7. Hukuk Dairesi 2012/5069 E. , 2013/7002 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masrafları yatırılmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü:
Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, davalı ile çiftlik kurmak üzere anlaştıklarını, çiftlik arazisinin alınması, hayvan damı yapılması, hayvan alınması, çiftlik binası ve müştemilatının yapılması konusunda davacının davalıya gerekli finansmanı sağladığı, davalının verilen para ile kendi adına veya yetkilisi bulunduğu şirket adına gayrimenkuller aldığı davacının verdiği maddi katkı nedeniyle alınan gayrimenkuller ile çiftlik arazisi ve çiftlik hayvanları ile gelire 1/2 oranında ortak olduğu söylendiği için sermaye verdiği ancak işlerin tamamlanıp süt verecek keçilerin alındıktan sonra davalının tavrında değişiklik olduğundan ve güven ortadan kalktığından davacının kendi payına düşen bedelin ödenmesini istediği, davalının bunun üzerine davacı alacağının 166,000 TL olduğuna dair taahhütname düzenlediğini, davacının gerçekte alması gereken bedelin daha fazla olması gerektiğini öğrenmesi üzerine çektiği ihtarname ile ödemenin derhal yapılmasını istediğini, davalının ödeme yapmaması üzerine aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2011/289 esas sayılı dosyası ile söz konusu bedelin tahsili için giriştiği icra takibinin davalının haksız şekilde borca itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali, takibin devamı ile %40 oranında icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı cevabında ortaklığı doğrulamış ancak taahhütnameyi gördüğü baskı üzerine imzalamak durumunda bırakıldığını, borcun kaynağı konusunda yazılı bir belge bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tarafların aralarında çiftlik kurmak üzere adi ortaklık oluşturdukları, alınan bir taşınmazın davacının bilgisi dışında üçüncü kişiye satılması üzerine ortaklığın feshedildiği ve davalının da kabulünde olduğu üzere davalı tarafından davacıya 166,000 TL ortaklıktan ayrılma bedelinin taksitler halinde ödenmesi hususunda 7.2.2011 tarihli taahhütname düzenlenerek gönderildiği davalının ödeme yapması üzerine davacının icra takibine giriştiği söz konusu taahhütnamenin imzası inkar edilmemiş olduğundan davalıyı bağladığı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında çiftlik kurmak üzerinde adi ortaklık kurulduğu ve her türlü alım işlemi tamamlandıktan sonra davacının katılım ve kar payını kapsayan alacak istemi üzerine davalının 7.2.2011 tarihli “taahhütnamedir” başlıklı toplam 166,000 TL‘nin 1.6.2011 ve 1.9.2012 tarihleri arasındaki dört taksit halinde ödeneceğine dair belgeyi davacıya gönderdiği davacının da bunun üzerine 11.2.2011 tarihli İzmir 3.noterliği aracılığıyla davalıya ihtarname göndererek “ödeme planınız iyi niyetli olmadığınızı ortaya koyduğundan kabul edilmemiştir... keşidecinin size yaptığı ödemelerin tamamını öncelikle kabul ettiğiniz meblağı faiziyle birlikte derhal ödemenizi ihtar ederiz" şeklinde cevap verdiği ve bu ihtarname üzerine davalı tarafından ödeme yapılmayınca 16.2.2011 gününde söz konusu taahhütnamedeki ödemeler için belirtilen vade tarihleri gelmeden davalı aleyhine 166,000 TL alacağın tahsili için Kemalpaşa İzmir 3.İcra Müdürlüğünün 2011/289 esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiği ve davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu sabittir. Her ne kadar davalı tarafından davacıya gönderilen belge ile 166,000 TL’nin taksitler halinde ödenmesi taahhüt edilmiş ise de davacı tarafından belirtilen ödeme planı cevaben gönderilen ihtarname ile kabul edilmemiştir. Şu haliyle taraflar arasında adi ortaklığın tasfiyesi konusunda anlaşmaya varıldığından söz edilmeyecektir. Davacının talebi de adi ortaklıktan kaynaklanan sermaye katılım payı ile kar payı istemlerine ilişkin olup fesih ve tasfiyeyi de kapsar davanın bu şekilde hukuki nitelendirilmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilip itirazın iptali isteminin de anılan yönde çözümlenmesi gerekir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği Borçlar Kanununda düzenlenmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık 818 Sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise dosya temyiz aşamasında iken 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nun yürürlüğüne dair kanunun 1. maddesi son cümlesi uyarınca “...sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 Sayılı TBK hükümlerinin uygulanması gerekecektir. Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir. Şu durumda, mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir. Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yukarıda belirtildiği üzere yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanmalı ve her birinin ortaklıktan olan alacağı düşüldükten sonra geriye birşey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir. Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ayrıca %40 inkar tazminatın hangi miktar üzerinden hükmedildiğinin de hükümde açıkça gösterilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 18.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.