7. Hukuk Dairesi 2010/1201 E. , 2010/2712 K.
\n\"İçtihat Metni\"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı tarafın hükmedilen tazminat miktarına ve kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm davanın niteliğine, yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa göre haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarına işletilecek faiz anılan verginin matrahına dahil olmadığından, haksız fiilden ve kaçak elektrik kullanmadan kaynaklanan alacakların geç ödenmesi nedeniyle işlemiş hesaplanırken faize KDV eklenerek alacak hesabı yapılamaz.
Somut olaya gelince, davacı taraf davalının abone olmaksızın kaçak elektrik kullandığını öne sürmüştür. Mahkemece zarar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davalı tarafın kullandığı kaçak elektrik bedeli işlemiş faize KDV eklenmeksizin hesaplanmış, mahkemece rapora aykırı biçimde, işlemiş faize KDV eklenerek hesaplama yapılarak belirlenen bedele hükmedilmiştir. İşlemiş gecikme faizine KDV eklenmeksizin davacının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarına hükmedilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Yasal düzenlemelere aykırı hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan olgular gözetilerek, bilirkişi raporunda belirlenen bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 223,50 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.