7. Hukuk Dairesi 2011/5022 E. , 2012/3550 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1) Dava, kaçak su kullanım bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı taraflar temyiz etmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı takip talebinde kaçak su kullanım bedeli, gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'sinden oluşan alacağının tahsilini istemiştir. Mahkemece daha önce verilen kararın davalı yararına " gecikme zammı, gecikme zammı KDV'si ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı" şeklinde bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyulmuş, ancak gecikme zammı ve icra inkar tazminatı yönünden yapılan bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Mahkemece bozma öncesi verdiği 04.06.2009 günlü kararındaki gecikme zammı miktarına bozma sonraki verdiği kararda aynen hükmetmiştir. Bozmada gecikme zammının işlemiş temerrüt faizi olarak nitelendirilmesi gerektiği belirtildiği halde işlemiş faiz konusunda herhangi bir hesaplama yapılmamış, sadece gecikme zammının KDV'si, miktarı konusundaki bilirkişi ek raporu esas alınarak gecikme zammına hükmedilmiştir.
Taraflar arasında abone sözleşmesinin bulunmadığı gözetildiğinde gecikme zammı konusundaki talebin işlemiş temerrüt faizi olarak nitelendirilip bilirkişiden işlemiş faiz konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.
3) Mahkemece bozmaya uyulduğu halde yeniden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İcra İflas Kanununun 67.maddesine göre; itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklı tarafın haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp, alacağın da likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarında hükmedilecek miktarın belirlenmesi BK.'nun 42.maddesine göre hakimin takdirinde olduğundan öğreti ve uygulamada bu tür alacakların likit ve muayyen olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle icra inkar tazminatına ilişkin istemin reddine karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.