1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/3434 E., 2012/8120 K.

Yargıtay 20.11.2012 Sayı: 2012/3434 E. - 2012/8120 K. 7. Hukuk Dairesi

7. Hukuk Dairesi 2012/3434 E. , 2012/8120 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.

İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu; 2.maddesinin 3.bendinde, elektrik dağıtımlarının mal teslimi olduğu; 10/g maddesinde ise, elektrik enerjisi dağıtım veya kullanımlarında, bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesinin vergiyi doğuran olay olduğu açıklanmıştır.

Toplanan delillerden, davalının abone olmaksızın kaçak elektrik kullandığının davacı idare görevlilerince tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda, icra takibine konu olan 2006/07 dönemi taksitlendirilmiş tahakkuk bedeli, 2007/11 dönemi kaçak tahakkuk bedeli ve 2007/11 dönemi ek tahakkuk bedelinden sadece 2007/11 dönemi kaçak tahakkuk bedeline ilişkin hesaplama yapılmış, diğer iki döneme ilişkin bir değerlendirme yapılmamış, öte yandan kaçak elektrik bedeli KDV ilave edilmeden hesaplanmıştır. Mahkemece alınan bu rapor benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Her bir talep için ayrı ayrı hesaplama yapılmadan düzenlenen rapor benimsenerek karar verilemez. Davalı tarafın abone olmaksızın davacı idare tarafından sunulan elektrik enerjisinden yararlandığı gözetildiğinde, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre KDV matrahına dahil olan enerji dağıtım hizmet bedelinin KDV’sinden sorumlu olacağı kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan olgular gözetilerek, dosyanın yeniden bilirkişiye verilmesi, talep edilen 2006/07 dönemi taksitlendirilmiş tahakkuk ve 2007/11 dönemi ek tahakkuka ilişkin hesaplama yapılması için ek rapor alınması, elektrik bedeline KDV’nin dâhil edileceğinin bilirkişiye hatırlatılması, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

3-Haksız fiilden kaynaklanan alacaklarda, talep halinde haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.

Somut olaya gelince: davacı, icra takibinde asıl alacak, gecikme zammı ve KDV olmak üzere toplam alacağın tahsilini talep etmiştir. Davaya konu alacağın abone sözleşmesinden değil, kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı gözetildiğinde gecikme zammı isteme ... bulunmayan davacının kaçak elektrik bedelini zamanında ödenmemesi nedeniyle dava dilekçesinde gecikme zammı olarak davalıdan istediği bedelin Borçlar Kanununun 101. maddesi hükmünde belirtilen gecikme (temerrüt) faizi olduğu kabul edilerek gecikme nedeniyle istenebilecek bedelin buna göre belirlenmesi gerekir.

Mahkemece bilgisine başvurulan ve hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda, sadece asıl alacak hesabı yapılmış, işlemiş faiz ise hesaplanmamış, mahkemece verilen bu rapor doğrultusunda asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece icra takibine konu edilmesine rağmen işlemiş faize hükmedilmemiştir.

O halde, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, dosya yeniden bilirkişiye verilerek davacının takip tarihi itibariyle tahsilini istemekte haklı olduğu işlemiş faiz miktarının hesaplatılması için ek rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek asıl alacak ve işlemiş faiz toplam miktarı üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına imkân verecek şekilde hüküm oluşturulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı