1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/409 E., 2025/604 K.

Yargıtay 08.10.2025 Sayı: 2024/409 E. - 2025/604 K. Hukuk Genel Kurulu

Hukuk Genel Kurulu 2024/409 E. , 2025/604 K.

\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi

SAYISI\t: 2023/653 E., 2023/1099 K.

ÖZEL DAİRE KARARI\t: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.05.2023 tarihli ve

\t 2023/5044 Esas, 2023/5415 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 2009-2019 yılları arasında Alpu Belediye Başkanı olarak görev yaptığını, belediyelerin hizmet alımı yoluyla gerçekleştirdiği temizlik, güvenlik gibi bazı işlerin belediye başkanlıkları eli ile yürütülmeye başlanması üzerine ... Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Anonim Şirketinin (... A.Ş.) kurulduğunu, müvekkilinin bahse konu şirkette Alpu Belediye Başkanlığını temsilen kanunen görev aldığını, 21.11.2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirleri ile şirketin 20 18... ilâ 4. aylarına ilişkin 71.464,16 TL prim ve aynı döneme ilişkin 6.032,18 TL işsizlik sigortası prim borcu olmak üzere toplam 77.496,34 TL üzerinden müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, ancak Belediyenin ve şirketin borçların tamamını karşılayabilecek malvarlığının bulunduğunu, bu nedenle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2019/47307, 2019/473 08... ... numaralı icra takiplerinin iptaline, müvekkilin davalı Kuruma borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK/Kurum) vekili; ... numaralı ödeme emrinin davacı adına düzenlenmediği ve gönderilmediği hâlde tebliğ alındısının üzerinde dosya numarasının sehven yer aldığını, dava dışı ... A.Ş'nin yönetim kurulu başkanı olarak seçilen Alpu Belediye Başkanlığı tüzel kişiliği adına temsil ve ilzama yetkili kılınan davacının ticaret sicil kayıtları doğrultusunda takibe konu borçlardan sorumlu olduğunu, müvekkili Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2019/1223 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararı ile; Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2019/1344 Esas, 2021/211 Karar sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda davacının 27.05.2015-16.04.2019 tarihleri arasında Alpu Belediye Başkanlığı görevini yürüttüğü, ... A.Ş. ile Alpu Belediyesinin rasyo değerinin 2,00'ın altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığı, ancak Belediyenin davalı Kuruma olan borçları karşılayabilecek gelir ve mal varlığına sahip olduğunun tespit edildiği, bahsi geçen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı adına düzenlenen borçların Belediye tüzel kişiliğine ait olduğu, Belediyenin rasyo değerinin 2,00'ın altında olması nedeniyle borçlardan davacının haklı sebep kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019/47307, 2019/47308, 2019/47309 takip numaralı icra takiplerinin iptaline, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2021/1755 Esas, 2023/342 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

\"...Somut olayda, davacının 2009-2019 arasında Alpu Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, yüzde yüz sermayesi belediye kaynaklarından oluşan ... Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Dan. İnş. Tic. A.Ş. ünvanlı şirketin belediyeyi temsilen yönetim kurulu üyesi ve başkanı olan davacıya, şirketin 2018/1- 12... /1-3. döneme ait prim, işsizlik sigortası, damga vergisi borçlarından dolayı 2019/47307-47308-47309 Esas sayılı takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin 21.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, Mahkemece Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2019/1344-2021/211 E.K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, ... A.Ş ile Alpu Belediyesi'nin rasyo değerinin 2.00'ın altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığı, ancak ilgili belediyenin davalı kuruma olan borçları karşılayabilecek gelir ve mal varlığına sahip olduğunun tespit edildiği, anılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına düzenlenen icra takip borçlarının belediyenin tüzel kişiliğine ait olduğu, ilgili belediyenin rasyo değerinin 2,00'ın altında olması nedeniyle takibe konu borçlardan davacının Yargıtay kararları doğrultusunda sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmiş ise de; söz konusu şirketin 27.03.2015 tarihinde alınan Yönetim Kurulu kararı ile şirketin tüm aktif ve pasifleriyle şartsız ve ivazsız olarak Alpu Belediye Başkanlığına bağışlanmasına karar verildiği, Alpu Belediye Başkanlığı'nın 06.04.2015 tarihli Meclis kararıyla da, ... A.Ş.'nin tüm hisselerinin aktif ve pasifiyle birlikte tamamının bedelsiz, şartsız ve ivazsız olarak Alpu Belediyesince devralınmasına, devir iş ve işlemleri için davacıya yetki verilmesine karar verildiği, devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra, anılan şirkete Alpu Belediye Başkanlığını temsilen 27.05.2015 - 16.04.2019 tarihleri arasında davacının yönetim kurulu başkanı olarak atandığının anlaşılması karşısında, ... Enerji Üretim Tarım Hayvancılık Dan. İnş. Tic. A.Ş. ile Alpu Belediyesi'nin rasyo oranının 2.00'ın altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığının tespit edilmesinin, davacı yönünden haklı sebep teşkil etmeyeceği göz önüne alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

..\" gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Direnme kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, müvekkili Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi gereği borçtan sorumlu olduğunu, davacının ödeme emirlerine konu borçların ödenmemesi noktasında haklı sebebinin bulunmadığını belirterek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda Alpu Belediye Başkanı ve 27.05.2015-15.04.2019 tarihleri arasında Alpu Belediyesi iştirakı olan ... Enerji Üretim Tarım Hayvancılık A.Ş’de yönetim kurulu başkanı olan davacının dava dışı şirketin dava konusu ödeme emirlerinden sorumlu olup olmadığı; dava dışı borçlu şirket ile dava dışı Belediyenin rasyo oranının 2.00'ın altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığının tespit edilmesinin davacı yönünden haklı sebep teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 88. maddesi.

2. Değerlendirme

1. Türk sosyal sigortalar sistemi, sosyal güvenlik politikalarının ve sistemlerinin finansmanını ağırlıklı olarak prim rejimine dayandırmaktadır. Bu nedenledir ki, Kurumun sosyal güvenlik politikalarını oluşturabilmesi, sosyal güvenlik sistemlerinin işlerliğini devam ettirebilmesi ve oluşan sosyal riskler yönünden gerekli sosyal sigorta yardımlarının sağlanması en önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesine bağlıdır.

2. Bu nedenle primlerin tahsili bakımından işverenin sorumlu olması ile yetinilmemiş, tüzel kişilik içerisinde bazı kişilerin de işveren ile birlikte sorumlulukları cihetine gidilmiştir. Buradaki temel amaç, alacaklı olan Kurumun en önemli gelir kaynaklarından olan primlerinin tahsilinin güvence altına alınmasından ibarettir.

3. Primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamak amacıyla işveren ile birlikte sorumlu olanlar yönünden kanun koyucu tarafından mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda (506 sayılı Kanun), 5510 sayılı Kanun ve aynı zamanda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da (6183 sayılı Kanun) bir kısım düzenlemeler getirilmiştir.

4. Mülga 506 sayılı Kanun’un “Prim alınması” kenar başlıklı 72. maddesinin 1. fıkrasına göre “ İş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının gerektirdiği her türlü yardım ve ödemelerle her çeşit yönetim giderlerini karşılamak üzere, Kurumca bu kanun hükümlerine göre prim alınır”.

5. Yine 506 sayılı Kanun’un “Primlerin ödenmesi” kenar başlıklı 80. maddesinin 1., 5. ve 12. fıkralarında ise;

“İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayin sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.

Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır…

Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ve tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeyindeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

6. Öte yandan 5510 sayılı Kanun’un “Prim alınması zorunluluğu” kenar başlıklı 79. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen; “Kısa ve uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası için, bu Kanunda öngörülen her türlü ödemeler ile yönetim giderlerini karşılamak üzere Kurum prim almak, ilgililer de prim ödemek zorundadır.” hükmü ile sosyal güvenlik sistemi içerisinde prim ödemenin önemine vurgu yapılmıştır.

7. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 108. maddesinin (c) bendi uyarınca 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren aynı Kanun’un “Primlerin ödenmesi” kenar başlıklı 88. maddesinin 1., 16. ve 20. fıkraları ise;

“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.

Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır...

Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.” şeklinde düzenlenmiştir.

8. Diğer taraftan tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu ile ilgili 6183 sayılı Kanun'un 35. ve mükerrer 35. maddesinde de düzenleme bulunmaktadır.

9. Ancak 6183 sayılı Kanun, 506 sayılı ve 5510 sayılı Kanun'lara göre daha genel bir Kanun durumunda olup uygulamada da benimsendiği üzere öncelik özel Kanun hükümlerine tanınacağından, özel kanun niteliğinde olan 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi uygulanmaktadır.

10. Görüldüğü üzere prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde özel hukuk tüzel kişilerinin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra oluşan prim borçları yönünden işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için şirketin yönetim kurulu üyesi olunması yeterli görülmüş, bunun yanında ayrıca üst düzey yönetici, yönetim kurul başkanı veya başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya başka bir anlatımla ayrıca şirketin temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olunması aranmamıştır.

11. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88. maddesinde yer alan düzenlemede ayrıca, “haklı bir sebep olmaksızın” ifadesine yer verilmiştir. Buna göre, kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri yönünden primlerin ödenememesi haklı bir nedene dayanmakta ise prim borcundan ötürü şahsen sorumlu tutulamazlar. Diğer bir anlatımla prim borcundan müteselsilen sorumlu olan üst düzeydeki yönetici ve yetkililer borcun haklı nedenle ödenemediği savunmasında bulunabilirler ve haklı nedenin varlığı hâlinde prim borcundan dolayı Kuruma karşı işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulamazlar.

12. Haklı nedenlerin neler olduğu konusunda 5510 sayılı Kanun'da bir açıklık bulunmamaktadır. Hangi hâllerin haklı sebep teşkil ettiği, her olaydaki özel koşullar ile hukuki ve maddi olgulara göre değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme yapılırken diğer kanunlardaki düzenlemelerden yararlanılmalı ve özellikle sosyal güvenlik ilkeleri göz önünde tutulmalıdır.

13. Somut olayda davacıya 21.11.2019 tarihinde 14.11.2019 tarihi itibariyle hesaplanan 20 18... ilâ 4. aylara ait ... numaralı 71.464,16 TL prim ve yine aynı döneme ilişkin 12.11.2019 tarihi itibariyle hesaplanan ... numaralı 6.032,18 TL işsizlik sigortası prim borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, 20 19... ve 20 19... . aylara ait olduğu dosya içeriğinden anlaşılan ... numaralı ödeme emrinin ise tebliğ alındısının üzerinde yazılı olmasına rağmen dosya içeriğinde bulunmadığı ve davacıya tebliğ edilmediği, cevap dilekçesinde de bu husus belirtildiği gibi Yunus Emre Sosyal Güvenlik Merkezinin 12.12.2019 tarihli yazısında da davacının sorumluluğunu kapsayan dönemler dışında olduğundan ödeme emri gönderilmediği ve hakkında ilgili icra dosyası üzerinden işlem yapılmadığının bildirildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde 20 18... ilâ 4. aylarına ait 71.464,16 TL prim ve yine aynı döneme ilişkin 6.032,18 TL işsizlik sigortası prim borcu olmak üzere toplam 77.496,34 TL üzerinden müvekkili aleyhine iki adet ödeme emri ile takip başlatıldığını açıklamakla birlikte sonuç ve istem kısmında 2019/47307, 2019/473 08... ... numaralı icra takiplerinin iptaline karar verilmesi talep ederek 06.12.2019 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.

14. Dosya içerisinde yer alan ticaret sicil gazeteleri incelendiğinde 22.03.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen karara göre 07.03.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkanlığına Alpu Belediye Başkanlığını temsilen davacının seçildiği, şirketi tüm resmi ve özel kurumlarda yönetim kurulu başkanı olan davacı ile yönetim kurulu başkan yardımcısı ve yönetim kurulu üyesinden her ikisinin müştereken imzaları ile 3 yıl süreyle temsil ve ilzama yetkili olmalarına karar verildiği; 11.04.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile yayımlanan karara göre 29.03.2017 tarihli genel kurul ve 03.04.2017 tarihli karar ile Alpu Belediye Başkanlığını temsilen davacıya imza yetkisi verilmesine, yönetim kurulu üyeliğine seçilen Alpu Belediye Başkanlığının yönetim kurulu başkanı olarak atanmasına, yönetim kurulu başkanlığına Alpu Belediye Başkanlığının 03.04.2017 tarih E.437 sayılı yazısı gereği davacının atanmasına; şirketi münferiden atacağı imza ile her konuda temsil ve ilzama yetkili kılınmasına karar verildiği ve 22.04.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan 15.04.2019 tarihli yönetim kurulu kararı gereğince de davacının görevinin sona erdiği belirtilmiştir.

15. İlk Derece Mahkemesince yargılama sürecinde UYAP üzerinden dosya içine alınan Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2019/1344 Esas sayılı dosyasında davacının 20.12.2019 tarihli dava dilekçesi ile 2019/26997, 26998, 26999, ... numaralı icra takiplerinin iptalini talep ettiği, 09.03.2020 tarihli delillerin sunulması konulu dilekçe ile ödeme emirlerinde sehven 2019/47307 esas sayılı icra takibi yerine 26999 esas sayılı icra takibinin iki sefer yazılmış olduğunu, yargılamaya konu icra takip dosyaları arasına 2019/47307 esas sayılı icra takip dosyasının da dahil edilmesini, aksi hâlde ıslah için süre verilmesini talep ettiği, yapılan yargılama sonucu bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmeden neticeten 2019/26997, 2019/26998, 2019/26999, 2019/473 07... /47308 takip numaralı icra takiplerinin iptaline karar verildiği, davalı Kurum vekilinin bu karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli ve 2023/1174 Esas, 2023/1644 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının dava dışı anonim şirketin borcunu ödemeyecek durumda olmasının davacı yönünden haklı neden oluşturmayacağı gerekçesiyle bozulması sonrası İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda davanın reddine yönelik verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.02.2024 tarihli ve 2024/621 Esas ve 2024/1927 Karar sayılı kararı ile onandığı, Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2019/1344 Esas ve 2021/211 Karar sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde ise 2019/473 07... ... numaralı ödeme emirlerinin 20 18... ilâ 12; 20 19... ilâ 4. aylara ilişkin pim ve işsizlik sigortası prim borçlarından oluştuğu, dava konusu ödeme emirleri dönemlerinin de 20 18... ilâ 4. aylara ilişkin olduğu ve bilirkişi raporunda ... A.Ş ile Alpu Belediyesinin mali verilerinin incelenmesi sonucunda 2009-20 sayılı SGK Genelgesine göre zor durum hâlinin tespiti için gerekli hesaplamalar yapıldığı ve rasyo oranının 2.00'ın altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığı ve zor durum hâlinin mevcut olduğu tespitinin yapıldığı görülmüştür.

16. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ... numaralı ödeme emri tebliğ alındısında yer almakla birlikte davacıya tebliğ edilmediğinden davacının bu ödeme emri yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. 2019/473 07... ... numaralı ödeme emirleri yönünden ise davacının Eskişehir 1. İş Mahkemesinde 2019/1344 Esas sırasına kayıtlı ödeme emirlerinin iptali talebi ile açtığı dava dosyası eldeki dosya arasına alınarak bahsi geçen dosyada verilen kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı tespit edilerek yapılan tespit neticesinde kesin hüküm bulunmadığı kanaatine varıldığı takdirde dosyada yer alan belgelere göre davacının dava dışı borçlu ... A.Ş'de Alpu Belediye Başkanlığını temsilen 27.05.2015-16.04.2019 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı dikkate alındığında ... A.Ş. ile Alpu Belediyesinin rasyo oranının 2.00'ın altında olması nedeniyle nakit sıkıntısı yaşadığının tespit edilmesinin davacı yönünden haklı sebep teşkil etmeyeceği göz önüne alınarak karar verilmesi gerekmektedir.

17. Hâl böyle olunca direnme kararı Özel Daire bozma kararında gösterilen ve yukarıda açıklanan ilave gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen ve yukarıda açıklanan ilave gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

\t

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı