1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/203 E., 2026/436 K.

Yargıtay 01.07.2026 Sayı: 2025/203 E. - 2026/436 K. Hukuk Genel Kurulu

Hukuk Genel Kurulu 2025/203 E. , 2026/436 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2024/2377 E., 2024/2176 K.

ÖZEL DAİRE KARARI\t: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.05.2024 tarihli ve

\t 2022/11042 Esas, 2024/5252 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve katılma yoluyla davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekir.

Bilindiği üzere 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre iptal kararları geriye yürümez. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin 21.05.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 26.02.2026 tarihli ve 2026/49 Esas, 2026/48 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 362/1-a bendinin \"istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali\" yönünden iptal edilmesinin somut olaya etkisi bulunmamaktadır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince manevi tazminatın yanı sıra davacı sigortalı yönünden 1.000,00 TL iş gücü kaybı ile 1.000,00 TL bakım giderinin tahsili talep edilmiş, 07.01.2021 tarihli dilekçeyle de maddi tazminat talebi 120.552,62 TL'ye yükseltilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile manevi tazminatların yanı sıra 24.08.2020 tarihli bilirkişi hesap raporu doğrultusunda 120.552,62 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 25.09.2018 tarihli bilirkişi hesap raporunun dosya kapsamına uygun olduğu ve 07.01.2021 tarihli dilekçeye yönelik davalı vekilinin süresinde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile manevi tazminatların yanı sıra davacı sigortalı yönünden 1.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline, bakım gideri ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın davacılar ve katılma yoluyla davalı vekilleri tarafından temyizi üzerine Özel Dairece davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarına ilişkin olarak davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği belirtildikten sonra maddi tazminat talebi yönünden davanın belirsiz alacak davası kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince önceki hükümde direnildiği, direnme kararının davacılar vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Buna göre davacı tarafın uyuşmazlık konusu maddi tazminat talebini 120.552,62 TL'ye yükselttiği ve Bölge Adliye Mahkemesince 1.000,00 TL maddi tazminat hüküm altına alınarak bakım gideri ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği gözetildiğinde temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararını verdiği 24.10.2024 tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmakta olup kararın miktar itibariyle temyizi mümkün değildir.

Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2026 tarihli ve 2025/6-335 Esas, 2026/389 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürüyeceği ve somut olaya etkisinin bulunduğu, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olmadığı ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul Çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Hâl böyle olunca davacılar vekilinin temyiz başvurusunun miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin temyiz başvurusunun MİKTARDAN REDDİNE,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin direnme kararını veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2026 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı