1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5637 E., 2024/8015 K.

Yargıtay 26.12.2024 Sayı: 2023/5637 E. - 2024/8015 K. 8. Hukuk Dairesi

8. Hukuk Dairesi 2023/5637 E. , 2024/8015 K.

\n\"İçtihat Metni\"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI\t: 2021/2726 E., 2023/2499 K.

DAVA TÜRÜ\t: Galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti

DAVA TARİHİ\t: 03.02.2020

KARAR\t: İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI\t: 2020/46 E., 2021/94 K.

Taraflar arasında İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ile davalı Mülhak Vakıf vekilince temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R \t

Küçük Kaan Uzman'a velayeten açılan davada; davacı Kaan'ın İstanbul'da kurulu Mülhak Sadrazam Amcazade Köprülü.... Paşa Bin ... Ağa Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; alınan bilirkişi raporu, dosya içerisinde mevcut İstanbul Anadolu 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen dosya kapsamı ve Beyoğlu 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.1983 tarihli 981-494 Esas, 983-260 Karar sayılı ilamı ile nüfus kayıtları ve kesinleşen dosya kapsamları dikkate alınarak yapılan yargılamanın ışığı altında; davacı küçük ... ve ... oğlu, 2017 doğumlu,.... Uzman'ın .... Amcazade ...Paşa vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğu tespit edilmekle davanın kabulü ile davacı....'ın .... Amcazade ...... vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacıların üstsoyunun İstanbul Anadolu 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/77 Esas, 2019/137 Karar sayılı ilamı ve Beyoğlu 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.1983 tarihli ve 981-494 Esas, 983-260 Karar sayılı ilamı ile vakıf evladı olduklarına dair hükümlerin kesinleştiği, vakfiyedeki hükümlere göre galle fazlasının vakıf kurucusunun evladı, torunları ve ileriki nesillerinden, uzak-yakın, erkek kadın eşit olmak; erkeklerin kadınlara, yakın olanların uzak evlada engel olmamak üzere aralarında eşit olarak, paylaştırılması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince düzenlettirilen bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve davacıların galleye müstehak vakıf evladı olduğunun dosya kapsamından sabit ve verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek yeterli inceleme araştırma yapılmadan karar verildiğini, nüfus kayıtları üzerinden silsile yolu ile soybağının tesis edilmediğini, bilirkişi raporu yetersiz olduğunu, arz edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

İlk Derce Mahkemesini istinaf etmeyen davalı Mülhak Vakıf vekili de Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı ile vakfeden arasındaki soybağının nüfus kayıtları üzerinden silsile yolu ile kurulması gerektiğini, arz edilen ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, birden fazla vakfiyesi bulunan vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

A) Davalı Mülhak Vakıf vekilinin temyizi yönünden;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'da (6100 sayılı Kanun) yeni düzenleme ile getirilen istinaf yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur.

6100 sayılı Kanun'un yargılama sitemine göre, İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararlarına karşı öncelikle istinaf yoluna başvurulmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu üzerine tarafın istinaf başvurusunun usulden/esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak yeniden hüküm kurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeni karar verilmesi halinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.

Taraflardan birisinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Karşı tarafın istinafı üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının değiştirilmemesi halinde, istinaf etmeyenin temyize başvurması usulü müktesep hak ilkesine aykırı olacaktır. Zira, istinaf mahkemesine götürülmeyen bir kararın temyiz incelemesi söz konusu olamaz. Dolayısıyla tarafların istinaf incelemesinin kapsamı dışında bıraktığı hususlar, kendiliğinden temyiz incelemesinin de kapsamı dışında bırakılmış sayılır.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden davalı Mülhak vekili Avukat ...'e 22.08.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Diğer davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf istemi ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı mülhak Vakıf vekili diğer davalı vekilinden ayrı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı Mülhak Vakıf vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyizi yönünden;

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı ... Genel Müdürlüğünün diğer temyiz itirazları yönünden;

5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin (743 sayılı Kanun) yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Kanun Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu (2762 sayılı Kanun) gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanunun 6 ncı ve 7 nci maddelerinde ise mazbut vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.

Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.

Bir vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.

Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (Akgündüz, Ahmet , İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.

Bu genel açıklamalar sonrası dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacının babası ve kardeşi ile vakfeden arasında daha önce kesinleşmiş mahkeme kararı ile soybağının kurulmuş olması sebebiyle davacı ile vakfeden arasında kan bağı yolu ile soybağının mevcut olduğu, dava konusu vakfın birden fazla vakfiye ile zeyl vakfiyesinin mevcut bulunduğu, galle fazlası evlada bırakılan vakfiyelerde galle fazlası batın tertibi, kız-erkek evlat ayrımı olmaksızın vakfın evlatlarına bırakıldığı, ancak Evâil-i Zilkade 1113 H. (1702 M.) tarihli zeyl vakfiyede galle fazlası için \"...ve hasıl olan gallesinden iktiza eden tamirat ve termimatı riayet olunduktan sonra fazla kalan galle ve re'y ve neması zikrolunan Oklağılı karyesi ehalisi üzerlerine nazil olan tekalife sarf oluna...\" şeklinde şart getirilerek bu vakfiyede belirtilen akarlardan elde edilecek gelirin öncelikle bakım ve onarım yapılması, artan gelir olursa da Oklağılı Köyü halkına getirilen vergilere sarf edilmesinin şart koşulduğu yani bu vakfiye yönünden galle fazlasının evlada bırakılmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yalnızca gallenin evlada bırakıldığı vakfiyeler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygulamada ve infazda çelişki oluşturabileceği düşünülmeden bütün vakfiyeleri kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının HMK’nin 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ :

Açıklanan sebeplerle;

1)Yukarıda (A) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı Mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2)Davalı ... Genel Müdürlüğünün temyizi yönünden;

a.)Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

b.)Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yukarıda (B.2.) nolu bentte açıklanana nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı (2) nolu hüküm fıkrasındaki \"... vakfının...\" ibaresinden sonra gelmek üzere \"Evâil-i Zilkade 1113 H. (1702 M.) tarihli zeyl vakfiye hariç\" ibaresinin hükme eklenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370/2 nci maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,

c.) Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (B.1.) nolu bentte açıklanana nedenlerle REDDİNE,

7531 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine,

427,60 TL peşin harcın temyiz eden Mülhak Sadrazam Amcazade Köprülü Hüseyin Paşa Bin ... Ağa Vakfı'ndan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı