8. Hukuk Dairesi 2023/1624 E. , 2023/3934 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/290 E., 2022/314 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki vakıf senedinden dolayı emekli aylığı bağlanması ve birikmiş emekli aylıklarının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın ...'ta 01.03.1990 tarihinde çalışmaya başladığını ve 28.07.2005 tarihinde Yönetim Kurulu kararı ile işten çıkartıldığını, davacının, davalı Vakfa müracaat ederek tarafına emekli ağlığı bağlanmasını istediğini, Vakfın 03.07.2013 tarihli yazı ile talebi reddettiğini, davacının işten çıkartılması üzerine işe iade davası açtığını, ancak yargılama devam ederken davacının emekli olması nedeni ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davacının banka personeli olarak yatırdığı primlere göre emeklilik hakkına sahip olduğunu, davacının, ödediği prim toplamını değil, emeklilik süresi dolduktan sonra emekli aylığı almayı tercih ettiğini açıklayarak, davacının talebi doğrultusunda davalı vakıftan aylık bağlanmasına ve birikmiş aylık alacakların yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı vekili alacak miktarını fazlaya dair haklarını saklı tutarak 6.000 TL olarak gösterip gerekli harcı yatırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bankaca işten çıkartıldığı 28.07.2005 tarihinden sonra davalı Vakfa herhangi bir prim ödemesinde ve başvuruda bulunmadığını, davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan görevszilik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davanın Vakıf Senedinin 21 inci maddesi gereği 5 yıllık hak düşürücü süre içinde yine 818 ... Borçlar Kanunu'nun 126/1 maddesi gereği 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davanın süre aşımı nedeni ile reddinin gerektiğini açıklayarak, esas yönünden de haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Davanın açıldığı ... 8. İş Mahkemesinin 08.04.2014 tarihli ve 2014/74 Esas, 2014/665 Karar ... kararı ile açılan davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Görevsizlik kararı ile dosya kendisine gönderilen ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/167 Karar ... kararı ile; Vakıf Senedinin 21 inci maddesi gereği hak ve alacağın doğduğu 28.07.2005 tarihinden itibaren 5 yıl içinde müracaat edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire'nin 28.03.2019 tarihli ve 2019/1102 Esas, 2019/3400 Karar ... ilamı ile; "...davacı, vakıf senedinin 18 inci maddesinde geçen sosyal güvenlik kurumundan emekli olma koşulunu gerçekleştirerek 10.06.2012 tarihinde emekli olmuştur. Davalı vakfa ise 10 yıldan fazla süre prim ödemesi bulunmaktadır. Davacı her ne kadar işyeri ile ilişiğinin kesilmesinden itibaren vakıf senedinde belirtilen sürede üyeliğinin devamı için vakfa müracaat etmemiş ise de, bu süre dolmadan önce 19.08.2005 tarihinde ... 7.İş Mahkemesinde 2005/1000 Esasta kayıtlı olan işe iade davasını açmış olup, davanın açıldığı bu tarih itibarı ile süre durduğundan, mahkemece 2012/1682 Karar ile konusuz kalan davanın reddine karar verilmiştir. Davacının vakıftan emeklilik talebi ise bu süre içinde olup, işe iade davası açılmakla zamanaşımı süresi işlemeyeceğinden, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde 5 yıllık süreyi geçirdiği gerekçesi ile davanın reddi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işten ayrıldığı tarihte yürürlükte bulunan Vakıf Senedinin 18 inci maddesinde; ''vakfa en az on yıl süre ile prim ödemiş bulunan vakıf üyeleri, bağlı bulundukları kanunla kurulmuş olan sosyal güvenlik kurumundan emekli oldukları ve ya malulen emekli oldukları tarihten itibaren .. aylık ödemeye hak kazanırlar'' düzenlemesi bulunduğunu, davacının 10.06.2012 tarihinde emekli olduğunu, Vakıf Senedinin anılan maddesine göre davacı bu tarih itibarıyla davalı kurumdan aylık almaya hak kazandığını, davacının davalı vakfa on yıl süre ile prim ödemesi bulunduğunu, davacının iş yeri ile ilişiğinin kesildiği tarihten sonra 19.08.2005 tarihinde ... 7. İş Mahkemesinde 2005/1000 Esas ... dosya ile işe iade davası açması nedeni ile davacının vakıftan emeklilik talebinin süresi içerisinde olduğunu, alınan 18.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının birikmiş aylık tutarının 11.802,28 TL olarak belirlendiğini, davacının talebinin 6.000 TL olduğundan bu bedel üzerinden davanın kabulüne ve davacının 10.06.2012 tarihinden itibaren davalı Vakıf'tan emekli maaşı almaya hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylık tutarının dava değerine yansıyan miktarı olan 6.000,00 TL'nin 27.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının ödemesi gereken Ağustas/2005-Haziran 2012 arası primleri ödememesine rağmen bu primler ödenmiş gibi kabul edildiğini, primleri ödemeyen davacının aylık bağlanma talebinin reddi gerektiği, varsayımsal rakamların davacının aylığı olarak addedildiğini, asıl alacak muaccel olmadan önceki tarihten hükmedilen 6.000 TL'ye 27.06.2012 tarihinden faiz işletildiğini, verilen kararın vakıf senedine aykırı olduğunu beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının üyesi iken çalıştığı banka tarafından işten çıkartılması nedeni ile vakıf senedi gereği davalı Vakıftan emekli aylığı bağlanması ve birikmiş aylıkların yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) vakıflara ilişkin 101 ve devamı maddeleri, 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 4 ve 5 inci maddeleri, davalı Vakfın, Vakıf Senedinin 18, 21 ve 24 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
4721 ... Kanun'un 101 inci maddesinde vakfın, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu yazılı olup, 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3 üncü maddesinde, Mülga 743 ... Türk Kanunu Medenisi ile 22.11.2001 tarihli ve 4721 ... Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfların, malvarlığını ve vakıf şartlarını içeren belgeyi vakıf senedi olarak tanımlamıştır. Yürürlükte bulunan ve değiştirilmedikçe vakfı ve yararlananları bağlayan mevcut vakıf senedindeki hükümlere göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekmektedir.
Vakıf Senedinin 18 inci maddesinin (I) "Aylık Ödeme" başlığının alt başlığı "Aylık Ödemeye Hak Kazanma" başlıklı kısmında; "Vakfa en az 10 süreyle prim ödemiş bulunan Vakıf Üyeleri, bağlı bulundukları kanunla kurulmuş sosyal güvenlik kurumundan emekli oldukları veya malulen emekli oldukları tarihten itibaren... aylık ödemeye hak kazanırlar. Hak kazanan üyelere, yazılı isteklerini izleyen aybaşı itibariyle Bu Vakıf Senedine göre aylık bağlanır.", senedin "Vakıf üyeliğinin sona erme halleri" başlıklı 24 üncü maddesinde; "Çalıştığı Kurumdan ayrılanlar veya çalıştığı kurumu Vakfa prim ödemeye son verenler Vakıf Üyeliğinden çıkartılır. Şu kadar ki; Vakfa 5 yıl veya daha fazla prim ödedikten sonra çalıştığı kurumdan ayrılanlar, dilerlerse Üyeliğe devam edebilirler. Ancak prim ödeme süresi 10 yılı doldurana kadar, üye ve çalıştığı kurum için belirlenmiş prim toplamını % 30 fazlası ile ödemek zorundadırlar. Üyelik süresi 10 yılı doldurduktan sonra kendilerinden sadece üye ve çalıştığı kurum için belirlenmiş prim toplamı tahsil edilir. Bu şekilde üyeliğe devam etmek isteyenlerin, bu isteklerini çalıştıkları kurumdan ayrıldıktan itibaren 1 yıl (08.07.2008 öncesi 4 ay) içinde yazılı olarak bildirmeleri gerekir. Bu sürede üyeliğe devam etme isteğini yazılı olarak bildirmeyenlere 18 inci maddenin (II) numaralı bendi hükümleri koşullarında toptan ödeme yapılır.", 08.07.2008 tarihli senet değişikliği ile 24 üncü maddeye eklenen kısmında ise: "Ancak 1 yıllık süre içinde üyeliğe devam veya toptan ödeme hakkını kullanmayanların, bu sürede aylık ödeme koşullarının gerçekleşmesi halinde, bu vakıf senedi hükümlerine göre aylık bağlanmasını talep hakkı saklıdır." düzenlemeleri yer almaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; 10.06.1962 doğumlu davacının ilk olarak 28.05.1987 tarihinde işe girdiği, daha sonra dava dışı ...'ta 01.03.1990 tarihinde çalışmaya başladığı, 19.07.1990 tarihinde vakfa üyeliğe müracaatı üzerine geriye dönük 19.03.1990 tarihine kadar 4 ay üyelik aidatı için borçlandığı, ceza davasına konu eylemleri nedeni ile çalıştığı Banka'dan 28.07.2005 tarihinde işten çıkartıldığı, iş bu döneme kadar toplam 15 yıl 4 ay 13 gün prim ödediği, işten çıkartılma tarihi itibari ile bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekliliği hak etmediği, davacının 19.08.2005 tarihinde işe iade davası açtığı, dava devam ederken 10.06.2012 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekli olduğu, işe iade davasının da bu nedenle konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, 27.06.2012 tarihinde yatırdığı primler nedeni ile Vakıf'tan emekli aylığı bağlanması için Vakfa müracaat ettiği, Vakfın iş bu talebi 16.07.2012 tarih ve 842 ... cevabi yazı ile reddettiği, davacının bundan ayrı iki ayrı dilekçesinin Vakıf tarafından reddedildiği, bozma sonrası Mahkemece 03.02.2021 tarihli duruşmanın (2) nolu ara kararı ile davalı Vakıfa müzekkere yazılarak 22.06.2012-16.09.2013 tarihleri arasındaki emsal aylık maaş listelerinin gönderilmesinin istenilmesi üzerine davalı Vakıf tarafından 26.02.2021 tarihli ve 232 ... yazı ile ekindeki aylık listesine göre; "Vakıf tarafından, üyeliğin son bulduğu tarihten itibaren aylık ödemeye hak kazanacağı tarih aralığında geçen yıllar boyunca prim ödemesi yapılmaksızın aylık bağlanması söz konusu olmadığından, müzekkerede belirtilen şekilde davacının emsali bir vakıf üyesinin olmadığı ve yine bu şekilde emsal bir aylık rakamı bulunmadığı, Ancak davacı tarafından, söz konusu Ağustos/2005 ile Haziran/2012 tarihleri arasında geçen sürede, her bir ay için ilgili olduğu ayda vakfa yatırılması gereken prim ödemeleri (83 aya ilişkin anapara olarak toplamda 11.803,46 TL tutarındaki prim ödemeleri) o tarihlerde yapılmış olsaydı o takdirde ilgiliye bağlanabilecek aylığın miktarının ne olacağının ekli tabloda belirtildiği” ve tabloya göre 01.07.2012 ila 01.09.2013 arası için toplam 11.546,88 TL ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, hükme esas alınan bilirkişi Müjgan Bilsel'in 18.02.2022 tarihli ek raporunda da birikmiş prim borcunun (11.803,46 TL) faizli miktarı bildirilip bu miktarın davacı tarafından ödenmesi halinde davacının birikmiş alacağının dava tarihine kadar işlemiş faizi ile 11.802,28 TL olduğu rapor edilmiş, Mahkemece bu hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmuş ise de verilen karar dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Şöyle ki; yukarıda özetlendiği üzere davacının 19.03.1990 tarihinden işten çıkartıldığı 28.07.2005 tarihine kadar toplam 15 yıl 4 ay 13 süre vakıf üyesi olduğu ve bu dönem için prim yatırdığı, işten çıkartıldıktan sonra davalı Vakfa herhangi bir prim ödemesinin bulunmadığı, davacı işten çıkartıldığı tarih itibari ile her ne kadar 10 yıldan fazla prim ödemiş ise de bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekliliği hak etmediği için Vakıf Senedinin 18 inci maddesi gereği vakıftan emekli aylığı bağlanmasını değil toptan ödemeyi hak ettiği, ancak işe aide davasının devam ettiği süre içerisinde vakıf senedinde 08.07.2008 tarihli senet değişikliği ile 24 ncü maddeye eklenen; "Ancak 1 yıllık süre içinde üyeliğe devam veya toptan ödeme hakkını kullanmayanların, bu sürede aylık ödeme koşullarının gerçekleşmesi halinde, bu vakıf senedi hükümlerine göre aylık bağlanmasını talep hakkı saklıdır." düzenlemesi gereği 10.06.2012 tarihi itibari ile Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekli olan davacının Vakıf Senedinin 18/I maddesi gereği emekli aylığı ödenmesine hak kazandığı, ancak bu aylığın yatırdığı toplam 15 yıl 4 ay 13 günlük prim üzerinden hesaplanması gerekirken davacının işten ayrıldığı 28.07.2005 tarihinden 01.06.2012 tarihi arası 11.803,46 TL faiz hariç primleri ödemiş kabul edilerek hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; 6100 ... Kanun'un 26 ncı maddesi gereği, Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekili dava dilekçesinde birikmiş aylıklar için başlangıç tarihi belirtmeksizin yasal faiz istenmiş olup alacağa dava tarihinden itibaren faiz işetilmesine karar verilmesi gerekirken hem hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağa dava tarihine kadar faiz hesaplanması hem de mahkeme kararında dava tarihine kadar faiz işletilerek talebin aşılması da doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının 19.03.1990 tarihinden işten çıkartıldığı 28.07.2005 tarihine kadar toplam 15 yıl 4 ay 13 süre vakıf üyesi olduğu ve bu dönem için prim yatırdığı, müracaat tarihini takip eden ay başı olan 01.07.2012 tarihinde aylık bağlanması gerektiği, davacının yatırdığı prim miktarı esas alınarak Vakıf Senedinin 18 inci maddesindeki maaş bağlama oranlarına göre hesaplama yapılarak davacıya bağlanması gereken aylık miktarı ile dava tarihine kadar ödenmesi gereken toplam miktarın tespiti için dosyaya daha önce rapor sunan bilirkişiler dışında konusunda uzman bir aktüerya bilirkişisinden rapor alınarak gerekli denetimler de yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.