8. Hukuk Dairesi 2026/4016 E. , 2026/4682 K.
\n\"İçtihat Metni\"BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul 37. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI\t: 2022/219 E., 2022/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.06.2026 tarihli ve 2024/6280 Esas, 2026/354 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından Dairemizin temyiz dilekçesinin süreden reddine dair kararına karşı elektronik ortamda maddi hatanın düzeltilmesi talep edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) \"Hükmün tashihi\" kenar başlıklı 304. maddesinin birinci fıkrasında; \" (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. ...\" hükmüne yer verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz dilekçesinin Dairemizin kararında belirtildiği üzere 31.10.2024 tarihinde değil 30.10.2024 tarihinde süresi içerisinde verildiğini ileri sürülmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olup olmadığı UYAP kayıtları üzerinden yeniden kontrol edilmesi üzerine;
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf isteminin esastan reddine kararına karşı kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi yerine İlk Derece Mahkemesine UYAP sistemi üzerinden temyiz dilekçesi gönderildiği, davalı vekili tarafından gönderilen işbu evrak İlk Derece Mahkemesince 31.10.2024 tarihinde \"Temyiz Başvuru Dilekçesi\" olarak kaydedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/1102 Esas sayılı dosyasının evrak listesinden ilgili evrakın \"evrak işlem kütüğü\"ne bakıldığında oluşturulma tarihinin 31.10.20 24... :07:10, şablon türünün ise \"İstinaf Üst Yazısı\" olduğu, ancak evrak içerisinde iki ayrı \"talep evrakı\"nın kayıtlı olduğu, bu evraklar açıldığında ise evrakın davalı vekili Avukat ... tarafından gönderilen temyiz dilekçesi olduğu, \"evrak işlem kütüğü\"nde ise İlk Derece Mahkemesinde görevli ... sicil numaralı katip ... tarafından 30.10.2024 tarihinde saat 16:16:16 itibarıyla dökümanın okunduğu tespit edilmiştir.
Buna göre temyiz dilekçesinin en geç evrakın UYAP üzerinden gönderildiği İlk Derece Mahkemesi katibi tarafından dökümanın okunduğu 30.10.2024 tarihte verilmiş olduğu ve temyiz başvurusunun iki (2) haftalık kanuni süre içerisinde yapılmış olduğunun kabulü ile temyiz isteminin süreden reddi kararının maddi hatadan kaynaklandığının bu defa ki incelemeden anlaşılmakla temyiz başvurusunun süreden reddine dair Dairemizin 21.06.2026 tarihli ve 2024/6280 Esas, 2026/354 Karar sayılı İLAMININ KALDIRILMASINA karar verilerek işin esasının incelenmesi için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Küçük ...'e velayeten açılan davada; davacı ...'nun mülhak ...'nın vakıf evladı olduğunun tespiti talep edilmiştir.
2. Davacı küçüğün anne ve babasının velayeti altında olduğu, dava açmayan anne ...'nun 27.01.2022 havale tarihli dilekçesiyle açılan davaya muvafakat ettiği görülmüştür.
II. CEVAP
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vakfın mülhak bir vakıf olduğunu, mütevellisi tarafından yönetildiğini, ... idaresinin bu vakıf ile ilgili temsil yetkisinin bulunmaması nedeni ile husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın vakıf evladı olduğunun ispatla dahi vakfiyede batın şartları dahil diğer şartların incelenmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevut vakıf senedi, vakıf evladı listesi, nüfus kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davanın kabulüne ve davacı küçük ...'nun ... Vakfının vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı kanuni ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, vâkıf ile evlatlık bağı kurulduğu, batın tertibi olmadığı, erkek çocuklarının soyunun münkariz olması nedeniyle soy bağının vakfedenin kız çocuklarına dayanıyor olmasının sonuca etkili olmadığı saptanarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olduğu gerekçesiyle davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, dava konusu vakfın mülhak vakıf olması nedeniyle açılan davada ... Genel Müdürlüğünün temsil yetkisi olmadığından davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, vakfiyedeki galle fazlası için öngörülen şartların araştırılması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3. maddesinde mülhak vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise, bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek ... ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı ... Kanunu (2762 sayılı Kanun) gereğince ... Genel Müdürlüğünce yönetilen ... olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı Kanun) yürürlüğe girmesinden önce mazbut ... arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut ... arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
5737 sayılı Kanun ve ... Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.
Dava dilekçesinde sadece vakıf evladı olduğunun tespiti istenilmiş ve bu yönde hüküm kurulmuş olması nedeni ile galle fazlası için vakfiyede öngörülen şartların incelenmesine gerek bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta davacı ile vakfeden arasında kan bağı yolu ile kurulmuş soybağı olup olmadığı üzerinde durulması gerekli ve yeterlidir.
Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş Mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kan bağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile idarenin (... Genel Müdürlüğü veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir Mahkeme kararına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı ... ile vakıfta mevcut veya daha önce görev yapan mütevelliler arasında bağ kurulamadığı için 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının somut olayda uygulama yeri olmadığı gibi hükme esas alınan 26.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı ile vakıf arasındaki soybağı dava dilekçesi ekinde sunulan ayrıca davalı ... Genel Müdürlüğünün 25.01.2022 tarihli ve 187840 sayılı yazısı ekindeki vakıf evladı listesi esas alınarak listede ismi bulunan davacı ...'in babası ... üzerinden kurulmuş ise de, evlat listesinin dayanağı varsa Mahkeme kararı evlat listesinde yazılı olmadığı gibi dosyaya da sunulan bir ilam mevcut olmadığı mevcut delil durumuna göre vakıf ile davacı arasında kan bağı yolu ile kurulmuş soybağının yöntemince kurulamadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, tarafların gösterecekleri diğer delillerin toplanmasından sonra, gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı ile vakfeden arasında gerekli kan bağının kurulup kurulmadığı konusunda görüş alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dairemizin 21.06.2026 tarihli ve 2024/6280 Esas, 2026/354 Karar sayılı ilamında maddi hata yapıldığı görüldüğünden, maddi hata talebinin kabulü ile Dairemizin temyiz dilekçesinin süreden reddine dair KARARIN KALDIRILMASINA
Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
5737 sayılı Kanun’un 77/2. maddesi (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğü'nden harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.