1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/1365 E., 2023/334 K.

Yargıtay 26.01.2023 Sayı: 2021/1365 E. - 2023/334 K. 8. Hukuk Dairesi

8. Hukuk Dairesi 2021/1365 E. , 2023/334 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/381 E., 2020/936 K.

HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/33 E., 2016/449 K.

Taraflar arasında Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vakıf yöneticilerinin görevden alınması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile davalıların 5 yıl süre ile hiçbir vakfın yönetim ve denetim kurulunda görev alamayacaklarına, meclis üyesi olamayacaklarına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ..., , ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Vakıfları Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde;davalı vakıf yöneticilerinin Vakıflar Kanunu 10/1-c maddesi kapsamında ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zara uğrattıkarı gerekçesi ile davalıların öncelikle 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10.maddesinin 2.fıkrası uyarınca geçici olarak görevden uzaklaştırılmalarını ve vakfın kayyımca yönetilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalıların 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10.maddesinin (c) bendi uyarınca görevden alınmalarını istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın vakıf tüzel kişiliğine açılması gerektiğini, dava açılan vakıf yöneticilerinin 2015 yılı Temmuz ayı içerisinde istifa ettiklerini, yeni yönetim kurulu oluştuğunu, yeni yönetim kurulunun ...'ne sunulduğunu, kaydının yapıldığını, davalıların vakfı temsil noktasında bir görevlerinin kalmadığını açıklayarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/449 Karar sayılı kararıyla; davaya konu Edremit Hayır İşleri Hizmet Vakfı'nın 667 sayılı KHK kapsamında kapatılmış olması karşısında tüzel kişiliğinin sona erdiği, temsilinin de söz konusu olmadığı, kapatma kararı ile birlikte vakıf yöneticisi olanların görevleri de sona erdiği, ayrıca davalıların anılan vakfın yönetiminden istifa ettikleri, yeni yöneticilerin belirlenerek bildirildiği, davalıların vakıf tüzel kişiliğini temsil edecek herhangi bir konum ve sıfatlarının bulunmadı, dolayısı ile davacının, davaya konu taleplerinin konusu kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı VGM vekili ile davalılardan Süleyman vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli ve 2017/1175 Esas, 2017/1168 Karar sayılı kararıyla; davaya konu Edremit Hayır İşleri Hizmet Vakfı'nın 667 sayılı KHK kapsamında kapatıldığı, daha sonra 667 sayılı KHK'nın 29/10/2016 yayım tarihli 6949 sayılı Kanun ile yasalaştığı, buna göre davaya konu vakfın yasa ile kapatılmış olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesine göre davanın konusuz kaldığı yönündeki tespit doğru ise de; bunun sonucunda davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, bu yönden davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, dava tarihi itibari ile davacının dava açmakta haklı olduğu, zira yasa ile dava konusu vakfın suç örgütü kapsamında değerlendirilerek kapatıldığı, buna göre davalıların yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaları gerektiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı VGM vekilinin istinaf istinaf talebinin kısmen kabulü ile HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında; davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, davalıların davanın açılmasına sebep oldukları gerekçesi ile de davacı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı VGM vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 11.12.2019 tarihli ve 2018/11311 Esas, 2019/11192 Karar sayılı kararı ile; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinin 2. paragrafında, ''görevinden alınan vakıf yöneticilerinin Meclis üyesi olamayacağı ve beş yıl süreyle aynı vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağı, ayrıca ikinci fıkranın (c) ve (e) bentlerinde belirtilen nedenlerle görevinden alınan vakıf yöneticilerinin başka bir vakfın yöneticisi ise o görevinden de alınmış sayılacağı ve beş yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağı'' hükme bağlandığından; mahkemece; yargılamaya devamla görevden alınmaları istenilen vakıf yöneticilerinin vakfı zarara uğratıp uğratmadıklarının tespiti ile sözü edilen maddedeki cezanın uygulanması gerekip gerekmediğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda davalıların vakfı zarara uğratıp uğratmadıkları hususunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın vakfın, 667 KHK kapsamında kapatılması karşısında 5737 sayılı Yasanın 10/1-c ve d maddesinde düzenlenen aykırılıklar yönünden vakıf yöneticileri hakkında aynı Yasa'nın 10/2.maddesi gereğince yaptırım uygulanması gerektiği gerekçesi ile Davanın kabulü ile, davalıların 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 10/C maddesini ihlal ettiklerinin tespitine; davalıların 5737 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca 5 yıl süre ile hiçbir vakfın yönetim ve denetim kurulunda görev alamayacaklarına, meclis üyesi olamayacaklarına; dava konusu vakfın, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılmış olması karşısında geçici olarak görevden uzaklaştırma ve vakfın kayyımca yönetilmesi yönünde tedbir kararı verilmesi istemleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılardan ..., , ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davalıların vakfı zarara uğratıp uğratmadıklarının araştırılması bozma sebebi yapılmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu konuda herhangi bir araştırma yapmadan bozma ilamına aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiği ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalıların vakfı zarara uğrattığı iddiası ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10.maddesi kapsamında davalı vakıf yöneticilerinin görevden alınması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 111 inci maddesi, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi, 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, 667 sayılı KHK

3. Değerlendirme

1. Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyulmuş ise de gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtayın bozma kararlarına karşı direnme hakkı yasalarımıza göre mahkemeye verilmiş olup, Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra taraflar yararına usuli müktesep hak oluştuğundan bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi ve bozma ilamında yazılı hususları karşılayacak şekilde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulması zorunludur. Dairemizin yukarıda (V.A) bentteki bozma ilamında açıkça; "...5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinin 2. paragrafında, ''görevinden alınan vakıf yöneticilerinin Meclis üyesi olamayacağı ve beş yıl süreyle aynı vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağı, ayrıca ikinci fıkranın (c) ve (e) bentlerinde belirtilen nedenlerle görevinden alınan vakıf yöneticilerinin başka bir vakfın yöneticisi ise o görevinden de alınmış sayılacağı ve beş yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağı'' hükme bağlandığından; mahkemece; yargılamaya devamla görevden alınmaları istenilen vakıf yöneticilerinin vakfı zarara uğratıp uğratmadıklarının tespiti ile sözü edilen maddedeki cezanın uygulanması gerekip gerekmediğinin düşünülmemesi..." doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra davalıların vakfı zarara uğratıp uğratmadıkları hususunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın yukarıdaki (V.B) bendindeki gerekçe ile davalıların 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 10/C maddesini ihlal ettiklerinin tespitine; davalıların 5737 sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca 5 yıl süre ile hiçbir vakfın yönetim ve denetim kurulunda görev alamayacaklarına, meclis üyesi olamayacaklarına karar verilmesi yerinde değildir.

2. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin yukarıda (V.A) bendinde yazılı bozma ilamı doğrultusunda görevden alınmaları istenilen vakıf yöneticilerinin 5737 sayılı Kanun'un 10/(2) c bendi kapsamında ağır ihmal ve kasıtlı fiilleri ile vakfı zarara uğratıp uğratmadıklarının tespiti ile sözü edilen maddedeki cezanın uygulanması gerekip gerekmediği hususunda gerekirse vakıf kayıtları üzerinde vakıf hukukunda uzman bir bilirkişi ve mali müşavirinde içinde bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınması, davalılar hakkında ağır ihmal ve kasıtlı fiilleri ile vakfı zarara uğratma fiilleri dolayısı ceza yargılamasına konu dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Şirket kuruluşu ve şirket işlemleri

Şirket kuruluşu, pay devri, sermaye artırımı, genel kurul ve tasfiye işlemlerinde SMMM ekibimize danışın.

Şirket kuruluşu hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı