1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/8847 E., 2013/9872 K.

Yargıtay 27.05.2013 Sayı: 2013/8847 E. - 2013/9872 K. 7. Hukuk Dairesi

7. Hukuk Dairesi 2013/8847 E. , 2013/9872 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanmaksızın fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti ve işçilik ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davacının davalı işçisi olmadığı savunarak, davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır.

Dosya içerisindeki davalı şirket ile ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım Ortaklığı A.Ş., FMS Mimarlık Dan.İnş.San ve Tic. A.Ş., ... İnş. San ve Tic. Ltd.Şti. ve İLCİ İnş.San ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işine dair sözleşmenin 14. maddesinde yüklenici adi ortaklığın işçi alımı hakkında davalı şirkete bildirimde bulunması ve davalının bu işçiler hakkında işçiyi kabul edip etmediğini var ise değişiklik talebini yükleniciye bildireceği belirtilmiştir. Söz konusu hüküm davalı şirketin asıl işveren sayılması gerekip gerekmeyeceğine dair tereddüt oluşturduğu gibi Mahkemece yapılan araştırma davalı şirket ile dava dışı adi ortaklık arasındaki ve bu duruma bağlı olarak davacının davalı şirket karşısındaki durumu hakkında net bir sonuca varılmasını sağlayacak yeterlilikte değildir.

Hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında (HMK 31. madde) daha önce ifadelerine başvurulan taraf tanıkları tekraren duruşmaya davet edilerek özellikle davalı işçi alımına (yazılı sınav,mülakaat vb) yine işten çıkartmaya ilişkin işlemlerin,işin düzenlemesine dair talimat verilmesi ve denetlenmesinin, işçilerin izin taleplerinin değerlendirilmesinin fiilen kim veya kimler tarafından gerçekleştirildiğinin açık bir şekilde tanıklardan sorulması ve tüm dosya kapsamının bu ifadelerle birlikte değerlendirilmesi suretiyle davalı şirket ile dava dışı adi ortaklık arasında asıl-alt işveren ilişkisinden bahsedilip bahsedilemeyeceği,veyahut davalının yalnızca ihale makamı sıfatı taşıyıp taşımadığı (İş Kanunu 36. maddesi de bu bağlamda değerlendirilerek) şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilerek davaya konu talepler hakkında karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,27.5.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı