8. Hukuk Dairesi 2021/714 E. , 2022/9154 K.
\n\"İçtihat Metni\"MAHKEMESİ\t : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ\t : Vakıf Yöneticilerinin Görevden Alınması, Hak Yoksunluğuna Karar Verilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ\t: ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında ... 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, 689 sayılı KHK ile kapatılan ... Vakfının yöneticileri olan davalılar hakkında Vakıflar Kanunu 10. maddesi kapsamında görevden alınma müeyyidesinin sonuçlarının uygulanması istenmiş, davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, davalıların Vakıflar Kanunu 10. maddesini ihlal ettiklerinin tespitine ve 5 yıl süreyle hiçbir vakıf yönetim ve denetim kurulunda görev alamayacaklarına ve vakıf meclis üyesi olamayacaklarına dair verilen karara yönelik davalılar vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddine dair karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan vakfın yöneticileri olan davalıların vakfı zarara uğrattıkları ve vakfı amacına uygun yönetmedikleri gerekçesi ile Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesi gereğince haklarında hak yoksunluğuna hükmedilmesi istemine ilişkindir.
5737 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3. maddesinde; yeni vakıf: mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfları, Vakıf yönetimi: mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili organı, Vakıf yöneticisi: mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili kişi veya yetkili organlarda görev alan kişileri ... ifade eder.\" 10 maddesinde ise; \"Vakıf yöneticileri; vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymak zorundadır. Birinci fıkrada belirtilen zorunluluğa uymayanlar ile; a) Vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan, b) Vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, c) Ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, d) Denetim Makamınca tespit edilen noksanlık ve yanlışlıkları verilen süre içerisinde tamamlamayan, düzeltmeyen veya aykırı işlemlere devam eden, e) Medeni hakları kullanma ehliyetini kaybeden veya görevini sürekli olarak yapmasına engel teşkil edecek hastalığa veya maluliyete yakalanan vakıf yöneticileri, Meclisin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesince görevlerinden alınabilir.\" hükümlerine yer verilmiştir.
Buna göre, davanın dayanağı olan kanun maddesinde sayılan sebeplerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik bir araştırma yapılmaksızın idarenin tek taraflı düzenlediği denetim raporu esas alınarak davanın kabulü doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.