Hukuk Genel Kurulu 2025/335 E. , 2026/389 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2024/265 E., 2024/462 K.
ÖZEL DAİRE KARARI\t: Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17.01.2024 tarihli ve
\t 2022/3649 Esas, 2024/209 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekir.
Bilindiği üzere Anayasanın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre iptal kararları geriye yürümez. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin 21.05.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 26.02.2026 tarihli ve 2026/49 Esas, 2026/48 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 362/1-a bendinin \"istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali\" yönünden iptal edilmesinin somut olaya etkisi bulunmamaktadır.
Dosya içeriğine göre somut olayda alacak talebine konu edilen toplam miktar 180.000,00 TL olup bu tutar, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını verdiği 25.04.2024 tarihi itibarıyla geçerli kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Hâl böyle olunca temyiz başvurusunun miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürüyeceği ve somut olaya etkisinin bulunduğu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olmadığı görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul Çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz başvurusunun MİKTARDAN REDDİNE,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
\t
\t