8. Hukuk Dairesi 2023/2657 E. , 2024/7474 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/89 E., 2023/1196 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/52 E., 2022/288 K.
Taraflar arasında Küçükçekmece 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf senedinin tescili davası sonucunda verilen hükme karşı denetim makamı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, denetim makamı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde; düzenleme şeklindeki vakıf senedi ile vakfa tahsis edilen 100.000 TL nakdi ve ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 325. Sokak 326 sayılı parsel sayılı taşınmazın üst kullanım hakkı malvarlıklı yeni kurulan .. ... Eğitim ve Kültür Vakfının tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, vakfın tesciline dair ilgili noterliğin düzenlemiş olduğu vakıf senedinin usul ve kanuna uygun olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kabulüyle "... 29. Noterliği’nin 14/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vakıf senedi ile ".. mah. .. sok. No:.. .. .. .." adresinde kurulan .. .. Eğitim ve Kültür Vakfının Mahkememizce ilgili defterlere tescili ile vakfın bu senede göre kurulduğuna,
2-Vakıf senedinde belirtilen 100.000,00 TL nakdin ilgili vakfa tahsisine, vakfın mal varlığı olduğunun tespiştine ve vakıf adına açılacak hesaba aktarılmasına" karar verilmiştir.
Denetim makamı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince vakfın mal varlığının 100.000,00 TL olarak tespitine karar verildiği, vakıf senedinde yazılı taşınmazla ilgili bir hüküm kurulmadığı, denetim makamı Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu hususa ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvurduğu, davacı vekilince UYAP üzerinden 13.01.2023 tarihinde ibraz edilen beyan dilekçesinde, özetle 326 parsel sayılı taşınmazın özel mülkiyete konu olmayıp, ..bul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerine ait olduğu, ...nin, kendisine tahsis edilmiş olan bu parselde, bina inşaatı tamamlanarak ibadet faaliyetine devam ettiği, .. Büyükşehir Belediyesi ile yapılan protokolün de bu iddialarını doğruladığı; Dairece, .. Büyükşehir Belediye Başkanlığına yazılan yazıya verilen E-..-769-... sayılı cevabi yazıda, .. Büyükşehir Belediyesi ile ... arasında sosyal kültürel etkinlikler, sosyal ve toplumsal dayanışma, eğitim, kültür, sanat ve tanıtım konularıyla birlikte; deprem, afetler, ilk yardım alanlarında iş birliği kapsamında kullanım esaslarına belirlemek amacıyla 29.11.2022 tarihinde protokol imzalandığı, yapılan protokolün herhangi bir taşınmazın tahsisi ya da devrine yönelik olmadığının bildirildiği; Dairece, .. Tapu Müdürlüğüne yazı yazılarak taşınmazın tapu kaydının celp edildiği, tapu kaydında, .. ilçesi .. Mahallesi 286 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Türkiye Diyanet Vakfı adına kayıtlı olduğunun görüldüğü, tapu kaydında taşınmazda davacı dernek lehine üst kullanım hakkı tesis edildiğine dair bir şerh veya beyan bulunmadığı, buna göre söz konusu taşınmazın vakfın mal varlığı olarak tahsisi mümkün olmadığı gerekçesi ile denetim makamı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Denetim makamı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek görüş yazısında vakıf senedinin "Vakfın kuruluş malvarlığı" başlıklı 6 ncı maddesinde vakfın 100.000,00 TL nakit malvarlığının yanında "kurucu ... tarafından tahsis edilmiş ve üst kullanım hakkı bulunan .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi ... Sok. .. sayılı parsel üzerindeki gayrimenkul" de bulunduğundan gerekçeli kararda iş bu mal varlığının da yazılması gerektiği belirtilmesine rağmen taşınmazı, vakfın mal varlığı olarak hükme yazılmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 101 ve devamı maddeleri kapsamında yeni kurulacak vakfın kuruluşuna ilişkin düzenleme şeklindeki noter senedinin tescili istemine ilişkindir.
4721 sayılı Kanun'un 101 inci maddesine göre vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu, aynı Kanun'un 102 nci maddesi gereği vakfın yerleşim yeri Mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanacağı, ve vakfın tescili için başvurulan Mahkemenin, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re'sen alacağı düzenlenmiştir. Bu iki maddeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere vakfı oluşturan en önemli iki unsur; özgülenecek bir mal varlığı ve mal varlığının özgüleneceği amaçtır. Vakfın varlığından bahsedebilmek için mutlaka bir mal varlığının bulunması gerekmekte olup 4721 sayılı Kanun'un 101 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmü gereği, bir mal varlığı tamamen veya kısmen özgülenebileceği gibi, taşınır veya taşınmaz mallar, hak ve alacaklar, fikri ve sınai haklar ve sınırlı aynı haklar da özgülenebilir, yani tahsis edilebilir. 4721 sayılı Kanun'un 101 inci madde hükmündeki tanımdan anlaşılacağı üzere, vakfın kurulması sadece mal ve hakların özgülenmesi ile değil, “yeterli” mal ve hakların özgülenmesiyle gerçekleşir.
Vakıf senedinde belirlenen amacın gerçekleştirilmesi açısından vakfın mal varlığı büyük önem taşımaktadır. Başka bir deyişle, vakfa tahsis edilen varlıkların, menkul kıymetlerin veya gayrimenkullerin geri dönüşü, vakfın amacını gerçekleştirecek faaliyetleri yürütecek seviyede olmalı, amaçlanan hizmetler ile ayrılan varlıklar arasında gerçek bir denge olmalıdır. İşte bu noktada 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 5 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği yeni kurulacak vakıfların asgari mal varlığının her yıl Vakıflar Meclisince belirleneceğini hükme bağlamıştır. Yeni vakıfların asgari kuruluş mal varlığı limiti; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 5 inci maddesinin 2 nci fıkrası ile Vakıflar Yönetmeliğinin 111 inci maddesinin (ğ) bendine istinaden Vakıflar Meclisinin 10.12.2021 tarihli ve 510/481 sayılı kararı ile 2022 yılı için 90.000- TL (Doksan bin Türk Lirası) olarak belirlenmiştir.
4721 sayılı Kanun'un 105 inci madde gereği özgülenen malların mülkiyeti ile haklar, tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçeceğinden öncelikle vakıf senedinde mal varlığı olarak belirtilen taşınırların vakfedenin zilyetliğinde olup olmadığı, taşınmazların vakfedenin mülkiyetinde bulunup bulunmadığı, mal varlığı olarak taşınmaz üzerindeki intifa hakkı gösterilmiş ise iş bu sınırlı ayni hakkın vakfeden lehine tapu kaydına şerh edilip edilmediği hususları üzerinde titizlikle durulmalıdır. Çünkü vakfın tescili ile mal ve haklar vakıf tüzel kişiliğe geçeceğinden vakfedenin tasarruf yetkisi olmadığı, üçüncü kişilere veya kamuya ait mallar mal varlığı olarak kabul edilemez. Aksi halde vakıf daha kurulmadan amacını gerçekleştirecek yeterli mal varlığı bulunmadığı gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun'un 116 ncı madde gereği kendiliğinden sona erecektir.
Somut olayda da vakıf senedinde (6. madde) kuruluş mal varlığı 100.000,00 TL (Yüz bin Türk Lirası) nakit mal varlığının yanında "kurucu ... tarafından tahsis edilmiş ve üst kullanım hakkı bulunan .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi ... Sok. .. sayılı parsel üzerindeki gayrimenkul" olarak belirtilmiş olup Mahkeme kararında sadece vakfın 100.000,00 TL (Yüz bin Türk Lirası) nakit mal varlığının tesciline karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesince öncelikle, vakıf senedinin 6. maddesinde nakit mal varlığı yanında gösterilen "kurucu ... tarafından tahsis edilmiş ve üst kullanım hakkı bulunan .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi ... Sok. ...sayılı parsel üzerindeki gayrimenkul" üzerinde vakfedenin ayni veya sınırlı aynı hakkı bulunup bulunmadığı, taşınmazın konumu, vasfı ve ada parsel numarasının belirlenmesi için gerekirse fen bilirkişi huzuru ile keşif yapılarak rapor alınması ve belirlenen taşınmaz üzerinde vakfeden lehine mülkiyet ve intifa hakkı bulunup bulunmadığı hususlarının ilgili Tapu Müdürlüğünden sorularak sonucuna göre mal varlığı olarak kabul edilip edilmeyeceğine karar verilmesi,
2. Vakıf senedinde yazılı taşınmazın mal varlığı olarak kabul edilmesi mümkün olmaz ise; 4721 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi gereği vakfedilen malın amacın gerçekleştirilmesine en azından başlangıcı itibarıyla yeterli olması gerektiğinden 100.000,00 TL alan nakit mal varlığının vakıf senedinin 3 ve 4 üncü maddelerinde oldukça kapsamlı olarak düzenlenen vakfın amaç ve faaliyetlerini gerçekleştirecek miktarda olup olmadığı üzerinde durulması, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınarak amaç ve faaliyet için gerekli mal varlığı belirlendikten sonra eğer 100.000,00 TL yeterli görülmez ise yeterli mal varlığının ikamesi ve vakıf senedinin yeni mal varlığına göre düzenlenmesi için davacı tarafa süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmketdir.
Kabule göre de;
3. 4721 sayılı Kanun'un 102/son maddesi gereği tescil için başvurulan Mahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re'sen alması gerektiğinden, tescili istenilen vakfın mal varlığı olarak .. Bankası ../... Şubesine yatırılan 100.000,00 TL mal varlığına dair herhangi bir önlemin alınmamış olması,
4. Yeni kurulan vakfın 4721 sayılı Kanun'un 104 üncü madde kapsamında Vakıflar Genel Müdürlüğüne bildirilmesi ile Vakfın merkezi sicile kaydolunarak vakfın Resmî Gazete ile ilân olunmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
doğru görülmemiş, denetim makamı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.