1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşti

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/790 E., 2026/347 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 22.05.2026 Sayı: 2025/790 E. - 2026/347 K. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/790 Esas - 2026/347

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2025/790 Esas

KARAR NO : 2026/347

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/10/2025

KARAR TARİHİ : 22/05/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin maden malzemelerinin tedarik işi ile uğraştığını, Tedarik ettiği ve kendisi ürettiği ürünleri firmalara sattığını, Davalı .... San Tic. A.Ş isimli firma davacıdan cari hesap usulü bir takım ürün sipariş ettiğini, davacınında bu ürünleri davalı firmaya çalışma dönemi boyunca teslim ettiğini, Ticari ilişkinin belirli bir süre devam ettikten sonra davalı firma davacıya olan borcunu ödememeye başladığını. Davacı şirket sahibini defalarca aramışsa da herhangi bir cevap alamadığını, Bunun üzerine davacı tarafından önce ..... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, Başlatılan icra takibine davalı hem borca hem de yetkiye itiraz ettiğini, Bunun üzerine dosya yetki itirazı kapsamında ..... gönderildiğini ve ..... esas sayılı dosya numarasını aldığını, Bu dosya kapsamında gönderilen ödeme emrine de davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibini durduğunu belirterek itirazın iptaline davalı hakkında %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın süresinde açılmadığını, iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada davalı şirket ile takip alacaklısı davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişki sözkonusu olacağını, Bu doğrultuda, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişkin tekil olaylar/ilişkiler üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, Bir diğer deyişle, belli dönem içerisinde kısım kısım mal/hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılacak, dönem sonunda alacak/borç kalemler hesaplanacağını, bu doğrultuda bakiye kısım üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesi gerekeceğini, Yani davacının yaptığı gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesi mevcut ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu, burada yapılması gereken dönem sonunda tüm alacak/borç kalemlerinin hesaplanıp mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktar üzerinden hareket etmek olacağını, bununla birlikte, davalı şirket tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapılmışsa söz konusu ödemelere ilişkin kayıtlar ticari defterlerde bulunduğunu, ticari defter ve kayıtların bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde bu hususlar ortaya konulacağını, Bu nedenle, anılan ödemelerin cari hesaptan düşülüp düşülmediği, faturaların hangi tarihte ve kim imzasına teslim edildiği, faturaların içeriği ve fatura karşılığı yapıldığı iddia edilen mal veya hizmet tespitine ilişkin bilgi bulunmadığı ve bu doğrultuda net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulamadığından takibe konu borca itiraz zarureti hasıl olduğunu, Borçlunun temerrüdünden söz edebilmek için, öncelikle borcun muaccel hale gelmesi gerekeceğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE;

Mahkememizce davalı ticari defterlerinin incelenmesi yönünde ... ilinde bulunan mali müşavir bilirkişiden alınan 18.03.2026 tarihli raporda özetle; "Davalı ... Tic. A.Ş.nin Ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak açılış ve kapanış onaylarının/beratlarının bulunduğu; Ticari defterlerinin muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş ilkeler ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu, kayıtlara esas dayanak belgelerin mevcut olduğu, HMK. 222.maddesine göre sahibi lehine delil niteliği taşıdığı;

Davalının Ticari defterlerinde davacının cari hesabının ..... ve ..... muhasebe hesap koduyla takip edildiği, Davacı tarafından davalıya toplamda 4 adet 4.285.880,08 TL lik fatura düzenlendiği, 3 adet 49.930,23 TL'lik Kur farkı zararı hesaplanarak davalının alacağına kaydedildiği;

Davalı tarafından davacıya toplamda 5 adet 4.001.100,00 TL lik ödeme gerçekleştirildiği, 1 adet 4,31 TL kur farkı karı hesaplanarak davacının borcuna kaydedildiği; Davalının ticari defterlerinde davacının (4.285.880,08 TL Fatura + 49.930,23 TL Kur farkı zararı) –

(4.001.100,00 TL ödeme+4,31 TL Kur Farkı Karı) = 334.706,00 TL alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.

Mahkememizce davacı ticari defterlerinin incelenmesi yönünde İzmir ilinde bulunan mali müşavir bilirkişiden alınan 15.04.2026 tarihli ek raporda özetle; "Davacı ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin 2023 yılı Yevmiye Defterinin Kapanış kaydını yaptırmadığı, Davacı ... Tic. Ltd. Şti.’nin dava açılış dilekçe ekinde olan ..... Üret. San. Tic. AŞ.’ ye ait cari hesap ekstresindeki hareketlerle ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin sahibinin lehine ya da aleyhine kesin delil olarak düzenlendiği, Davacı ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin 2023-2024 yılları ticari defter kayıtları incelendiğinde 2023 yılı Devir bakiyesi olan 116.097,86.-TL. bakiyenin ... AŞ.’ ne ait olduğu sehven aynı hesap koduna kayıt yapıldığı ve davalı ... Üret. San. Tic. Ltd. Şti. yapmış olduğu TOPLAM

4.001.100,00.-TL. ödemeleri ticari defterlerine kaydetmediği söz konuş devir ve ödeme düzeltmeleri sonrası davalı ... Üret. San. Tic. Ltd. Şti.’nden

TOPLAM 284.780,07.-TL alacaklı olduğu,

Davalı ... Üret. San. Tic. Ltd. Şti. cari hesap extresi incelendiğinde davacı ... Tic.Ltd. Şti.’ne TOPLAM 285.170,08.-TL borçlu olduğu, firmalar arası TOPLAM 390,01.-TL. bakiye farkının davacı firmanın düzenlemiş olduğu 22.06.2024 tarihinde 312 USD karşılığı fatura ve 01.10.2024 tarihinde 4056,00 Euro karşılığı faturayı 31.12.2024 tarihi itibari ile kur değerlemesi yapmadığından kaynaklandığı, Davalı ... Üret. San. Tic. Ltd. Şti. 31.12.2025 tarihli kur değerlemesi sonrası davacı ... Ltd. Şti.’ne TOPLAM 334.706,00.-TL borçlu olduğu, Davacı ... Tic. Ltd. Şti.’nin dava değerinin 106.740,00.-TL. Olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1530/7 uyarınca ticari temerrüt faizinin dava değerinden hesaplandığı, Davacı ... Tic.Ltd. Şti. ne davalı ... Üret. San. Tic. Ltd. Şti.’ tarafından yapılan son ödemenin tarihi 19.09.2024 olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1530/4 uyarınca “borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. hükmünce davalı firma borcunun 19.10.2024 tarihinde temerrüde düştüğü ve icra takibinin başlatıldığı 07.07.2025 tarihinde kadar olan ticari temerrüt faizinin 39.507,69.- TL. olarak hesaplandığı TOPLAM 146.247,69.-TL. alacaklı olduğu, Davalı ... Üret. San. Tic. Ltd. Şti. firmanın temerrüde düştüğü 19.10.2024 tarihinden davacı ... Tic. Ltd. Şti. ‘nin açmış olduğu dava tarihi olan 21.10.2025 kadar olan ticari temerrüt faizinin 51.760,86.-TL. olarak hesaplandığı TOPLAM 158.500.86.-TL. alacaklı olduğu, İcra İflas Kanunu (İİK) m. 67 maddesine göre borçlunun takibe yapığı itirazın haksız çıkması hâlinde, alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebileceğini" şeklinde görüş bildirmiştir.

Dava ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.

..... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak 106.740,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine başladığı davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ekcümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır.

Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.

Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. (..... sayılı ilamı)

Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık takip talebinde cari hesap olarak dayanılan açık hesap ilişkisinden kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle borç alacak durumunun tespiti ve davalıdan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Mahkememizce alınan ve hükme esas mali müşavir bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, kur değerlendirmesi sonucunda davacının davalıdan 334.706,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla taleple bağlı olunarak davanın kabulüne, alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın kabulü ile ..... esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,

2-21.348,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

4-Alınması gereken 7.291,41 TL harçtan peşin alınan 1.822,86 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.468,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 1.822,86 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.438,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 205,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.205,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,

Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/05/2026

Katip .....

e-imzalı

Hakim .....

e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı