1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1343 E., 2025/3024 K.

Yargıtay 16.04.2025 Sayı: 2024/1343 E. - 2025/3024 K. 8. Hukuk Dairesi

8. Hukuk Dairesi 2024/1343 E. , 2025/3024 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/368 E., 2023/2535 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/316 E., 2020/311 K.

Taraflar arasında ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen kabule ilişkin hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği yönü ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde; davacılar ... ve ...'ın .. .. ... Efendi Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, vakıf evlatlarının listesinde ...'nın bulunduğu, ...'nın vakıf evlatlarından pay alma müstehak vakıf evlatlarından ...'ın annesi olduğu, davacıların da ...'ın çocukları olduğu, nesap bağlarının kanıtlandığı, El - .. .. ... Vakfının vakfiyesinin galle fazlasının bölüşülmesi bölümünde gallenin nasıl bölüşüleceği belirtildiği, vakfımın galle fazlası ve kira geliri erkek çocuklarım ile kızlarım arasında eşit olarak paylaşsın denildiği, vakfiyede batın şartı olmadığı her evlat öldüğünde onun payı evladına geçtiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacıların "İzmir ili ... ilçesinde kurulu El-... ... Efendi Vakfının gelir fazlasına müstehak evlatlarından olduklarının tespitine," karar verilmiştir.

Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek süresinde yapılan yetki itirazının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, vakfiyede evlat kelimesinin 6 kez geçmesi ile birlikte "evlâd bil-külliye münkariz olur ise" ibaresinin de olması halinde evlatlar nesiller boyu vakfın gelirinden yararlanabileceklerini, vakfiyede "evlâd bil-külliye münkariz olur ise" ibaresi geçmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu re'sen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.

Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3. maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6. ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.

Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soybağı olan ya da soybağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.

Bir vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kanbağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.

Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (.., .. , İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.

Veled kelimesinin çoğulu olan "evlad" ifadesi veled tabirinden farkı bulunan bir ifadedir. Evlad tabiri Türkçe'de tekil olarak kullanılır. Bu sebeple de "evlad" lafzı bir defa zikredilirse, sadece vâkıfın çocukları anlaşılmalıdır. (.., ..; sh.275) "Evlad" lafzı iki defa zikredildiğinde yani vâkıf, "evladı ve evlad-ı evladım" (çocuklarıma ve çocuklarımın çocuklarına) dediğinde, "veledime ve veledimin veledine" tabirinden farklı olarak, bu ifade bütün batınları içine alacaktır. Yani evlat kelimesi iki defa zikredilirse bütün çocukları kapsayacaktır. (.., ../.., .... ..., Eski Vakıfların Temel Kitabı, İstanbul 1978, sh 53-54; .. ....ilm..i .., Ahkamül Evkaf, Mesele 141; .. .., Tertibüs-Sunûf Fi Ahkâmil-Vukûf, Dersaadet 1337/1340, md. 644; .., Ebül-Ulâ, Ahkâm-ı Evkaf, 1339-1340 Dersyılı Takrirleri, ..,153.) Evlâd lâfzı bir def'a zikr olundukda evlâd-ı sulbiyyeye mahmûldür. Binâenaleyh ahfâda (torunlar) şâmil olmaz (kapsamaz).

Meselâ vâkıf -somut olayda olduğu üzere- vakfımın gallesini evlâdıma şart eyledim deyü evlâd lâfzını bir def'a zikr idüb tekrâr itmese meşrûtünleh yalnız vâkıfın evlâd-ı sulbiyyesine mahsûs olub ahfâda şâmil olmaz (.., ../.., .. .. Eski Vakıfların Temel Kitabı, İstanbul 1978, sh 53-54; .., .. Evkaf, Mesele 140).

Bu genel açıklamalar sonrası dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden özellikle dava konusu El -... ... Vakfı'nın 01 Receb 1208 H/02 Şubat 1794 M. tarihli vakfiyenin galle fazlasına ilişkin bölümünde; "...Evkaf-ı şerife-i mezkuremden fazla galle ve icaratı evladı zukur ve inasım ales-seviyye beyinlerinde iktisam edeler ber-minval-i muharrer salifüz-zikir evlak-ı Şerifem tebdil ve tağyir olunmayup dusturül-amel tutula..." denilerek galle fazlası evlad-ı sulbiyyeye yani vakıfın öz evlatlarına şart kılındığı, bu tabirin vakıfın torunlarını kapsamadığı, özellikle konulan şartın değiştirilmeksizin şarta göre işlem yapılmasının da tembih edildiği, davacıların babası ... hakkında verilen ve kesinleşen vakfın galle fazlasına müstehak vakıf evladı kararının, dosya tarafların farklı olması nedeni ile incelemeye konu dosya yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı ve galle fazlasının vakfedenin sadece ilk batındaki öz evlatlarına bırakılmasına dair şartı ortadan kaldırmayacağı da dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı