1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3611 E., 2024/6484 K.

Yargıtay 07.11.2024 Sayı: 2023/3611 E. - 2024/6484 K. 8. Hukuk Dairesi

8. Hukuk Dairesi 2023/3611 E. , 2024/6484 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2171 E., 2023/106 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/336 E., 2021/538 K.

Taraflar arasında Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde; davacı ...'nun Tarsus'ta Kurulu Mülhak Adana Beylerbeyi Sufte Mahmut Paşa Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; davacının söz konusu vakfın halen mütevellisi olan Ziya Güçoğlu'nun oğlu olduğu, bu vakfın evladı durumunda olduğu, Mülhak Adana Beylerbeyi Sufte Mahmut Paşa Vakfı'nın vakfiyesinde mütevelli olacaklar için "Erşed evladım hangi batında bulunursa mütevelli olup" ibaresi kullarılarak sadece vakfın erşed evladı olma şartı getirildiği, batın şartı konulmadığı, ... Devellioğlu'nun Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügat'ında “erşet” kelimesi daha (pek, çok) reşit, en ergin olan, doğru yola daha yakın, "erşed" "Evlad" kelimesi ise çocukların en ergini, olarak açıklanmış olduğu, alınan bilirkişi raporu ile davacı ...'nun vakıf evladı olması, vakfın gelirinden yararlanması, işletme fakültesi mezunu olması, T.C. vatandaşı olması, ekonomik durumunun iyi olması, sabıkasının bulunmaması nedenleri ile mütevelliliğe uygun elverişli olması nazara alınarak açılan davanın kabulü ile davacının Mülhak Adana Beylerbeyi Sufte Mahmut Paşa Vakfı'nın mütevelli olmaya ehil ve müstehak olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tevliyete ehil vakıf evladı kararı verilebilmesi için Yargıtay içtihatlarına göre önceden vakıf evladı olduğunun tespiti kararının verilmesine gerek bulunmadığı, soy bağının kurulmasının yeterli olduğu, davacının tevliyete ehil evlat olması ile ilgili olarak vakıf senedinde herhangi bir kısıtlama bulunmadığı, davalı vekilinin 21.09.2021 tarihli duruşmaya katıldığı, bilirkişi raporunun tebliğ edildiği, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği, sözlü yargılama için süre istemediği, yine bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak için de süre istemediği, bu nedenlerle savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu nedenle usulu ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek vakıf yöneticisi olabileceklere dair şartları düzenleyen Vakıflar Kanunu 9 uncu madde ile Vakıflar Yönetmeliği 24 üncü maddesi ve vakfiye gereği davacının vakıf yöneticisi olup olamayacağına dair detaylı inceleme yapılmadığı, bir kişinin vakıf evladı olarak kabul edilebilmesi için vakıf kurucusu ile olan soybağının ispat edilerek Mahkeme kararı alınması gerektiği, davacının vakıf evladı olduğuna dair Mahkeme kararı bulunmadığı, vakfiyede mütevelliliğin batın tertibi ile evlada bırakıldığı, bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmeden hüküm kurulduğu, belirtilen ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Müdürlü'ğün vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ :Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı