Hukuk Genel Kurulu 2025/765 E. , 2026/179 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2025/529 E., 2025/919 K.
ÖZEL DAİRE KARARI\t: Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve
\t 2024/6880 Esas, 2025/2970 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanun'un 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davacı idare vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA\t
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Yalova ili ... ilçesi ... Köyü 1 72... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Yalova ... Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmaza idarece belirlenen bedelin düşük olduğunu belirterek kamulaştırma bedelinin yeniden tespitini savunmuştur.
2. Davalı ...’a usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/408 Esas, 2020/174 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu 1 72... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 515.085,55 TL olduğunun tespitine, taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Yalova ... Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.12.2021 tarihli ve 2020/1950 Esas, 2021/2825 Karar sayılı kararıyla; 2019 yılı için ... ilçesinde geçerli son resmî veri listesi (üretim masraflarını da içerir şekilde) celp edilerek bilirkişi heyetinden açıklayıcı ek rapor alınması, TÜİK, TAMSİS ve son beş yılın ortalama verim miktarları kıyaslanarak, ziraat ilmi açısından verim miktarlarındaki bu farklılıkların bilimsel açıklamasının yapılması, olağanüstü farklılık olduğunun tespiti hâlinde ise son üç veya beş yılın verim miktarları ortalamasının alınması hususunun değerlendirilmesi, rapor hazırlanırken üretim masraflarına hangi giderlerin katılmadığının da denetime açık şekilde izah edilmesi, üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü kadar olacağından İlçe Tarım Müdürlüğünden gönderilecek veri listesinin Yargıtayın belirtilen kararlarına göre esas alınıp alınmadığının raporda denetlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/97 Esas, 2022/500 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 1 72... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 528.175,00 TL olarak tespitine, taşınmazın davalılar hissesinin tapu kaydının iptali ile Yalova ... Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli ve 2023/1245 Esas, 2024/434 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince ikinci ek raporun TAMSİS verisine göre hesaplama yapan ve m2 değerini 87,16 TL olarak belirleyen kısmının hükme esas alındığı, ancak resmî tarım verilerinde tarımsal hayatın gerekleriyle bağdaşmayacak şekilde değişiklikler yapıldığı, bu nedenle dava tarihinden önceki son dört yılda münavebeye esas alınan tarım ürünlerinin verim ortalamasının aynı olması ve bu veriler esas alınarak önceki yıllarda açılan davaların Yargıtay denetiminden de geçerek sonuçlandığı dikkate alınarak münavebeye alınan ürünlerin son beş yıldaki ortalama verim miktarı ve %25 objektif değer artışı esas alınarak resen hesaplama yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 588.712,48 TL olarak tespitine, ancak kayıt maliki olan davalılardan ..., ... vekilleri istinaf yasa yoluna başvurmuş olduğundan iş bu davalılara ödenmesi gereken toplam kamulaştırma bedelinin 567.344,54 TL olduğunun tespitine, tespit olunan 39.169,54 TL’nin istinafa başvuran ... ve ...'ye tapudaki payları/veraset ilâmlarındaki hisseleri oranında derhal ödenmesine, 1 72... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Yalova ... Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline oy çokluğu ile karar verilmiştir.
2.
Hükmün davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 17.04.2024 tarihli ek karar ile; temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibariyle kesinlik sınırı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacının temyiz başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
VII. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
''...Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda, temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin 17.04.2024 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekir.
...
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 1 72... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dairemiz denetiminden geçen aynı mahallede aynı kamulaştırma kapsamında bulunan 2023/9538 Esas, 2024/5527 Karar; 2023/9882 Esas, 2024/5526 Karar; 2023/9537 Esas, 2024/5523 Karar; 2023/9539 Esas, 2024/5522 Karar ve 2023/9529 Esas, 2024/4116 Karar sayılı dosyalarda aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 2019 yılı TAMSİS verimleri alınarak nihai m² birim bedelinin 87,16 TL alındığı gözetilerek bu husustaki ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan ve soyut gerekçelerle %25 objektif değer artışı uygulanmak suretiyle denetime elverişsiz biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir...'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyündeki başkaca taşınmazlarla ilgili olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davalarında taşınmazların tamamının orman vasfındaki araziler olduğu ve eldeki dava konusu taşınmaza yaklaşık 2 ve 3 km mesafede yer aldığı, tamamen orman örtüsü ile kaplı bir arazinin m2 birim bedelini değerlendirme tarihi olan 2016 yılında 78,26 TL/m2, 2017 yılında ise 79,37 TL/m2 kabul edilmişken tamamen tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmazın m2 birim bedelinin 2019 yılında 87,16 TL/m2 olarak benimsemenin hakkaniyete aykırı olacağını, resmî veri listesi, önceki yılların veri listesi ile verim miktarı karşılaştırıldığında 2015- 2018 yıllarında buğday, bakla ve bamya ürünlerinin ortalama veriminin dört yıl boyunca aynı olduğu, 2019 yılında ise münavebeye alınan bu ürünlerin ortalama verimlerinde değişikler gözlemlendiği, bamyanın verim miktarında olağandışı bir azalış, buğday ve bakla ürünlerinde ise artış olduğu, usul ekonomisi ilkesine uygun şekilde uzmanlık alanına giren bir konuda yeniden bilirkişi incelemesine gerek görülmediğinden resen hesaplama yapıldığı, aynı bölgede bir önceki yılda açılan dava dosyalarında Yargıtay 5. Hukuk Dairesince %25 oranında objektif değer artış oranının uygun bulunması sebebiyle %25 oranında objektif değer artış oranı uygulanarak dava tarihi itibariyle taşınmazın gerçek değerinin bulunmasının amaçlandığı, istinafa davalılardan ..., ... vekili tarafından başvurmakla, istinafa başvurmayan davalı ... bakımından davacı lehine usuli müktesep hak oluştuğu, kararın müzakeresi sırasında aleyhe kaldırma yasağı ve usuli müktesep hak konusunda görüş ayrılığı oluştuğu, ilk derece mahkemesince verilen her iki karara karşı sadece davacı idare ve bir kısım davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı uygulama yapıldığı ancak ikinci karar sonrası davacı idare istinafında bu hataya yönelik bir itiraz sebebi ileri sürmediği, bu yanılgının istinaf aşamasında kamu düzenine ilişkin bir yanılgı olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle oy çokluğu ile direnme kararı verilmiştir.
VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemine ilişkin eldeki davada,
1- Bölge adliye mahkemesince taşınmazın nihai m2 birim bedelinin tespiti amacıyla münavebeye alınan ürünlerin son beş yıldaki ortalama verim miktarı esas alınarak resen hesaplama yapılmasının yerinde olup olmadığı,
2- Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alındığında taşınmazın tespit edilen metrekare birim fiyatına %25 oranında objektif değer artırıcı unsur uygulanmasının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
C. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10... . maddeleri,
2. Değerlendirme
A- Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede
Hukuki yarar dava şartı olduğu gibi, temyiz istemi için de gerekli bir şarttır. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı idare vekili ve bir kısım davalılar (... ve ...) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, bölge adliye mahkemesince verilen kararının ise davacı idare vekili tarafından temyiz edildiği dikkate alındığında, bozma öncesi kararı temyiz etmeyen bir kısım davalılar vekilinin direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz itirazının hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
B- Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede
1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır.
2. Bilindiği üzere Kamulaştırma Kanunu, kamu yararının gerektirdiği hâllerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler (2942 sayılı Kanun md. 1).
3. Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesi; \"Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, .... asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.
Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, ... taşınmaz malın malikine ... bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.
....
Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar...
Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.
(Değişik sekizinci fıkra: 19/4/2018-7139/26 md.) Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir...
...\" şeklindedir.
4. Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesinde tarafların bedelde anlaşamamaları hâlinde hakimin bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapacağı, bilirkişilerin, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak 11. maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını mahkemeye vermeleri gerektiği, tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazlarının dinleneceği, gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edileceği ve hâkimin, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit edeceği hüküm altına alınmıştır.
5. Aynı Kanun'un 11. maddesinde; “15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;
a) Cins ve nevini,
b) Yüzölçümünü.
c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,
d) Varsa vergi beyanını,
e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (…) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini.
g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,
h) Yapılarda, (…) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
ı) (Değişik: 19/4/2018-7139/27 md.) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 sayılı kararı ile) (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 sayılı kararı ile) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.
Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.
Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
6. Bu maddeye göre tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması hâlinde ekilecek ürünler ve münavebeye alınan bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar göz önünde tutularak net gelirin hesaplanması ve bilimsel yolla değerinin bulunması, bedel tespitinde etkisi olan diğer tüm unsurlar da dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip gösterilmek suretiyle kamulaştırma karşılığının tespit edilmesi gerekir.
7. Öte yandan 2942 sayılı Kanun'un 11. maddesinin (f) bendi uyarınca arazinin değerinin mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak belirleneceği hükme bağlandıktan sonra, aynı maddenin (ı) bendinde bedelin tespitinde etkili olacak diğer “objektif ölçülerin” esas alınacağı hükmü getirilmiştir. Bu kapsamda kamulaştırmaya konu arazinin pazarlama veya ulaşım kolaylıkları, ana yollara, il/ilçe merkezlerine, yerleşim alanlarına yakınlık gibi değerini olumlu yönde etkileyecek birtakım özelliklerinin gözardı edilmemesi ve taşınmazın gerçek değerinin tespiti bakımından bilimsel yöntemle belirlenen bedelin anılan fıkranın (ı) bendi uyarınca belirli bir oranda artırılması mümkün olabilmektedir.
8. Dolayısıyla bilirkişi kurulu raporunda, ekimi yapılan münavebe ürünlerin dekar başına verim ve masraf ile hasat dönemi toptan satış fiyatları, aynı yörede eşit olarak ve istatistiki bilgilere dayanan resmî veriler esas alınmak suretiyle tespit edilmeli, bedel tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin de, her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydı ile bir kısıtlama olmadan objektif değer artırıcı unsurlar ayrı ayrı belirterek taşınmazın değeri belirlenmelidir.
9. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince bilirkişi kurulu ek raporunun 2019 yılı Tarımsal Maliyet Sistemi (TAMSİS) verileri esas alınarak hazırlanan ve %20 objektif değer artışı uygulanmak suretiyle tespit edilen 87,16 TL/m2 kısmı hükme esas alınmak suretiyle karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tensip tutanağı ile, verim miktarının son beş yılın ortalaması, objektif değer artış oranının ise %25 olarak alınması gerektiği gerekçesiyle resen hesaplama yapılmak suretiyle taşınmazın m2 değeri 97,15 TL olarak tespit edilmiş ve kamulaştırma bedeli belirlenmiştir.
10. Dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede, aynı kamulaştırma kapsamında bulunan bir kısım dava dışı ... Köyü 2 06... parsel, 2 07... parsel, 1 79... parsel, 1 79... parsel, 1 80... parsel, 1 54... parsel, ... Köyü 2 71... parsel ve 2 62... parsel sayılı taşınmazlarda ise, 2019 yılı TAMSİS verileri esas alınmak ve %20 objektif değer artışı uygulanmak suretiyle m2 birim değeri 87,16 TL/m2 olarak tespit edilmiş ve verilen kararlar Özel Dairece onanarak kesinleşmiştir.
11. Kamulaştırma Kanunu'nun lafzı ve ruhu göz önüne alındığında, ana ilke taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi olmakla birlikte bunun yanında aynı bölgede, aynı kamulaştırma ile ilgili dosyalarda, yukarıda açıklanan yasal unsurlar yanında uygulama birliği yönünden de yargısal denetim yapılması ve bilirkişi raporlarında taşınmaza biçilen değerin, özel nitelikleri de göz önünde bulundurularak, taşınmaza takdir edilen bedelin, kamulaştırma alanındaki diğer taşınmazlar için hükmedilip kesinleşen bedellerle uyumlu olup olmadığının denetlenmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Bu doğrultuda aynı kamulaştırma kapsamında, benzer konumdaki taşınmazlar için belirlenen bedeller arasında bir yeknesaklık bulunması, aşırı değer farklılıkları bulunmaması gerekir.
12. Hâl böyle olunca yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi kurulu tarafından TAMSİS verileri esas alınmak suretiyle belirlenen kamulaştırma bedelinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınması, uygulama birliği yönünden aynı kamulaştırma kapsamında Özel Daire denetiminden geçen dosyaların değerlendirilmesi, objektif değer artış oranı yönünden her bir ölçünün etkisini açıklamak kaydı ile taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde denetime elverişsiz biçimde resen hesaplama yapmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
13. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
IX. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
I- A bendinde belirtilen nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
II- B bendinde (§1-13) gösterilen gerekçelerle davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harçlarının yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
\t