7. Hukuk Dairesi 2011/2864 E. , 2011/5359 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Derneği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, kararda gösterilen gerekçelere, Dairemizin bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, HUMK'nun 17.maddesindeki davanın Tüzel Kişiliğinin yerleşim yerinde açılması gerektiğine ilişkin kesin yetki kuralının ancak tüzel kişinin üyesi aleyhine ya da üyesi tarafından tüzel kişi aleyhine ve tüzel kişinin kendi işlerine ilişkin olarak açılacak davalarda uygulanacak bir hüküm olmasına, somut olayda davanın kaymakamlık tarafından açılması nedeniyle kesin yetki kuralının uygulanma imkanı bulunmamasına göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... Derneğinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile daire bozma kararı gereğine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 22.09.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, kaymakamlık tarafından açılmış, dernek şubesinin ilk genel kurul toplantısını süresinde yapmadığı iddiasına dayalı dağıldığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, Dairemiz sayın çoğunluğu kararın onanması yönünde görüş ve gerekçe bildirmişlerdir.
HUMK'nun görev, kesin yetki, husumet ve hak düşürücü sürelere ilişkin düzenlemesi dava şartlarındandır ve bu şartlardan herhangi birinin bulunmaması halinde mahkemece işin esasına girilmesi mümkün değildir. Dava şartlarının varlığının yargılamanın her aşamasında gerek yerel mahkeme ve gerekse Yargıtayca resen gözetilmesi gerekmektedir.
Eldeki davada Kızılay Derneği Hisarönü Şubesi'nin ilk genel kurul toplantısını Yasa'da öngörülen sürede yapmadığı iddia edilerek şubenin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istenmektedir. Dairemizin önceki bozma kararında belirtildiği üzere şubenin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Zaten bu nedenle doğrudan şubeye karşı açılan davada husumetin dernek genel merkezine yöneltilmesine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
HUMK'nun 17.maddesinin 1.cümlesinde şube işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın şubenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği belirtilmiştir.
Davalı dernek tüzüğünün 35.maddesinin 19. bendinde sayılan görev, yetki ve sorumluluklar şube işlemlerine ilişkin olup, bu işlemlerden 3.kişilerin zarar görmesi durumunda 3.kişi tarafından şube aleyhine açılacak davalar HUMK'nun 17.maddesinin 1. cümlesi kapsamında şubenin bulunduğu yerde açılmalıdır. Şubenin 3.kişilerle işlemleri sözleşme, haksız eylem ve nedensiz zenginleşmeye dayalı işlemlerdir. Bu işlemlerin dışında kalan, şubenin ilk genel kurul toplantısını yapmaması ve organlarını oluşturamamasına ilişkin olumsuz işleminden 3.kişilerin zarar görmesi söz konusu olmayacağından TMK'nun 87.maddesine dayanılarak açılan dava derneğin iç işleyişine yönelik bir davadır. O halde HUMK'nun 17/2 maddesindeki kesin yetki kuralına göre davanın T.Kızılay Derneği Genel Merkezi'nin bulunduğu yerde açılması gerekmektedir.
Sayın çoğunluğun dava şartı olan bu hususu bozma nedeni yapmayarak işin esasına ilişkin mahkeme kararının onanması yönündeki görüşlerine katılmıyoruz.