9. Hukuk Dairesi 2026/3453 E. , 2026/3791 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI\t: 2026/72 E., 2026/291 K.
DAVA TARİHİ\t: 24.06.2025
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: ... 4. İş Mahkemesi
SAYISI\t: 2025/180 E., 2025/531 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davanın konusunun \"mevzuata aykırı şekilde şube aracını kullandığı\" iddiasıyla müvekkiline verilen \"ilk olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma\" cezası olduğunu, davalı ... (... ... Sendikası) Sendika Genel ... Yönetim Kurulu tarafından müvekkili ile ilgili disiplin soruşturması başlatıldığını, müvekkiline iki defa \"ilk olağan genel kurul toplantısına kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma\" cezası verildiğini, dava konusu cezanın kendi içerisinde çelişkiler içerdiğini her ne kadar ceza gerekçesinde şube defterinde karar alma zorunluluğu bulunduğu ileri sürülmüş ise Tüzük ve Yönetmelik'te bu yönde bir hüküm bulunmadığını, şubelere hiçbir kanuni dayanağı olmayan Genel ... Yönetim Kurulu yazısının 08.03.2024 tarihinde gönderildiğini ancak davacının bu tarihten önceki dönemler için suçlandığını, Genel ... Yönetim Kurulu tarafından davacıya dava konusu disiplin cezasının Disiplin Yönetmeliğinin geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezası başlığı altında verilmiş olmasına rağmen kararın gerekçesinin kesin olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezası gerekçesinin gösterildiğini, Genel ... Yönetim Kurulunun 08.03.2024 tarihli yazısının Şubelere gönderilmesinin ardından bütün araba yolculuklarının sendikal sebeplerle olduğunu, şehir dışı araç kullanımında Yönetim Kurulu kararı aranmasının Tüzük ve Yönetmelik'te yer almadığını, 08.03.2024 tarihli yazının hukuka aykırı olup şubelere tebliğ edilmediğini, disiplin soruşturmasına ilişkin üç aylık ve iki yıllık zamanaşımı sürelerinin aşıldığını, isnat edilen eylemle verilen cezanın ölçülü olmadığını, soruşturma aşamasında iddiaların genişletildiğini, üç kararda imza atıldığı iddiası varken davacıya otuz beş kararda usulsüzlük olduğu gerekçesi ile ceza verildiğini, Disiplin Kurulları Yönetmeliği’nde belirtilen disiplin cezasından daha ağır bir ceza verildiğini, Tüzük hükmü ile Yönetmelik hükmünün çeliştiğini ileri sürerek davalı Sendika Genel ... Yönetim Kurulunun 23.05.2025 tarihli ve 304 sayılı kararı sayılı kararı ile davacı hakkında verilen ilk olağan genel kurula kadar görevden uzaklaştırma kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Teşkilat Yönetmeliği'nin 42. maddesindeki düzenleme ve Şubelere gönderilen 08.03.2024 tarihli ve 308 sayılı yazı gereği Sendika şube araçlarının şube coğrafi faaliyet sahası içinde kullanılacağının ve aracın il dışına çıkışının ancak Şube Yönetim Kurulunun bilgisi ve onayıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini, söz konusu fiillerin Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 29/2-(a) hükmüne karşılık geldiğini, davacı iddialarının somut olayla uyumsuz olduğunu, davacının şube aracını şehir dışında kullandığına dair Şube Yönetim Kurulunu bilgilendirme onay şartını gerçekleştirmemiş olduğunu, 2011 yılından beri Şube başkanı olarak görev yapan davacının söz konusu Yönetmelik hükmünü bilmediğinin ileri sürülemeyeceğini, aracın Yönetmelik'te belirlenen gerekli usuli işlemler yerine getirilmeden sendikal faaliyetle bile il dışına çıkartılmasının hukuka aykırı olacağını, soruşturma zamanaşımı içerisinde ilgili tahkikatın yapıldığını, davacının, muhalif olduğu için cezalandırıldığı iddiasının kabul edilemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 23.05.2025 tarihli ve 304 sayılı kararın davacıya tebliğ edildiği tarihe göre davanın 1 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davalı Sendikanın Teşkilat Yönetmeliği'nin 42. maddesinde sendika şube araçlarının il dışına çıkışlarının, sendikal faaliyet kapsamında Şube Yönetim Kurulunun bilgisi ve onayı ile mümkün olacağı düzenlendiği ancak madde metninde bu hususa ilişkin bir Şube Yönetim Kurulu kararı alınması gerektiğine dair hüküm bulunmadığı, 08.03.2024 tarihli ve 308 sayılı yazının davacıya tebliğ edilmediği, Sendika Tüzüğü'ne göre şube yöneticiliğinden geçici uzaklaştırma cezasının en fazla bir yıl süreli olabileceği, ilk olağan genel kurulun yapılacağı tarihe göre davacıya verilen cezanın süresinin bir yılı aştığı, davacı hakkında verilen ve bir yılın üstünde olan disiplin cezasının Sendika Tüzüğü hükümlerine aykırı olduğu, davacının ilk olağan genel kurula kadar geçici olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezası kararındaki disiplin cezalarının isnat edilen eylemlere uygun düşmediği ve söz konusu cezanın “ölçülülük” ilkesine uygun olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddia edilen eylemi neticesinde dava konusu karar ile bir sonraki olağan genel kuruluna kadar yöneticilikten uzaklaştırma cezası verilmesinin ölçülü olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Yönetim Kurulu Kararı iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.