artık işten kaynaklı diğer davalar da sonuçlandığından, ödenmesi istendiğini ancak davalı TEİAŞ’ın bu başvurulara sessiz kalıp ödeme yapmadığını beyanla, önceki davadaki ret gerekçesinde bahsi geçen ilgili davaların aradan geçen sürede sonuçlandığını ve TEİAŞ’ın bu davalar nedeniyle yaptığı ödemeleri ikinci

%5 kesintilerden karşıladığını şimdilik 1.000 USD (37.985,10 TL) ikinci %5 ihtiyat kesintilerinin (teminat kesintilerinin) faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın, yasal süresi geçtikten sonra açıldığını davaya konu alacağın aradan geçen süre zarfında zamanaşımına uğradığı,Davalı, davacı ile arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, sözleşmenin ...

arasında akdedildiğini bu nedenle davacı ... ...’in bu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını Davacı ile TEİAŞ arasında herhangi bir sözleşme olmadığı,

davacının ancak usulsüz bir temlik işlemi ile hak iddiasında bulunduğu ileri sürülerek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının açtığı davanın türü itibariyle de hukuki korunmaya değer bir yararının bulunmadığını,davacının dayandığı sözleşmede uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngören bir şart bulunduğunu, H.192 no.lu sözleşmenin Genel

Koşulları’ndan (GCC) aktarılan ilgili maddelere göre, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların önce bir Hakem vasıtasıyla çözümlenmesinin, eğer bu mümkün olmazsa tahkim yoluna başvurulmasının şart koşulduğunu Söz konusu GCC 6.1–6.2 maddesinde Taraflar, sözleşmeden doğan herhangi bir uyuşmazlıkta öncelikle karşılıklı görüşerek çözüm arayacak, mümkün olmazsa bir yazı ile uyuşmazlığı Hakeme havale edecek; Hakem kararından memnun kalınmaz veya karar 28 gün içinde verilmezse 56 gün içinde tahkime gitmek için diğer tarafa bildirimde bulunulmazsa bu uyuşmazlık konusunda tahkim yoluna gidilemeyeceği hükme bağlandığını,

bu tahkim şartının varlığının geçmişte görülen mahkeme kararlarıyla da tespit edilip kesinleştiğini

Önceki davada (... 12. ATM 2021/276 E) mahkeme, tahkim yoluna başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davayı usulden reddettiğini bu nedenle eğer davacı ile TEİAŞ arasında sözleşmeye dayalı bir ilişki olduğu kabul edilirse dahi, tahkim şartı nedeniyle yargı yolunun kapalı olduğunu ve davanın usulden (mahkemenin görevsizliği/derdestlik anlamında) reddi gerektiğini,

Dava konusu taleplerin daha önce mahkemece kesin hükme bağlandığını ve aynı konuda yeniden dava açılamayacağını özellikle, 2011/356 E sayılı birleşen davadaki ret kararı ve sonrasındaki gelişmelere atıf yapılarak, davaya konu ikinci %5 alacağın yargılamasının daha önce kesinleşmiş bir kararla sonuçlandığını ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/110 E.

sayılı dosyada (ve onunla birleştirilen ... 5. ATM 2011/223 E. dosyasında) davacının temlik alan sıfatıyla TEİAŞ’a karşı aynı talepleri ileri sürdüğü, bu davanın da reddedildiğini

... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin 2021/297 K. sayılı ilamıyla, anılan davada temlik işleminin geçerliliği ve tahkim şartı konularının incelendiği; özellikle temliki gerçekleştiren şirket temsilcisi Atanur Bayav’ın temlik yetkisi ve iflas halindeki ortağın (AK-

PE Ltd.) iflas idaresinden onay alınmadan temlik yapılmasının hukuken mümkün görülmediği tespit edilerek ilk kararın kaldırıldığını, bu karar sonrasında yerel mahkeme (... 12. ATM

2021/276 E) temlik işlemini dava konusunun devri olarak kabul etmekle birlikte, dava açılmadan önce tahkime gidilmediği gerekçesiyle 07.07.2021 tarihinde davayı usulden reddettiğini, davacı vekilinin istinaf başvurusunu 31. Hukuk Dairesi 2022/42 K. sayılı kararı ile esastan reddetmiş; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de 2023/1874 K. sayılı kararıyla bu ret kararını onandığını, eldeki davanın konusu ve tarafları itibarıyla önceki kesinleşmiş kararlarla aynı olduğu,

Davalı, davacının dayandığı temlik işleminin ve buna bağlı alacağın sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu H.192 nolu sözleşmenin ilgili hükümlerine göre, alacağın devri (temliki)

TEİAŞ’ın yazılı onayına tabii olduğunu, sözleşmenin Genel Koşullar madde 43’te yer alan

“İşveren de, Yüklenici de diğer tarafın önceden açık yazılı izni olmaksızın sözleşmeyi veya sözleşme kapsamındaki herhangi bir hakkı, faydayı veya menfaati üçüncü kişilere devredemez” hükmü uyarınca yüklenici Galdesan A.Ş.’nin (Horasan Ortak Girişimi lider ortağı) alacaklarını

TEİAŞ onayı olmadan devretmesinin mümkün ve geçerli olmadığını Nitekim TEİAŞ, kendisine herhangi bir temlik bildirimi ulaşmadığını ve onay vermediğini, dolayısıyla bu usule aykırı temlikname kapsamında TEİAŞ’tan talep edilebilecek bir alacak bulunmadığını, ayrıca yüklenici ortaklığın yapısı gereği (adi ortaklık), ortakların iştirak halinde mülkiyeti söz konusu olup tek taraflı tasarruf yetkisi bulunmadığını Ortak girişimin temsilcisi ...

tarafından 11.10.2011’de yapılan temlik işleminde, diğer ortak ....

idaresinin yazılı onayı alınmadığını, iflas etmiş ortağın payına ilişkin hakların İİK 255. madde gereği iflas masasına ait olduğunu, iflas idaresinin onayı olmadan yapılan temlikin hükümsüz olduğunu ... BAM 31. HD kararında da bu husus açıkça vurgulanmış olup, iflas idaresinin onayı alınmadan yapılan temlik işlemi hukuken geçersiz olduğunu bu nedenle TEİAŞ, temlik alan davacının maddi hukuka göre alacaklı sıfatını kazanmadığını ve kendi yönünden borcun devrinin sonuç doğurmadığını

Davaya konu ikinci %5 kesintilerin sözleşmeye uygun olarak tutulduğunu Sözleşmenin Ek-1

“Ödeme Koşul ve Yöntemleri” hükümlerine göre ilk %5’lik kesintilerin iş bitirme belgesi ardından, ikinci %5’lik kesintilerin ise geçici kabul onayından sonra tüm dava ve talepler sonuçlanınca ödeneceği belirtildiğini, yüklenicinin iş süresince üçüncü kişi taleplerine karşı işvereni korumakla yükümlü olduğunu, özellikle işçilik alacakları, kazalar vb. konularda işverenin zarar görmemesini sağlamayı taahhüt ettiğini, ikinci %5 kesinti tutarlarının halihazırda sözleşmeden doğan bu yükümlülükler kapsamında kullanıldığını 06.03.2015 tarihinde 72.045,84 USD tutarında ödeme, ... 4. İş Mahkemesi 2009/174 E. sayılı iş davası kapsamında yapılan yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemesi, 30.03.2015 tarihinde 19.245,00

USD tutarında ödeme, ... 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2010/898 E. sayılı dosyada alınan karara binaen gerçekleştirildiğini, 19.07.2024 tarihinde 444,08 USD kesinti yapılmış olup bu da ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/276 E. sayılı dosya nedeniyle yapılan masraf ödemesi olduğunu ve bu kesintiler sonrasında, TEİAŞ kayıtlarına göre Horasan Ortak

Girişimi’nin ikinci %5 teminat kesintisinden bakiye 212.170,31 USD tutar halen bloke olarak tutulduğunu, bu ödemelerle yüklenicinin üçüncü kişilere olan borçlarının tasfiye edildiğini,

dolayısıyla elde kalan kesinti bakiyesi için davacının talepte bulunamayacağını ayrıca İstanbul

14. İcra Müdürlüğü’nün 2009/13586 E. sayılı takibi kapsamında yüklenicinin TEİAŞ nezdindeki alacaklarına 2011 yılında ihtiyati haciz konulduğunu, bu haczin de yüklenicinin alacağı üzerinde tasarruf yetkisini ortadan kaldırdığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Dava; " Davacının, davalı aleyhine açtığı yapılan eser sözleşmesi kapsamında, teminat mektubu bedelinden kesinti yapıldığı belirtilen şimdilik 1.000,00 USD tutarındaki alacağın 20/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili " istemine ilişkindir.

Talep, cevap, ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/148 Esas sayılı dosyası, ... 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/276 Esas sayılı dosyası, ticari defterler, idarenin cevabı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 06/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Bilirkişi heyetinin 06/01/2025 tarihli raporunda; "Davacı ... ...’in, davalı TEİAŞ’tan sözleşmenin ikinci %5 ihtiyat kesintileri nedeniyle tahsilini talep ettiği alacak yönünden,H.192 sayılı sözleşmenin Genel

Koşulları (GCC) 43. maddesinde, tarafların sözleşmeden doğan hak ve alacaklarını diğer tarafın önceden yazılı izni olmaksızın üçüncü kişilere devredemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.Temlik işleminin geçerliliği yönünden bir diğer husus da yüklenici ortak girişimin yapısı ve iflas hali ile ilgilidir...bir adi ortaklık olup tüzel kişiliği yoktur; ortakların iştiraki ile bir bütün oluşturur. Adi ortaklıklarda ortakların hakları üzerinde iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğundan, ortaklardan birinin tek başına ortaklığa ait alacağı devretmesi, diğer ortakların muvafakati olmadan mümkün değildir. İncelenen belgelerde, temliknameyi .... A.Ş. adına şirket temsilcisi...’nin payı dahil ortak girişimin alacağını üçüncü kişiye devretmek için iflas idaresinin yazılı onayı gerekir. Oysa temlik işlemi yapılırken iflas idaresinden onay alınmadığı tespit edilmiştir. ... Bölge

Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi de istinaf kararında bu hususu açıkça vurgulayarak, iflas idaresinin onayı alınmadan yapılan temlik işlemlerinin hukuken gerçekleştiğinin kabulünün doğru olmadığını belirtmiştir. Bu tespitler ışığında, davacıya yapılan temlik hem sözleşmesel yasak nedeniyle borçluya karşı ileri sürülemeyeceği değerlendirmektedir.

Sözleşmedeki tahkim klozu açısından, H.192 sözleşmesi GCC 6.2’de tarafların belirli sürelerde hakeme başvurarak, ardından memnun kalmazlarsa tahkime gitmeleri öngörülmüştür. Bu şartın, Türk Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca bir uyuşmazlık çözüm sözleşmesi (tahkim anlaşması) sayılacağı kanaati oluşmuştur. Zira 6100 sayılı

HMK m.412 ve devamına göre, geçerli bir tahkim anlaşması varsa ve taraflar devlet mahkemesinde dava açarlarsa, karşı taraf ilk itiraz olarak tahkim itirazını ileri sürebilir.

Bu durumda mahkeme, anlaşmazlığın tahkime götürülmesi gerektiğine karar verirse davayı usulden reddeder. Somut olayda, TEİAŞ tam da bunu yapmış ve 12. ATM bu itirazı benimseyerek davayı usulden reddetmiştir (2021/276 E. dosyada) Alacağın mevcudiyeti ve tutarı bakımından: Yapılan defter incelemesiyle de sabit olduğu üzere, TEİAŞ nezdinde Horasan-Ağrı İletim Hattı projesine ait ikinci %5 kesintilerden kalan bir bakiye mevcuttur. 2024 yılı sonu itibarıyla bu bakiye 212.170,31

USD olarak tespit edilmiştir. Bu tutar, yüklenicinin işi sözleşmeye uygun tamamlaması halinde normalde iade edilmesi öngörülen teminat niteliğindeki kesinti bakiyesidir.

Ancak sözleşme koşulları gereği TEİAŞ bu tutarın bir kısmını yüklenicinin iş kazaları ve diğer borçları için harcamıştır; kalan kısmı da sözleşmeye aykırı temlik nedeniyle halen blokede tutulmaktadır.

Sonuç olarak, davacının bu davada talep ettiği alacak yönünden hukuken alacaklı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak sayın mahkeme aksi kanaatteyse birleşen davanın red gerekçesinde atıf yapılan iş kazası ve benzeri nitelikteki üçüncü kişi davaları aradan geçen süre içinde sonuçlandığı ve davalı TEİAŞ’ın, söz konusu davaların karara bağlanması üzerine bu davaların gerektirdiği ödemeleri elde tuttuğu ikinci %5’lik ihtiyat akçesinden mahsup ederek yapması ve sonucunda, davaya konu ikinci %5 kesintiden geriye kalan bakiye tutar 212.170,31 USD bakiye, yükleniciye

(dolayısıyla temlik alacaklısına) iade edilebilecek maksimum alacak tutarıdır. Davacı taraf, dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açarak şimdilik 1.000 USD talep etmiş ve bakiye tutarın tespitiyle birlikte talebini artırma hakkını saklı tutmuştur.

" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.

Yukarıda içeriği açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 06/01/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu dikkate alındığında, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2- Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 648,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 83,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 37.985,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen işbu kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere evrak üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.23/01/2026

Katip .... Hakim ...

E-imza E-imza

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı