Hukuk Genel Kurulu 2025/59 E. , 2026/62 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI\t: 2024/1 E., 2024/47 K.
ÖZEL DAİRE KARARI\t: Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.07.2023 tarihli ve
\t 2023/2577 Esas, 2023/3637 Karar sayılı BOZMA kararı
1. Taraflar arasında birleştirilerek görülen ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. İNCELEME SÜRECİ
ASIL DAVADA
Davacı İstemi
4. Davacı vekili; müvekkili idareye ait olan İstanbul ili, Bahçelievler ilçesi, ... Mahallesi, 8 parsel sayılı 11.1 40... sahalı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen 12 40... lik alanına ... Sokağı yapılarak bu yerin fiilen davalı idare tarafından yol olarak kullanılmakta olduğunu, işgal edilen alanın sokak boyunca yaklaşık 12 40... civarında olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 366.163,00 TL fuzuli işgal tazminatının işgal tarihinden itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 383.300,41 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı Cevabı
5. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın 2009 yılından önce Hazine adına kayıtlı olduğunu, bu dönemden 2011 yılına kadar ...Uluslararası Nakliyat İhracat İthalat ve Pazarlama A.Ş. tarafından kullanıldığını ve bu alana ulaşımın sağlanabilmesi için kendileri tarafından yol açıldığını, söz konusu işgal edildiği belirtilen alanın yola mahreci bulunmadığından ve meri imar planında üzerinden yol geçmediğinden müvekkilinin yol ya da alt yapı çalışması bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
BİRİNCİ BOZMA KARARINDAN SONRA BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA
Davacı İstemi
6. Davacı vekili Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/493 Esas sayılı dosyasında; asıl davada ileri sürülen iddialarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.05.2013 ilâ 31.05.2014 tarihleri arasında teraküm eden 121.850,00 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
7. Davacı vekili Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/478 Esas sayılı dosyasında; asıl davada yer alan iddialarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.06.2014 ilâ 30.09.2015 tarihleri arasında teraküm eden 169.635,00 TL işgal tazminatının dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bu dosya ile birleştirilen 2018/26 Esas sayılı dava dosyasında ise aynı iddialarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 01.10.2015 ilâ 31.01.2017 tarihleri arasına teraküm eden toplam 238.125,00 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
8. Davacı vekili Mahkemenin 2018/357 Esas sayılı dosyasında; asıl davada yer alan iddialarla 01.02.2017 ilâ 31.12.2017 tarihlerini kapsayan 186.450,00 TL ecrimisil bedelinin işgal başlangıcından itibaren işleyecek kademeli yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
9. Davacı vekili Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/493 Esas sayılı dosyasında; 01.01.2018 ilâ 09.11.2018 tarihleri arasına teraküm eden toplam 209.502,00 TL’nin işgal başlangıcından itibaren işleyecek kademeli faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı
10. Davalı vekili, asıl davada belirtilen nedenlerle birleştirilen davaların reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
11. Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2013/214 Esas, 2014/588 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın 12 40... lik kısmına davalı tarafından yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 383.300,41 TL ecrimisil bedelinin her tahakkuk dönemi sonu itibarıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Özel Dairenin Bozma Birinci Bozma Kararı
12. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
13. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.10.2017 tarihli ve 2015/6678 Esas, 2017/5086 Karar sayılı kararı ile; “…Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazın ... Vakfı adına tescil edilmiş olduğu, 22.05.2014 tarihli bilirkişiler raporuna ek krokinin (B) harfi ile gösterilen alanın yol olarak kullanıldığı, davalının beyanında yolun dava dışı ...A.Ş. tarafından yapılarak kullanıldığını savunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Somut olaya gelince; yolun davalı ... tarafından mı yoksa dava dışı şirket tarafından mı yapıldığı tam olarak tespit edilmiş değildir.
Hal böyle olunca; dava konusu taşınmaza ilişkin Bahçelievler Belediye Başkanlığından getirtilen imar durumunu gösterir belgelerin irdelenmesi, yolun kim tarafından açıldığı, devamının olup olmadığı, herkesçe kullanılıp kullanılmadığı hususlarının araştırılması, ayrıca tarafların dilekçelerinde tanık deliline dayanmaları nedeniyle tanıklarının bildirilmesi hatırlatılarak, gösterecekleri tanıklar da dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin İkinci Kararı
14. Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.2022 tarihli ve 2019/133 Esas, 2022/555 Karar sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; kök tapunun davacı ... Genel Müdürlüğüne ait olup herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın dava konusu edilen yolun davalı Bahçelievler Belediye Başkanlığı tarafından açıldığı, bu nedenle Vakıflar Genel Müdürlüğüne aitken imar uygulaması sonucu yol olarak bırakılan dava konusu yerle ilgili olarak davacının ecrimisil istemi koşullarının oluştuğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) sadece açılan sokağa isim verdiği ancak yolun açılmasında İBB'nin herhangi bir katkısının bulunmadığı, ...Nakliyata karşı açılan dava konusu yerin işbu dava konusu yerle herhangi bir bağlantısının olmadığı ve söz konusu yoldan sadece parsel maliki ve ...A.Ş' nin değil söz konusu yol boyunda bulunan tüm parsel maliklerinin istifade ettiği ve hatta yola hasır çelikle beton atılarak zeminin sağlamlaştırıldığı, bu nedenle söz konusu alanla ilgili olarak davacının ecrimisil isteminin karşılığının oluştuğu asıl dava dosyası ile birleşen tüm dava dosyalarındaki netice talepler dikkate alındığında bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen kök ve ek raporlardaki ecrimisil tutarlarının günün ekonomik koşullarına taşınmazın niteliklerine uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı
15. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
16. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
\" ...Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda dava konusu yolun davalı ... tarafından mı, dava dışı şirket tarafından mı yoksa ... tarafından mı yapıldığının tam olarak tespit edilmesi, yolun kim tarafından açıldığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik araştırmayla yetinilerek, bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir...\" gerekçesiyle karar oy çokluğuyla bozulmuştur.
Direnme Kararı
17. Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.02.2024 tarihli ve 2024/1 Esas, 2024/47 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay bozma ilâmında söz konusu yolun Bahçelievler Belediyesi mi yoksa İhbar olunan ...A.Ş. mi yoksa İBB tarafından mı açıldığı konusunda Mahkemece önceden oluşturulan bozma kararları doğrultusunda her türlü araştırmanın yapıldığı ve detaylı şekilde değerlendirildiği hükmün önceki bozmaya uygun olduğu ve yapılan araştırmanın da hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. .
Direnme Kararının Temyizi
18. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
19. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda, hükmüne uyulan bozma kararı gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, buradan varılacak sonuca göre, dava konusu yolun kim tarafından açıldığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
20. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle ecrimisil ile ilgili açıklama yapılmasında yarar vardır.
21. Mecelle'den aktarılmak suretiyle günümüz hukukunda da kullanılan ecrimisil kavramı, güncelliğini yitirmeyen bir kavramdır. Eski hukukta “emsal mal kıymeti karşılığı” olarak kullanılan ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimidir. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, hak sahibinin kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tür tazminattır. Türk Hukuk Lûgatında da ecrimisil, bir malın kullanılmasından doğan yararın parasal yönden değerlendirilmesi olarak tanımlanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 327).
22. Haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.19 50... /4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir . 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
23. Ecrimisil davasında ispat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince kural olarak davacı tarafa aittir. Bu nedenle dava konusu taşınmaza hukuken geçerli herhangi bir hakka dayanılmaksızın davalı tarafından el atıldığının davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
24. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; çekişmeli taşınmazın ... Vakfı adına tescil edilmiş olduğu, 22.05.2014 tarihli bilirkişi raporuna ek krokinin (B) harfi ile gösterilen alanın yol olarak kullanıldığı ileri sürülerek haksız işgal tazminatı talebinde bulunulmuştur. İddiaya konu yolun davalı ... tarafından mı yoksa ihbar olunanlar tarafından mı yapıldığı tam olarak tespit edilmiş değildir. Özel Dairenin ilk bozma kararında aynı hususa vurgu yapılarak; imar durumunu gösterir belgelerin irdelenmesi, yolun kim tarafından açıldığı, devamının olup olmadığı, herkesçe kullanılıp kullanılmadığı hususlarının araştırılması, ayrıca tarafların dilekçelerinde tanık deliline dayanmaları nedeniyle tanıklarının bildirilmesi hatırlatılarak, gösterecekleri tanıklar da dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemece uyulan bozma kararının gerekleri yerine getirilerek araştırma ve inceleme yapılmış ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Zira mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu edinilen bilgi ve belgelerle de haksız işgale konu yolun davalı tarafça açıldığına dair somut bir delil ortaya konulamamıştır. Bu durumda mahkemece ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, soyut veriler ve tahmine dayalı şekilde gerekçe oluşturarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.
25. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; mahkemece ilk bozma kararı gereklerinin yerine getirildiği, yapılan araştırmalar sonucu edinilen belgelerin ispat bakımından yeterli kabul edilebileceği, bu nedenle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ile mahkemece uyulan bozma kararı gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden gerekli araştırma ve incelemenin yapılması amacıyla direnme kararının bozulması gerektiği yönünde görüş ileri sürülmüş ise de; bu görüşler yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
26. Hâl böyle olunca direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekmiştir.\t
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden ötürü BOZULMASINA,
Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.