8. Hukuk Dairesi 2026/3143 E. , 2026/4681 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/569 E., 2026/1215 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/419 E., 2025/366 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... 'nün 04... tarihli genel kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 04.05.2024 tarihli bir genel kurul kararının bulunmadığını belirterek, haksız ve usule aykırı olarak açılan davanın reddine, yapılan masraf ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın İdareleri yönünden öncelikle husumet yokluğu aksi halde sıfat yokluğu sebebiyle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı dernek defterlerinin incelenmesinde iptali istenilen bir genel kurul kararı olmadığı gerekçesi ile hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dernek genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Dernekle ilgili açılan davalarda yetkili Mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Kanun'un iki ayrı düzenlemesinin dikkate alınması gerekmektedir.
Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2. maddede, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer Mahkemesinin kesin yetkili olduğu, bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı yazılıdır. Maddede düzenlenen yetki, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece yargılamanın her safhasında resen dikkate alınması gerekmektedir.
Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili Mahkeme ise, 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 9. maddesini karşılayan 6100 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; yetkili Mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanun'un 19/4. maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı Mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (resen) yetkisizlik kararı veremez.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 51. maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise, bu kanunun uygulanmasında, Derneğin yerleşim yerinin, yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü yeri, dernek merkezinin ise derneğin yerleşim yerinin bulunduğu il veya ilçeyi ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı Dernek tüzüğünün 1. maddesinde Dernek merkezinin İstanbul (İstanbul Adliyesi yargı çevresinde) olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Derneklerle ilgili mevzuatta düzenlenen dernek ile üyeler arasındaki davaların dernek merkezinin bulunduğu yerdeki Mahkemede bakılacağına dair yetki kuralı kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan, Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.
6100 sayılı Kanun'un 114. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hallerde, Mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115. madde gereği yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanun'un 19. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, Mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-a.3 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi işin esasına girmeden evvel ön inceleme sonucu "Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya Mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması" halinde duruşma yapılmadan karar vereceği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, Derneğin merkezi olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin üyenin açtığı dernek genel kurul toplantısı ve işbu toplantıda alınan kararların iptali davasında kesin yetkili olması sebebi ile İlk Derece Mahkemesi kararını yetkisizlik nedeni ile kaldırıp dosyanın yetkili ve görevli Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, Mahkemeye ilişkin dava şartları incelenmeksizin işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince işin esası incelenmiş olup verilen karara karşı temyiz yolunun açık bulunması nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.